



<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Riskanaliz.net &#187; Risk analizi</title>
	<atom:link href="http://www.riskanaliz.net/category/risk-analizi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.riskanaliz.net</link>
	<description>Karşılaştığımız önemli sorunlar, onları yaratan düşünce biçimimizle çözümlenemez (A. Einstein)</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Oct 2010 16:48:27 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İş Hijyeni ve Disiplinlerarası Çalışmanın Önemi</title>
		<link>http://www.riskanaliz.net/is-hijyeni-ve-disiplinlerarasi-calismanin-onemi/</link>
		<comments>http://www.riskanaliz.net/is-hijyeni-ve-disiplinlerarasi-calismanin-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2010 16:48:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Risk analizi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hijyeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.riskanaliz.net/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[İş Hijyeni ve Disiplinler Arası Çalışmanın Önemi
Doç. Dr Suphi Ural
(Çukurova Üniversitesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Maden Mühendisliği Bölümü)
1. Tanımı ve Kapsamı:
Hijyen sözcüğü genel olarak, “sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü” olarak tanımlanmaktadır. Türk Dil Kurumu (2010) tarafından ise hijyen, “sağlığın hastalanmadan önce korunması ile ilgili bilimsel incelemelerle uğraşan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İş Hijyeni ve Disiplinler Arası Çalışmanın Önemi</strong></p>
<p>Doç. Dr Suphi Ural</p>
<p>(Çukurova Üniversitesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Maden Mühendisliği Bölümü)</p>
<p><strong>1. Tanımı ve Kapsamı:</strong></p>
<p><em>Hijyen</em> sözcüğü genel olarak, “<em>sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü</em>” olarak tanımlanmaktadır. Türk Dil Kurumu (2010) tarafından ise hijyen, “<em>sağlığın hastalanmadan önce korunması ile ilgili bilimsel incelemelerle uğraşan tıp dalı</em>” olarak tanımlanır.</p>
<p><em>İş Hijyeni</em>; <em>işyerinde hastalığa neden olabilecek, sağlık ve iyilik halini bozabilecek, işçiler ve toplumdaki bireyler arasında önemli ölçüde huzursuzluk ve verimsizlik yaratabilecek çevresel tehlikeleri ve stresleri önceden gören, değerlendiren ve kontrol altına alan bir teknik ve sosyal bilim ve sanattır (BOHS, 2010)</em>.</p>
<p>İş hijyeni uygulamaları üç temel adımı kapsar; (i) Mesleksel tehlikelerin belirlenmesi, (ii) Değerlendirilmesi ve (iii) kontrol altına alınmasıdır. Mesleksel tehlikeleri ise şu şekilde sıralayabiliriz:</p>
<ol>
<li>Kimyasal tehlikeler: Çalışma ortamına (havaya, gıdaya, kullanılan araç ve gereçlere veya insan vücudunun dış ortamla temas eden kısımlarına) karışabilen, çevrenin sağlıklı yaşama uygun kimyasal bileşimini az veya çok değiştiren etkenlerdir.</li>
<li>Fiziksel tehlikeler: Çalışma ortamındaki sıcaklık ve basınç, elektromanyetik ve iyonlaştırıcı ışınlar, gürültü, titreşim, sıcaklık, nem vb fiziksek etkenlerdir.</li>
<li>Biyolojik tehlikeler: Böcekler, bakteriler, virüsler, mantarlar</li>
<li>Ergonomik tehlikeler: Doğru tasarlanmamış el aletleri,  ve çalışma alanları, vücut-iş ilişkisi, tekdüzelik, iş baskısı ve yorgunluk, iş güvencesinin olmaması</li>
<li>Sosyal Problemler</li>
</ol>
<p><strong>2. İş Hijyenistinin görevleri:</strong></p>
<p>İş hijyeninin uygulayıcısı olan hijyenistler, çevre koşullarını dikkate alarak, işçinin sağlığı ile ilgilenir.</p>
<p>İş hijyenistlerinin görevleri aşağıdaki gibi sıralanabilir (Taşyürek, 2000):</p>
<ul>
<li>İş tanımlarını yapmak, işlemleri, işlemlerde kullanılan maddeleri ve ürünleri tanımak. Bu maddelerden kaynaklanabilecek olası tehlikeleri ve riskleri saptamak,</li>
<li>Tehlike ve risk analizi yapmak,</li>
<li>Etkili kontrol yöntemlerini saptamak,</li>
<li>Gerekli ölçme işlemlerini yapabilmek için uygun yöntemleri ve cihazları seçmek,</li>
<li>Gerekli ölçümleri yapmak veya yaptırtmak,</li>
<li>İş çevresinin sağlık koşullarını olumsuz etkileyebilecek nedenlerini saptamak,</li>
<li>Korunma önlemleri gerekiyorsa kural, standart ve prosedürleri hazırlamak,</li>
<li>İşçiler, işveren temsilcileri, işverenler ve halk için eğitim programları hazırlamak,</li>
<li>Meslek hastalıklarının varlığı ve olasılığını ortaya çıkarabilmek için epidemiyolojik çalışmaları yönetmek,</li>
<li>Maruziyet sınır değerler ve standartları uygulamak ve geliştirmek.</li>
</ul>
<p>İş hijyeni disiplini aşağıdaki bilim alanlarında eğitim almayı gerektirmektedir:</p>
<ul>
<li>Temel Bilimler (biyoloji, kimya, matematik, istatistik, fizik)</li>
<li>Biyoistatistik, epidemiyoloji, toksikoloji,</li>
<li>Biyolojik, kimyasal ve fiziksel tehlikeler, ergonomi</li>
<li>Çalışma ortamları (madencilik, taşıma ve depolama, endüstri, hizmet sektörü),</li>
<li>Yöneylem araştırma teknikleri (Profesyonel ve iş etiği, kaza araştırma yöntemleri, mesleki maruziyet sınır değerleri, tehlike tanımlama, risk değerlendirme ve yönetimi, veri madenciliği)</li>
<li>Örnekleme, ölçme ve değerlendirme,</li>
<li>Tehlike kontrolü,</li>
<li>Çevre (hava kirliliği, tehlikeli atıklar)</li>
</ul>
<p><strong>3. Disiplinler Arası Çalışmanın Önemi:</strong></p>
<p>İş Hijyeni Uzmanlığı olabildiğince geniş bir bilgi birikimi ve deneyim gerektirmektedir. Belli konularda sınırlı deneyime sahip olan “uzmanlar” bilerek ya da bilmeyerek birçok problemle karşı karşıya kalacaklardır. İş hijyeni hizmetleri tek bir kişinin hatta bazen tek bir ekibin yapabileceği bir iş değildir. Çeşitli mesleklerden uzmanların birlikte çalışarak yürütebilecekleri bir hizmettir.</p>
<p>Konuyu, acılarını halen yaşamakta olduğumuz ve şu anda bir çok maden işletmemizde var olan bir tehlike kaynağı üzerinden tartışmak istiyorum.</p>
<p>Ülkemiz madencilik sektöründe yaşanan kazalarda Avrupa’da birinci dünyada ise üçüncü sıradadır. Sadece bu verilere dayanarak bile, ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuz söylenebilir. Madenler doğal oluşumlar olduğu için, her maden işletmesinin kendine özgü jeolojik, tektonik, coğrafik özellikleri ve çevresel koşulları olabilmektedir. Bir rafineride veya demir-çelik fabrikasında söz konusu olan standart süreçler maden işletmelerinde geçerli olmayabilir. Bu nedenle maden işletmelerinin planlanması ve işletilmesi sırasında disiplinler arası bir çalışma yapılması gerekmektedir. Madenlerde iş hijyeni, işçi sağlığı ve iş güvenliği söz konusu olduğunda, süreçler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uygun olmayan bir işletmenin ekonomik ve verimli olması mümkün değildir. Diğer taraftan madencilik prensiplerine uygun bir çalışma yapmadan da işçi sağlığını ve güvenliğini sağlamak mümkün değildir. Özet olarak madencilik sektöründeki iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi için maden işletmesinin çok iyi planlanması, planlamaya esas tasarım parametrelerinin çalışma sırasında elde edilecek yeni verilerle güncellenmesi gerekmektedir.</p>
<p>Ne yazık ki ülkemizde, çoğunlukla gerçek anlamda bir planlama çalışması yapılmadan üretime geçilmektedir. Böylece iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi sılıntılar yaşanmakta ve iş kazaları ve meslek hastalıkları sıralamasındaki Avrupa ve Dünya şampiyonluklarımız kaçınılmaz olmaktadır.</p>
<p>Ülkemizde son yıllarda yoğun olarak yaşadığımız grizu facialarını bu açıdan incelediğimizde sonucun hiç de sürpriz olmadığı ortaya çıkar. Grizu facialarını önlemek için ocak havasındaki metan oranının tehlike sınırına gelmesini engellemek gerekir. Ancak kömür içerisindeki metan içeriği fazla olduğu durumlarda, havalandırma işlemleri nizami yapılsa dahi, grizu patlamasını önlemek son derece zordur. Bu durumda grizu riskinin kesin olarak ortadan kaldırılabilmesi için madende kazı işlemlerine başlanılmadan önce kömür içerisinde bulunan metan gazının boşaltılması (drenajı) gerekmektedir (Ünver, 2010). Dünyada kömür metan içeriğinin 10 m<sup>3</sup>/ton’dan fazla olduğu yataklarda, üretim öncesi metan drenajı yapılması uygulaması son derece yaygındır ve bu kömür havzalarında geçmişte yaşanılan grizu faciaları kesin olarak önlenmiştir. Yeraltı maden işletmelerinde grizu riskini ortadan kaldırabilmek için planlama aşamasından itibaren iş sağlığı ve güvenliği kaygıları öncelikle değerlendirilmeli ve maden mühendisleri ile diğer disiplinlerden mühendisler birlikte çalışarak metan drenajı işlemlerini yapmalıdır. Maden işletmesinde kazı ve üretim çalışmalarına başlandığında iş hijyenistleri tarafından maden havasındaki metan gazı ve kömür tozu konsantrasyonu düzenli olarak kontrol edilmelidir. Ayrıca, ölçüm sonuçlarından İş Güvenliği Mühendisi’ni de bilgilendirerek, ocak havasındaki metan gazı konsantrasyonunun tehlike sınırına yaklaşması önlenmelidir.</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<p><em>British Occupational Hygiene Society, 2010, <a href="http://www.bosh.org/">www.bosh.org</a></em></p>
<p><em>Türk Dil Kurumu, 2010, <span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.tdk.org.tr/">www.tdk.org.tr</a></span></em></p>
<p><em>Taşyürek, M., 2000, İş Hijyeni, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası, Bursa Şubesi, Nisan Matbaacılık, Bursa</em></p>
<p><em>Ünver, B., 2010, Ülkemizde maden kazalarının, özellikle grizu facialarının önlenmesi üzerine görüşler, Madencilik Bülteni, Maden Mühendisleri Odası, 70-73</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.riskanaliz.net/is-hijyeni-ve-disiplinlerarasi-calismanin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TTK ÜZÜLMEZ MÜESSESESİ AYAK İŞYERLERİNDE SOLUNABİLİR TOZ YOĞUNLUKLARININ VE KUVARS İÇERİKLERİNİN ARAŞTIRILMASI</title>
		<link>http://www.riskanaliz.net/ttk-uzulmez-muessesesi-ayak-isyerlerinde-solunabilir-toz-yogunluklarinin-ve-kuvars-iceriklerinin-arastirilmasi/</link>
		<comments>http://www.riskanaliz.net/ttk-uzulmez-muessesesi-ayak-isyerlerinde-solunabilir-toz-yogunluklarinin-ve-kuvars-iceriklerinin-arastirilmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 16:29:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Maden]]></category>
		<category><![CDATA[Risk analizi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hijyeni]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.riskanaliz.net/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[Study of the Respirable Dust Concentration in the   Coal Faces of Üzülmez Colliery, TTK
Ertunç Çevikler
TTK Üzülmez Müessesesi, Zonguldak
İlknur Erol
ZKÜ Mühendislik Fakültesi,   Zonguldak 
Suphi Ural
ÇÜ Mühendislik ve Mimarlık   Fakültesi, Adana
ÖZET: Bu çalışmada; TTK Üzülmez Müessesesi Kurul, Acun, Piriç ve Taban Acılık damarlarındaki ayak işyerlerinde solunabilir toz yoğunlukları ve kuvars içerikleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Study of the Respirable Dust Concentration in the   Coal Faces of Üzülmez Colliery, TTK</p>
<p>Ertunç Çevikler</p>
<p>TTK Üzülmez Müessesesi, Zonguldak</p>
<p>İlknur Erol</p>
<p><em>ZKÜ Mühendislik Fakültesi,   Zonguldak</em><em> </em></p>
<p>Suphi Ural</p>
<p>ÇÜ Mühendislik ve Mimarlık   Fakültesi, Adana</p>
<p>ÖZET: Bu çalışmada; TTK Üzülmez Müessesesi Kurul, Acun, Piriç ve Taban Acılık damarlarındaki ayak işyerlerinde solunabilir toz yoğunlukları ve kuvars içerikleri ölçülerek risk dereceleri belirlenmiştir. Toz örnekleme çalışmalarında MRE 113A gravimetrik toz ölçer kullanılmıştır<strong>.</strong> Zonguldak Karaelmas Üniversitesi ve TTK İş Güvenliği Eğitim Daire Başkanlığı’ndaki Ar-Ge Laboratuar’ında toz yoğunluğu ve kuvars analizleri Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopi Yöntemi (FTIR) ile gerçekleştirilmiştir.</p>
<p>Kurul ve Acun damarlarındaki ayak işyerlerinde saptanmış olan toz yoğunlukları ve kuvars içerikleri Eşik Sınır Değerlerinin üstünde ve Toz yönetmeliğinde yer alan III. risk seviyesindedir.</p>
<p><strong>ABSTRACT:</strong> In this study, respirable dust concentration and quartz contents in the Acun, Kurul, Piriç and Taban Acılık coal faces of TTK Üzülmez Colliery were measured. Risk levels of these coal faces were also determined. MRE 113A gravimetric dust sampler has been used for dust measurements and ash and quartz contents of the samples have been analysed in ZKÜ and R&amp;D laboratories of the Head of Occupational Safety &amp;Training in TTK using Fourier Transform Infrared Spectroscopy (FTIR) technique.</p>
<p>Dust concentrations and quartz contents of the samples obtained from Kurul and Acun coal faces are over the TWA and at the III. risk level according to the Turkish regulations.</p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>1      GİRİŞ</p>
<p>Madencilikte hazırlık, üretim, doldurma, boşaltma, kırma, eleme ve nakliye işlemleri sırasında arazi yapısına ve uygulanan üretim tekniğine bağlı olarak tozlar oluşmaktadır. Cisimlerin parçalanmaları, kırılmaları ve ezilmeleri sırasında o cismin özelliklerini taşıyan küçük parçacıklar oluşur. Bu parçacıklar toz diye adlandırılır (Karaçelebi, 1980).</p>
<p>Kömür ocaklarında çeşitli tozlar oluşmaktadır. Bu tozları uzun süre soluyan kişilerde çeşitli akciğer hastalıkları görülmektedir. Tozların neden olduğu meslek hastalıklarına “pnömokonyoz” denir. Pnömokonyoza neden olan tozlar “inorganik” (demir tozu, silistozu, kömür tozu, vb.) ve “organik” (pamuk tozu, şeker kamışı tozu, kümes hayvanlarının tüyleri, bazı mikroorganizmalar vs.) olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır (Bilir ve Yıldız, 2004).</p>
<p>Pnömokonyoz hastalığı, tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de en önemli meslek hastalıklarının başında gelmektedir. Pnömokonyoz akciğerlerde görülen lekelere göre sınıflandırılmaktadır ve hastalığı tedavi edecek bir yöntem yoktur. Hastalığın ilk devrelerinde 2 mm’den küçük olan lekeler, önlem alınmadığında büyümekte ve sonuçta akciğerin büyük bir bölümünü kaplayarak son derecede ciddi sağlık problemleri yaratmaktadır. Tozların büyüklüğü, akciğer alveollerine kadar ulaşması açısından önem taşımaktadır. Çapı 0,5 μ’dan daha küçük tozlar alveol içinde havada asılı olarak kalırlar ve solunumla geri atılırlar. Genellikle çapı 5–10 μ olan tozlar solunum yollarına girdikleri halde alveollere kadar ulaşamazlar, üst solunum sistemi tarafından tutulur ve geri atılırlar. Çapı 0,5–5 μ arasındaki solunabilir tozlar alveollere kadar ulaşabilir (Vidinli, 2006).</p>
<p>Üretim esnasında işyeri havasına karışan tozlar işçiler tarafından solunmaktadır. Serbest silis mineralleri ile silikatlar ciddi pnömokonyoz hastalıklarının başlıca etkenidir. Kural olarak toz tanecikleri serbest silis bakımından ne kadar zengin ise hastalık yaratma tehlikesi o denli fazla olarak kabul edilir (Saltoğlu,1975).</p>
<p>Maden ve Taşocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Tozla Mücadeleyle ilgili yönetmeliğe göre; işletmelerdeki toz sınır değeri “Eşik Sınır Değer (ESD)” terimi ile tanımlanmaktadır.</p>
<p>Yönetmelik kapsamına giren tüm işyerlerinde ipliksi toz dışında ortam havasında kristal yapıda SiO<sub>2</sub> içeriği %5’den fazla olan solunabilir tozların Eşik Sınır Değerleri (ESD) (1) numaralı eşitlik yardımıyla bulunur:</p>
<p>(mg/m<sup>3</sup>)                                                                                     (1)</p>
<p>Kristal yapıda SiO<sub>2</sub> içeriği %5’ten az olduğu takdirde ESD 5 mg/m<sup>3</sup> olarak kabul edilir. Solunabilir toz içinde kristal yapıda SiO<sub>2</sub> oranı %5’ten az olan yerlerde birinci ölçmeyi takip eden toz ölçmelerinde kristal yapıda SiO<sub>2</sub> yoğunluğu tespiti zorunlu değildir.</p>
<p>14.09.1990 tarih ve 20635 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Maden ve Taşocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Tozla Mücadeleyle İlgili Yönetmelik”in<br />
16. Maddesi’ne göre:</p>
<p>Sağlığa zararlı (ipliksi toz dışında) toz bulunan yeraltı işlemeleri ortam havasındaki toz, miktar ve toz niteliklerine göre, I, II, III, IV olarak belirlenen toz risk dereceleriyle sınıflandırılır. Toz risk derecesi, kuvars içeren solunabilir toz ve solunabilir kuvars tozu içeriğine göre Çizelge 1’deki gibi tespit edilmektedir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="605">
<tbody>
<tr>
<td width="113" valign="top">Çizelge 1.</td>
<td width="491" valign="top">İş yerlerinin toz risk derecelerine göre sınıflandırılması (Maden ve   Taşocakları İşletmelerinde Tozla Mücadeleyle ilgili Yönetmelik, 1990).</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="191">Toz Riski Derecesi</td>
<td width="198">ESD</p>
<p>Kuvars İçeren</p>
<p>Solunabilir Toz (mg/m<sup>3</sup>)</td>
<td width="215">ESD</p>
<p>Solunabilir</p>
<p>Kuvars Tozu ( mg/m<sup>3</sup>)</td>
</tr>
<tr>
<td width="191">I</td>
<td width="198">0-2.5</td>
<td width="215">0-0.125</td>
</tr>
<tr>
<td width="191">II</td>
<td width="198">2.6-5</td>
<td width="215">0.130-0.25</td>
</tr>
<tr>
<td width="191">III</td>
<td width="198">5.1-10</td>
<td width="215">0.27-0.50</td>
</tr>
<tr>
<td width="191">IV</td>
<td width="198">&gt;10</td>
<td width="215">0.5</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu çalışmanın amacı, TTK Üzülmez Müessesesi’ne bağlı Asma – Dilaver İşletmesindeki Kurul (Milopero), Acun (Neomi), Piriç ve Taban Acılık ayaklardaki solunabilir toz miktarlarının, yoğunluklarının, kül ve kuvars içeriklerinin belirlenmesi ve mevzuattaki değerlere göre yorumlanmasıdır.</p>
<p>2 Materyal ve Metot</p>
<p>TTK Üzülmez Müessesesi ayak işyerlerinden solunabilir toz örnekleri MRE 113 A Casella toz ölçer cihazı ile toplanmış, numunelerin toz yoğunluğu, kül miktarı ve kuvars içeriklerine yönelik çalışmalar TTK İş Güvenliği Eğitim Daire Başkanlığı’ndaki Ar-Ge laboratuarında ve ZKÜ Maden Mühendisliği Bölümü laboratuarlarında yapılmıştır.</p>
<h2><strong>2.1 Örnek Alımı İşlemleri</strong></h2>
<p>Toz örnekleme işlemine başlamadan önce toz ölçer cihazlar TTK İş Güvenliği Toz Laboratuarı’nda kalibre edilmiştir. Solunabilir toz örnekleri Üzülmez Müessesesi Kurul, Piriç, Acun ve Taban Acılık panolarından alınmıştır. Toz ölçer cihaz, ayakta son çalışan sarmanın 10 metre ötesine, işçilerin nefes alma hizasında asılarak sabitlenmiştir Çizelge 2’de ayrıntıları verilen her ölçüm istasyonda 2 adet MRE 113A Casella cihazı 2 gün üst üste 16.00-24.00 vardiyalarında 4’er saat birlikte çalıştırılmıştır. Her panonun 3 ayrı noktasından toplam 6 adet solunabilir toz örneklemesi yapılmıştır.</p>
<p>Çizelge 2. Kurul, Piriç, Acun ve Taban Acılık panolarında kurulan toz ölçüm istasyonlarına ait bilgiler.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="633">
<tbody>
<tr>
<td width="270" valign="top"></td>
<td width="86" valign="top"><strong>Kurul</strong></td>
<td width="76" valign="top"><strong>Piriç</strong></td>
<td width="85" valign="top"><strong>Acun</strong></td>
<td width="116" valign="top"><strong>Taban Acılık</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="270" valign="top">Örnekleme   Noktasının Kesiti (m²)</td>
<td width="86" valign="top">10,8</td>
<td width="76" valign="top">7,2</td>
<td width="85" valign="top">10,8</td>
<td width="116" valign="top">12,6</td>
</tr>
<tr>
<td width="270" valign="top">Hava Hızı (m/dk)</td>
<td width="86" valign="top">11</td>
<td width="76" valign="top">14</td>
<td width="85" valign="top">14</td>
<td width="116" valign="top">18,2</td>
</tr>
<tr>
<td width="270" valign="top">Hava Miktarı (m<sup>3</sup>/dk)</td>
<td width="86" valign="top">119</td>
<td width="76" valign="top">101</td>
<td width="85" valign="top">151</td>
<td width="116" valign="top">230</td>
</tr>
<tr>
<td width="270" valign="top">Çalışan Sayısı   (kişi)</td>
<td width="86" valign="top">12</td>
<td width="76" valign="top">14</td>
<td width="85" valign="top">10</td>
<td width="116" valign="top">16</td>
</tr>
<tr>
<td width="270" valign="top">Ayak Boyu (m)</td>
<td width="86" valign="top">140</td>
<td width="76" valign="top">56</td>
<td width="85" valign="top">140</td>
<td width="116" valign="top">320</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2><strong>2.2 </strong><strong> Toz Örneklerinin FTIR Spektroskopi Yöntemi ile Mineralojik Analizi</strong></h2>
<p>Toz miktarı ve toz yoğunluğu tespitinden sonra örneklerdeki kuvars içeriklerinin belirlenmesinde Perkin Elmer Spectrum BX marka FTIR spektrofotometrik cihazı kullanılmıştır. Cihazın teknik özellikleri Çizelge 3’de verilmektedir.</p>
<p>Çizelge 3. FTIR Spektroskopi cihazının teknik özellikleri.</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="319" valign="top">Çalışılan Dalga Sayısı   Aralığı</td>
<td width="210" valign="top">600 cm<sup>-1 </sup> &#8211; 900 cm<sup>-1</sup></td>
</tr>
<tr>
<td width="319" valign="top">Çözünürlük</td>
<td width="210" valign="top">4,0 cm<sup>-1</sup></td>
</tr>
<tr>
<td width="319" valign="top">Sinyal/Gürültü oranı</td>
<td width="210" valign="top">2000:1</td>
</tr>
<tr>
<td width="319" valign="top">Detektör</td>
<td width="210" valign="top">DTGS</td>
</tr>
<tr>
<td width="319" valign="top">Tarama Sayısı</td>
<td width="210" valign="top">8</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Spektrumlar Perkin Elmer firmasının hazırlamış olduğu yazılım kullanılarak değerlendirilmiştir.</p>
<h2><strong>2.3 Örneklerdeki Toz </strong><strong>Miktarlarının ve Yoğunluklarının Belirlenmesi</strong><strong> </strong></h2>
<p>Toz ölçer cihaz ölçüme gitmeden önce membran filtre Lenton AWF 130/25 markalı fırında 105°C sıcaklıkta 30 dakika kurutulup, 20 dakika da desikatörde bekletildikten sonra şartlanmıştır.</p>
<p>Şartlanmış olan membran filtrenin boş ağırlığı 205 ASCS tipi hassas terazi yardımıyla belirlenmiştir. Örnekleme işleminin ardından tozlu membran filtreler 20 dakika desikatörde bekletildikten sonra tekrar aynı hassas terazide tartılmış ve aradaki fark bulunarak toz miktarları tespit edilmiştir. Üzülmez Müessesesi’nden alınan numunelerin toz yoğunluğu (2) numaralı eşitliğe göre hesaplanmıştır.</p>
<p>Toz Yoğunluğu                                                    (2)</p>
<p>Aşağıda örnek olarak Kurul panosunda 1 No’lu filtre üzerinde toplanan toz yoğunluğunun hesaplanması gösterilmektedir.</p>
<p>Toplanan Toz Miktarı                = 9,00 mg</p>
<p>Örnekleme Süresi                                = 960 dk</p>
<p>Cihazdan Geçen Hava Miktarı  = 2,473 lt/dk x 960 dk = 2374 lt = 2,374 m<sup>3</sup></p>
<p>Toz Yoğunluğu      = 3,79 mg/m<sup>3</sup></p>
<p>2.4 Örneklerdeki Kül Miktarlarının Belirlenmesi</p>
<p>Toz ve yoğunluk miktarlarının tespitinden sonra tozlu filtre iç içe gelecek şekilde ikiye sonra tekrar ikiye katlanarak kapaklı porselen krozelerin içine yerleştirilmiş ve Lenton AWF 130/25 markalı fırına konulmuştur. Yakma işlemi ilk sıcaklık olarak 200 °C’den başlamış, kademeli olarak artışla 550°C’ye kadar ısıtılmış ve 550°C’de 1 saatlik yakma işleminin sonunda numuneler soğumaya bırakılmıştır. Soğuyan numunelerin tartımı yapılmış ve bu tartımdan boş kroze ağırlıkları çıkartılarak kül miktarları elde edilmiştir. Kül yüzdesi (3) numaralı eşitliğe göre hesaplanmıştır.</p>
<p>(3)</p>
<p>Kurul panosunda 1No’lu filtre üzerinde toplanan solunabilir tozun yakılması sonucu 3mg kül elde edilmiş olup, kül yüzdesi aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır.</p>
<p>Kül Miktarı = 3,00 mg</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>2.5            FTIR Spektrofotometre Cihazı Yardımıyla Örneklerin Kuvars İçeriklerinin   Belirlenmesi</p>
<p>Kızılötesi spektroskopi yöntemi ile madde miktarının tayininde çalışılacak dalga sayısı veya sayıları, çeşitli yoğunluklardaki numunelerin IR spektrumları alınarak belirlenmektedir. Dalga sayısının belirlenmesinden sonra yoğunluğu bilinen en az 10 numunenin belirlenen dalga sayısı veya sayılarında spektrumları alınarak soğurma (absorbans) değerleri okunmakta, madde miktarına karşı grafiğe geçirilmekte ve “Kalibrasyon Doğruları” elde edilmektedir (Şekil 1).</p>
<p>Bu çalışmada; kalibrasyon doğru denkleminin çizilmesi için 0,2 mg’dan 2 mg’a kadar, 0,2 mg’lık artışlarla değişen miktarlarda kuvars, 150 mg potasyum bromür (KBr) ile homojen bir şekilde agat havanda karıştırılmış ve presle tablet haline getirilmiştir. FTIR cihazında, etüvde kurumuş olan tabletler cihazın tarama yapılan kısmına yerleştirilmekte ve 600 cm<sup>-1</sup> ve 900 cm<sup>-1</sup> çalışma aralığında taranarak soğurma değerleri okunmaktadır. Kuvars, 779 cm<sup>-1</sup> ve 798 cm<sup>-1</sup> dalga sayılarında pik vermektedir (Çizelge 4).</p>
<p>Spektrofometre cihazından okunan soğurma değerleri denklemleri (4) ve (5) numaralı eşitlikte gösterilmektedir.</p>
<p>779 cm<sup>-1</sup> için                  y= 1,0439x+0,2107               R<sup>2</sup> = 0,9983                                                                                                                                            (4)</p>
<p>798 cm<sup>-1 </sup>için                   y= 1,3339x+0,2567               R<sup>2</sup> = 0,9986                                                                                                                                            (5)</p>
<p>x =  kuvars miktarı                                       y = soğurma değeri</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="113" height="7"></td>
</tr>
<tr>
<td></td>
<td></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>(a)</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>(b)</strong></p>
<p>Şekil 1. (a) 779 cm<sup>-1</sup> dalga sayısına göre, (b) 798 cm<sup>-1</sup> dalga sayısına göre kalibrasyon doğruları ve denklemleri.</p>
<p>Çizelge 4. Saf kuvars içeren tabletlerin FTIR spektrumlarından elde edilen değerler.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="501">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" width="183" valign="top">Kuvars Miktarı</p>
<p>(mg)</td>
<td colspan="2" width="318" valign="top">Soğurma Değerleri</td>
</tr>
<tr>
<td width="159" valign="top">779 cm<sup>-1</sup></td>
<td width="159" valign="top">798 cm<sup>-1</sup></td>
</tr>
<tr>
<td width="183" valign="top">0,2</td>
<td width="159" valign="top">0,44</td>
<td width="159" valign="top">0,53</td>
</tr>
<tr>
<td width="183" valign="top">0,4</td>
<td width="159" valign="top">0,66</td>
<td width="159" valign="top">0,83</td>
</tr>
<tr>
<td width="183" valign="top">0,6</td>
<td width="159" valign="top">0,80</td>
<td width="159" valign="top">1,01</td>
</tr>
<tr>
<td width="183" valign="top">0,8</td>
<td width="159" valign="top">1,06</td>
<td width="159" valign="top">1,34</td>
</tr>
<tr>
<td width="183" valign="top">1,0</td>
<td width="159" valign="top">1,23</td>
<td width="159" valign="top">1,58</td>
</tr>
<tr>
<td width="183" valign="top">1,2</td>
<td width="159" valign="top">1,42</td>
<td width="159" valign="top">1,81</td>
</tr>
<tr>
<td width="183" valign="top">1,4</td>
<td width="159" valign="top">1,67</td>
<td width="159" valign="top">2,13</td>
</tr>
<tr>
<td width="183" valign="top">1,6</td>
<td width="159" valign="top">1,89</td>
<td width="159" valign="top">2,42</td>
</tr>
<tr>
<td width="183" valign="top">1,8</td>
<td width="159" valign="top">2,11</td>
<td width="159" valign="top">2,68</td>
</tr>
<tr>
<td width="183" valign="top">2,0</td>
<td width="159" valign="top">2,31</td>
<td width="159" valign="top">2,91</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Laboratuarda bulunan Perkin Elmer Spectrum BX marka FTIR cihazından her tablet saat yönünde hareket ettirilerek 6 kez çekim yapılmış ve sonunda ortalaması dikkate alınmıştır. Kalibrasyon denklemleri yardımıyla kuvars miktarları tespit edilmiştir. Üzülmez Müessesesi Kurul Panosu’nda 1 No’lu filtreden alınan numuneye ait FTIR spektrumları Şekil 2’de görülmektedir.</p>
<p>TTK İş Güvenliği ve Eğitim Ar-Ge laboratuarında spektrofotometre cihazında yapılan çalışmalarda numune içindeki kuvars miktarı değerleri aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır. FTIR Spektrofotometre cihazından okunan soğurma değerleri 798 cm<sup>-1</sup> için y= 1,43’tür ve 779 cm<sup>-1</sup> için y = 1,31’dir</p>
<p>798 cm<sup>-1</sup> için kuvars miktarı                  y = 1,3339 x + 0,2567 denkleminden</p>
<p>1,43 = 1,3339 x + 0,2567    ve              x =  <strong>0,88 mg</strong> kuvars olarak hesaplanmaktadır.</p>
<p>779 cm<sup>-1</sup> için kuvars miktarı                  y= 1,0439x + 0,2107 denkleminden</p>
<p>1,31= 1,0439x + 0,2107   ve           x= <strong>1,05</strong> <strong>mg</strong> kuvars olarak hesaplanmaktadır.</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="245" height="10"></td>
<td width="40"></td>
<td width="83"></td>
<td width="16"></td>
</tr>
<tr>
<td height="28"></td>
<td colspan="2" align="left" valign="top"></td>
</tr>
<tr>
<td height="11"></td>
</tr>
<tr>
<td height="35"></td>
<td></td>
<td colspan="2" align="left" valign="top"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Şekil 2. Kurul panosundan alınan toz numunesine ilişkin FTIR spektrumu.</p>
<p>1 No’lu örnek için 3 mg olan kül içindeki kuvars değerlerinin ortalaması <strong>0,97 mg</strong>&#8216;dır. Kül içindeki kuvars yüzdesi aşağıdaki gibi hesaplanmaktadır.</p>
<p>(6)</p>
<p>Kurul panosundan alınan 1No’lu örneğin ;</p>
<p>Kül içindeki Kuvars Yüzdesi  =  <strong>% 32,33</strong></p>
<p>Solunabilir Toz içindeki kuvars yoğunluğu ve yüzdesi ise aşağıdaki gibi hesaplanmaktadır.</p>
<p>(7)</p>
<p>Kurul panosundan alınan 1No’lu örneğin ;</p>
<p>Toz İçindeki Kuvars Yoğunluğu =</p>
<p>Toz İçindeki Kuvars Yoğunluğu = <strong>0,41 mg/m<sup>3</sup></strong></p>
<p>(8)</p>
<p>Kurul panosundan alınan 1No’lu örneğin ;</p>
<p>Toz içindeki Kuvars Yüzdesi = <strong>% 10,78</strong></p>
<h2><strong>3 ÖLÇÜM VE HESAPLAMALARIN GENEL DÖKÜMÜ</strong></h2>
<p>Çalışma kapsamındaki 4 panodan alınmış olan 24 örnek ile ilgili ölçüm ve analizlerin sonuçları Çizelge 5’de topluca verilmiştir.</p>
<p>Çizelge 5. TTK Üzülmez Müessesesi’nden alınan solunabilir toz örneklerinin analiz sonucu.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="847">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" width="136"><strong>Numunenin   Alındığı Yer</strong></td>
<td rowspan="2" width="59"><strong>Örnek No.</strong></td>
<td rowspan="2" width="71"><strong>Toz Miktarı   (mg)</strong></td>
<td rowspan="2" width="103"><strong>Toz Yoğunluğu   (mg/m<sup>3</sup>)</strong></td>
<td colspan="2" width="120"><strong>Kül</strong></td>
<td colspan="3" width="192"><strong> Kuvars</strong></td>
<td rowspan="2" width="79"><strong>Toz Riski   Derecesi </strong></p>
<p><strong>*</strong></td>
<td width="88"><strong>ESD    (25/SiO<sub>2</sub>)           **</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="60"><strong>(mg)</strong></td>
<td width="60"><strong>(%)</strong></td>
<td width="62"><strong>(mg)</strong></td>
<td width="73"><strong>(mg/m<sup>3</sup>)</strong></td>
<td width="57"><strong>(%)</strong></td>
<td width="88"><strong>(mg/m<sup>3</sup>)</strong></td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="136">(-114/-138)   Kurul Ayak</td>
<td width="59" valign="bottom">1</td>
<td width="71">9,00</td>
<td width="103">3,79</td>
<td width="60">3,00</td>
<td width="60">33,33</td>
<td width="62">0,97</td>
<td width="73">0,41</td>
<td width="57">10,78</td>
<td width="79">III</td>
<td width="88">2,32</td>
</tr>
<tr>
<td width="59" valign="bottom">2</td>
<td width="71">11,20</td>
<td width="103">4,72</td>
<td width="60">3,00</td>
<td width="60">26,79</td>
<td width="62">0,93</td>
<td width="73">0,39</td>
<td width="57">8,30</td>
<td width="79">III</td>
<td width="88">3,01</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="136">(-114/-138)   Kurul Ayak</td>
<td width="59" valign="bottom">27</td>
<td width="71">6,70</td>
<td width="103">2,82</td>
<td width="60">1,60</td>
<td width="60">23,88</td>
<td width="62">0,47</td>
<td width="73">0,20</td>
<td width="57">7,01</td>
<td width="79">II</td>
<td width="88">3,57</td>
</tr>
<tr>
<td width="59" valign="bottom">28</td>
<td width="71">5,60</td>
<td width="103">2,36</td>
<td width="60">0,60</td>
<td width="60">10,71</td>
<td width="62">0,33</td>
<td width="73">0,14</td>
<td width="57">5,89</td>
<td width="79">II</td>
<td width="88">4,24</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="136">(-114/-138)   Kurul Ayak</td>
<td width="59" valign="bottom">29</td>
<td width="71">5,20</td>
<td width="103">2,19</td>
<td width="60">1,40</td>
<td width="60">26,92</td>
<td width="62">0,34</td>
<td width="73">0,14</td>
<td width="57">6,54</td>
<td width="79">II</td>
<td width="88">3,82</td>
</tr>
<tr>
<td width="59" valign="bottom">30</td>
<td width="71">6,70</td>
<td width="103">2,82</td>
<td width="60">1,10</td>
<td width="60">16,42</td>
<td width="62">0,37</td>
<td width="73">0,16</td>
<td width="57">5,52</td>
<td width="79">II</td>
<td width="88">4,53</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="136">(-215/-231)   Piriç Ayak</td>
<td width="59" valign="bottom">8</td>
<td width="71">8,56</td>
<td width="103">3,61</td>
<td width="60">2,78</td>
<td width="60">32,48</td>
<td width="62">0,37</td>
<td width="73">0,16</td>
<td width="57">4,32</td>
<td width="79">II</td>
<td width="88">5,00</td>
</tr>
<tr>
<td width="59" valign="bottom">11</td>
<td width="71">6,70</td>
<td width="103">2,82</td>
<td width="60">0,70</td>
<td width="60">10,45</td>
<td width="62">0,16</td>
<td width="73">0,07</td>
<td width="57">2,39</td>
<td width="79">I</td>
<td width="88">5,00</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="136">(-215/-231)   Piriç Ayak</td>
<td width="59" valign="bottom">9</td>
<td width="71">6,89</td>
<td width="103">2,90</td>
<td width="60">2,60</td>
<td width="60">37,74</td>
<td width="62">0,32</td>
<td width="73">0,13</td>
<td width="57">4,64</td>
<td width="79">II</td>
<td width="88">5,00</td>
</tr>
<tr>
<td width="59" valign="bottom">7</td>
<td width="71">5,20</td>
<td width="103">2,19</td>
<td width="60">0,50</td>
<td width="60">9,62</td>
<td width="62">0,14</td>
<td width="73">0,06</td>
<td width="57">2,69</td>
<td width="79">I</td>
<td width="88">5,00</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="136">(-215/-231)   Piriç Ayak</td>
<td width="59" valign="bottom">12</td>
<td width="71">6,40</td>
<td width="103">2,70</td>
<td width="60">1,52</td>
<td width="60">23,75</td>
<td width="62">0,15</td>
<td width="73">0,06</td>
<td width="57">2,34</td>
<td width="79">II</td>
<td width="88">5,00</td>
</tr>
<tr>
<td width="59" valign="bottom">10</td>
<td width="71">6,20</td>
<td width="103">2,61</td>
<td width="60">0,70</td>
<td width="60">11,29</td>
<td width="62">0,15</td>
<td width="73">0,06</td>
<td width="57">2,42</td>
<td width="79">II</td>
<td width="88">5,00</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="136">(-155/-168)   Acun Ayak</td>
<td width="59" valign="bottom">14</td>
<td width="71">9,37</td>
<td width="103">3,95</td>
<td width="60">2,26</td>
<td width="60">24,12</td>
<td width="62">0,64</td>
<td width="73">0,27</td>
<td width="57">6,83</td>
<td width="79">III</td>
<td width="88">3,66</td>
</tr>
<tr>
<td width="59" valign="bottom">13</td>
<td width="71">10,40</td>
<td width="103">4,38</td>
<td width="60">2,40</td>
<td width="60">23,08</td>
<td width="62">0,78</td>
<td width="73">0,33</td>
<td width="57">7,50</td>
<td width="79">III</td>
<td width="88">3,33</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="136">(-155/-168)   Acun Ayak</td>
<td width="59" valign="bottom">16</td>
<td width="71">12,50</td>
<td width="103">5,27</td>
<td width="60">3,18</td>
<td width="60">25,44</td>
<td width="62">1,07</td>
<td width="73">0,45</td>
<td width="57">8,56</td>
<td width="79">III</td>
<td width="88">2,92</td>
</tr>
<tr>
<td width="59" valign="bottom">15</td>
<td width="71">8,80</td>
<td width="103">3,71</td>
<td width="60">1,00</td>
<td width="60">11,36</td>
<td width="62">0,56</td>
<td width="73">0,24</td>
<td width="57">6,36</td>
<td width="79">II</td>
<td width="88">3,93</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="136">(-155/-168)   Acun Ayak</td>
<td width="59" valign="bottom">18</td>
<td width="71">10,72</td>
<td width="103">4,52</td>
<td width="60">2,00</td>
<td width="60">18,66</td>
<td width="62">0,71</td>
<td width="73">0,30</td>
<td width="57">6,62</td>
<td width="79">III</td>
<td width="88">3,78</td>
</tr>
<tr>
<td width="59" valign="bottom">17</td>
<td width="71">10,10</td>
<td width="103">4,25</td>
<td width="60">2,00</td>
<td width="60">19,80</td>
<td width="62">0,67</td>
<td width="73">0,28</td>
<td width="57">6,63</td>
<td width="79">III</td>
<td width="88">3,77</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="136">(-90/-155)   Taban Acılık Ayak</td>
<td width="59" valign="bottom">3</td>
<td width="71">3,60</td>
<td width="103">1,52</td>
<td width="60">0,20</td>
<td width="60">5,56</td>
<td width="62">0,02</td>
<td width="73">0,01</td>
<td width="57">0,56</td>
<td width="79">I</td>
<td width="88">5,00</td>
</tr>
<tr>
<td width="59" valign="bottom">4</td>
<td width="71">3,50</td>
<td width="103">1,47</td>
<td width="60">0,20</td>
<td width="60">5,71</td>
<td width="62">0,03</td>
<td width="73">0,01</td>
<td width="57">0,86</td>
<td width="79">I</td>
<td width="88">5,00</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="136">(-90/-155)   Taban Acılık Ayak</td>
<td width="59" valign="bottom">5</td>
<td width="71">3,80</td>
<td width="103">1,60</td>
<td width="60">0,20</td>
<td width="60">5,26</td>
<td width="62">0,008</td>
<td width="73">0,003</td>
<td width="57">0,21</td>
<td width="79">I</td>
<td width="88">5,00</td>
</tr>
<tr>
<td width="59" valign="bottom">6</td>
<td width="71">3,30</td>
<td width="103">1,39</td>
<td width="60">0,20</td>
<td width="60">6,06</td>
<td width="62">0,008</td>
<td width="73">0,003</td>
<td width="57">0,24</td>
<td width="79">I</td>
<td width="88">5,00</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="136">(-90/-155)   Taban Acılık Ayak</td>
<td width="59" valign="bottom">7</td>
<td width="71">4,50</td>
<td width="103">1,90</td>
<td width="60">0,30</td>
<td width="60">6,67</td>
<td width="62">0,05</td>
<td width="73">0,02</td>
<td width="57">1,11</td>
<td width="79">I</td>
<td width="88">5,00</td>
</tr>
<tr>
<td width="59" valign="bottom">8</td>
<td width="71">3,90</td>
<td width="103">1,64</td>
<td width="60">0,30</td>
<td width="60">7,69</td>
<td width="62">0,05</td>
<td width="73">0,02</td>
<td width="57">1,28</td>
<td width="79">I</td>
<td width="88">5,00</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="11" width="847" valign="bottom">* :   Tozla Mücadele Yönetmeliği’nin 16. maddesine   göre toz riski</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="11" width="847" valign="bottom">** :  Tozla Mücadele Yönetmeliği’nin 15.   maddesine göre eşik sınır değer</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>3     SONUÇLAR</p>
<p>TTK Üzülmez Müessesesi ayak işyerlerinden alınan toplam 24 adet toz numunesine ait ortalama toz yoğunlukları ve içerdikleri kuvars miktarlarının belirlenmesi konulu çalışmanın sonuçları aşağıda sıralanmaktadır.</p>
<p>Ölçüm yapılan ayakların ortalama toz yoğunlukları 1,59-4,35 mg/m<sup>3</sup>, solunabilir toz içindeki kuvars miktarları % 0,71-7,34 arasında değişmektedir. Toz yoğunluğu yüksek olan ayaklar -155/-168 Acun (4,35 mg/m<sup>3</sup>), -114/-138 Kurul Ayak (3,12 mg/m<sup>3</sup>)<sup>’</sup>dır. Bu ayakların kuvars miktarları (%7,34-7,08) birbirine yakın ve eşik sınır değerin üstündedir. En düşük kuvars değeri ise -90/-155 Taban Acılık için  % 0,71’dir.</p>
<p>Toz yönetmeliğine göre eşik sınır değerin üstündeki işyerlerinin toz risk dereceleri, Çizelge 1’de belirtilen kuvars içeren solunabilir toz ve solunabilir kuvars tozu içeriğine gore tespit edilmektedir. Buna göre -155/-168 Acun ve -114/-138 Kurul Ayak III. risk seviyesindedir.</p>
<p>Bu ayaklarda toz yoğunlukları ve kuvars miktarlarının eşik sınırın altına düşürülmesi için toz oluşumunu önlemek, tozu kaynağında bastırmak ve uygun havalandırma ile toz yoğunluğunu seyreltmek gerekmektedir.</p>
<p>5 KAYNAKLAR</p>
<p>Bilir, N. Yıldız, A, N. (2004) Ders Notları, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Bölümü, Ankara.</p>
<p>Karaçelebi, S. A. (1980) Toz Raporu, İlkadım Matbaası, Zonguldak, 97s.</p>
<p>Maden ve Taş ocaklarında ve Tünel Yapımında Tozla Mücadele Yönetmeliği, (1990) Maden, Petrol ve Taşocakları Mevzuatı Kitabı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 422 s.</p>
<p>Saltoğlu, S. (1975) Madenlerde Havalandırma ve Emniyet İşleri, İstanbul, Teknik Üniversitesi Matbaası, İstanbul, 316s.</p>
<p>Vidinli, N. (2006) Tozlardan Kaynaklanan Meslek Hastalıkları, İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırması, Ankara, 87s</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.riskanaliz.net/ttk-uzulmez-muessesesi-ayak-isyerlerinde-solunabilir-toz-yogunluklarinin-ve-kuvars-iceriklerinin-arastirilmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maden İşletmelerinin Denetiminde Dikkat Edilecek Hususlar</title>
		<link>http://www.riskanaliz.net/maden-isletmelerinin-denetiminde-dikkat-edilecek-hususlar/</link>
		<comments>http://www.riskanaliz.net/maden-isletmelerinin-denetiminde-dikkat-edilecek-hususlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Nov 2007 11:38:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Maden]]></category>
		<category><![CDATA[Risk analizi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.riskanaliz.net/2007/11/16/maden-isletmelerinin-denetiminde-dikkat-edilecek-hususlar/</guid>
		<description><![CDATA[Maden İşletmelerinin Denetiminde Dikkat Edilecek Hususlar
Harun ATILGAN
Maden Mühendisi-İş Müfettişi-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-
İş Teftiş Adana Grup Başkanlığı
ARANAN ŞARTLAR
İşyerlerinde yapılan kontrollerde genel olarak aşağıdaki hususlar kontrol edilmektedir. Her işletme bu listeyi kendi şartlarına göre düzenleyebilir ve eksik hususları ilave ederek kendine özel bir kontrol listesi oluşturabilir. Bu listenin düzenlenmesinde işletmelerin genel olarak yükümlülüklerinin bir dökümünü yapmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Maden İşletmelerinin Denetiminde Dikkat Edilecek Hususlar</strong></p>
<p>Harun ATILGAN<br />
Maden Mühendisi-İş Müfettişi-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-<br />
İş Teftiş Adana Grup Başkanlığı</p>
<p>ARANAN ŞARTLAR<br />
İşyerlerinde yapılan kontrollerde genel olarak aşağıdaki hususlar kontrol edilmektedir. Her işletme bu listeyi kendi şartlarına göre düzenleyebilir ve eksik hususları ilave ederek kendine özel bir kontrol listesi oluşturabilir. Bu listenin düzenlenmesinde işletmelerin genel olarak yükümlülüklerinin bir dökümünü yapmak ve bu yükümlülükle ilgili mevzuat ve madde numaraları ile yasal dayanakları verilmeye çalışılmıştır.</p>
<p>Sağlık Gözetimi:<br />
1. SAĞLIK RAPORU:<br />
İşçilere işe girişlerinde ağır ve tehlikeli işlerde çalışmasına elverişli olduğunu gösterir sağlık raporları alınmalı, sağlık raporları Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği’ndeki örneğine uygun olmalı ve yılda bir İşçilerin periyodik sağlık kontrolleri yapılmalıdır. (İş Kanunu Madde: 86, Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği Madde: 5, Ek II)<br />
2. TOZLA MÜCADELE BİRİMİ:<br />
300 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde İşverenler işyerlerinde tozla mücadele için çalışmak üzere Tozla Mücadele Birimi kurmakla yükümlüdürler.<br />
(Maden ve Taş Ocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Tozla Mücadeleyle İlgili Yönetmelik-Madde:8)<br />
3. TOZ ÖLÇÜMÜ :<br />
İşyerlerinde toz ölçümü yapılmalı ve ölçüm kayıtları tutulmalıdır. (MTOT-Madde:5; Maden ve Taş Ocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Tozla Mücadeleyle İlgili Yönetmelik-Madde:5)<span id="more-66"></span><br />
4. TOZUN ÖNLENMESİ :<br />
Tozu önlemeye karşı gerekli tedbirler ( Pülverize su ile bastırma vb.) alınmalıdır.<br />
(İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-:EK :1 Madde 2.17, Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde :7.3)<br />
5. GÖĞÜS FİLMLERİ :<br />
Tozlu işlerde çalışan işçilerin iki yılda bir büyük boy akciğer filmleri çektirilmelidir. (Yalt.Yüst. Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Madde: 10; İSİGT-Madde:76/5,6; Maden ve Taş Ocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Tozla Mücadeleyle İlgili Yönetmelik-Madde:27)<br />
6. PORTÖR MUAYENESİ :<br />
Mutfakta çalışan aşçı, bulaşıkçı ve çaycı vs gibi personelinin her üç ayda bir portör (bulaşıcı hastalık) muayeneleri yaptırılmalıdır.<br />
(İSİGT-Madde:57/7)<br />
7. GÜRÜLTÜ ÖLÇÜMÜ :<br />
İşyerinde Gürültü ölçümü yapılmalıdır.<br />
İşyerinde gürültülü seviyesi ölçülerek, 80 desibelin üzerinde olduğu kısımlarda gürültü kaynağının neden olduğu ses ve titreşimler azaltılmaya çalışılmalı veya çalışan işçilere başlık, kulaklık veya kulak tıkaçları gibi uygun koruyucu araç ve gereçler verilmelidir. (İSİGT-Madde : 22; İSİGT-Madde:78,) (Gürültü Yönetmeliği-Madde:6)</p>
<p>8. İŞİTME TESTİ :<br />
Gürültülü işlerde ve gürültünün 85 dB den gazla olduğu işyerlerinde çalışan işçilere işe girişlerinde ve işin devamı süresince hekimin öngöreceği sürelerde periyodik olarak işitme testleri yapılmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Madde: 10; İSİGT-Madde:78, Gürültü Yönetmeliği-Madde:12 )<br />
9. TETANOS AŞISI :<br />
İşçilere tetanos aşısı yaptırılmalıdır. (İSİGT-Madde:86)<br />
10. İŞYERİ HEKİMİ :<br />
50 ve daha fazla işçi çalıştıran işverenler en az bir İşyeri Hekimi çalıştırmak zorundadır.<br />
(İşyeri Sağlık Birimleri ve İşyeri Hekimlerinin Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Madde:5,21,25)<br />
11. SAĞLIK ELEMANI :<br />
50 ve daha fazla işçi çalıştıran işverenler en az bir Sağlık memuru veya hemşire çalıştırmak zorundadır.<br />
( İşyeri Sağlık Birimleri ve İşyeri Hekimlerinin Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Madde: 7, 27)</p>
<p>12. SAĞLIK BİRİMİ :<br />
50 ve daha fazla işçi çalıştıran işverenler İşyeri Sağlık Birimi oluşturmak zorundadırlar.<br />
(4857 Sy.İş Kan.-Madde: : 81, İşyeri Sağlık Birimleri ve İşyeri Hekimlerinin Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Madde: 7,16)<br />
13. YILLIK FAALİYET RAPORU VE YILLIK ÇALIŞMA PLANI :<br />
İşyeri Hekimi bir önceki takvim yılına ait yıllık faaliyet raporu ile sonraki yıl için bir Çalışma Planı hazırlanmalıdır. (4857 Sy.İş Kan.-Madde: : 81, İşyeri Sağlık Birimleri ve İşyeri Hekimlerinin Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Madde : 4)</p>
<p>Kurtarma ve Tahliye:<br />
14. İLK YARDIM EĞİTİMİ :<br />
Üç kişiden az olmamak üzere çalışan işçilerin % 3’ü kadar İlk yardım eğitimi almış eleman bulundurulmalı ve ilk yardım ekibi oluşturulmalıdır.(MTOT-Madde :325 ; Yalt.Yüst. Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde:12.5)<br />
15. KURTARMA TEŞKİLATI :<br />
Yeraltı maden işletmeleri 10 kişiden az olmamak üzere işçi sayısının en az % 3’ü kadar işçiden oluşacak Kurtarma Ekibi oluşturmak ve bir Kurtarma İstasyonu Kurmak ve zorundadır. Bu işçilere periyodik olarak eğitim verilecek ve belirli aralıklarla tatbikat yapacaklardır. (MTOT-Madde:332-333; Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde:15)<br />
16. İLK YARDIM DONANIMI-SEDYE:<br />
İşyerinde çalışan işçi sayısına bağlı olarak belirtilen cins ve miktarda gerekli veya yeterli ilk yardım malzemesi bulundurulmalıdır.(Yalt.Yüst.Mad.İşl. SG Şrt.Yön.-Madde :5, Bölüm A Madde :12)<br />
17. ACİL DURUMLAR İÇİN ARAÇ :<br />
İşyerinde donanımlı ambulans veya acil durumlarda araç bulunmamaktadır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-II. Bölüm Madde:7)<br />
18. İLK YARDIM ODASI :<br />
Ocak içerisinde veya işyerinde ilk yardım odası bulunmalıdır. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde:12.2)<br />
19. KURTARMA ARAÇ VE EKİPMANI :<br />
Kurtarma araç veya ekipmanı bulundurulmalı ve periyodik olarak kontrol edilmelidir.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-II. Bölüm Madde:7)<br />
İş Organizasyonu:<br />
20. EĞİTİM :<br />
İşçilere iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmelidir.<br />
(Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Madde:7)<br />
21. GÖZETİM VE DENETİM :<br />
Yapılan tüm çalışmalarda, işçilerin sağlık ve güvenliğinin korunmasının sağlanması için işveren veya işveren adına hareket eden kişi tarafından atanan, yeterli beceri ve uzmanlığa sahip kişiler tarafından gerekli gözetim yapılmalıdır.<br />
Çalışılan yerler gözetim yapan kişi tarafından her vardiyada en az bir defa kontrol edilecektir.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-EK Bölüm A,1 .3)<br />
22. MALZEME GÜVENLİK FORMLARI :<br />
Kullanılan kimyasalların malzeme güvenlik formları ( MSDS) bulunmalıdır.(4857 Sy.İş Kan.-Madde:: 77, Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik Madde: 6)<br />
23. OPERATÖR EHLİYETİ :<br />
İşyerindeki iş makinalarını kullanan şahıslara “Operatör Belgesi” veya “G” sınıfı sürücü belgesi alınmalıdır. (4857 Sy.İş Kan.-Madde: 81, &#8211; 27 Ekim 1996 tarih 22800 sayılı R.G.Yayım.4199 sayılı Karayolları Trafik Kanununun değişik 42. Maddesi)</p>
<p>24. AÇIK İŞLETME YÖNERGESİ :<br />
Kazıcı ve doldurucu makinelerin çalıştırıldığı veya derin lağım deliklerinin uygulandığı işletmelerde, işveren veya fenni nezaretçi tarafından bir yönerge hazırlanır. (MTOT- Madde:363)<br />
25. TEKNİK NEZARETÇİ:<br />
Ocak için Teknik ( Fenni ) nezaretçi görevlendirilmelidir.<br />
Fenni nezaretçi, nezaretçiliğini yaptığı ocakların her birine ayrı özel bir rapor defteri tutacak ve en az 15 günde denetlemeden sonra öngöreceği öneri ve önlemler denetim yapılan ocağın işverenliğine imzalanarak bildirilecektir. Denetimin yapılmamasından, öneri ve önlemlerin yerine getirilmemesinden işveren sorumludur.<br />
(Maden Kanunu Madde:31, 4857 Sy.İş Kan.-Madde: 77, MTOT-Madde: 4)<br />
26. TEKNİK NEZARETÇİ DEFTERİ :<br />
Teknik (Fenni) Nezaretçi, en az 15 günde bir, ocağın işçi çalıştırılan yerlerini denetlemek sonucunu, noterce onaylı fenni nezaretçi defterine, öngöreceği öneri ve önlemlerle yazıp imzalamak zorundadır. Denetimin yapılmamasından, öneri ve önlemlerin yerine getirilmemesinden işveren sorumludur. (MTOT-Madde :4)<br />
27. ÖZLÜK DOSYASI :<br />
İşveren çalıştırdığı her işçi için bir özlük dosyası düzenlemelidir. İşveren bu dosyada, işçinin kimlik bilgilerinin yanında, bu Kanun ve diğer kanunlar uyarınca düzenlemek zorunda olduğu her türlü belge ve kayıtları saklamak ve bunları istendiği zaman yetkili memur ve mercilere göstermek zorundadır. (4857 Sy.İş Kan.-Madde: : 75)<br />
28. SAĞLIK VE GÜVENLİK DOKÜMANI :<br />
İşveren, işçilerin işyerinde maruz kalabilecekleri risklerin belirlenmesi ve değerlendirilmesi ve çalışma yerlerinin ve ekipmanın güvenli şekilde düzenlenmesi, kullanılması ve bakımının yapılması hususlarının yer aldığı &#8220;sağlık ve güvenlik dokümanı&#8221; hazırlanmasını ve güncellenmesini sağlayacaktır. Sağlık ve güvenlik dokümanı çalışmaya başlanılmadan önce hazırlanacak ve işyerinde önemli değişiklikler veya ilave yapıldığında tekrar gözden geçirilecektir.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Madde 6.b)<br />
29. İMALAT HARİTASI :<br />
Yeraltı çalışmalarını açıkça gösterecek ölçekli bir yeraltı çalışma planı hazırlanmalıdır.<br />
Yollar, üretim alanları ile çalışma ve güvenliği etkileyebilecek bilinen diğer özellikler bu planın üzerinde gösterilecektir.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde:2)<br />
30. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULU :<br />
Sanayiden sayılan, devamlı olarak en az 50 işçi çalışan ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde her işveren bir iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurmakla yükümlüdür. (4857 Sy.İş Kan.-Madde::80; İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik Madde: 4, 5)<br />
31. YAZILI TALİMATLAR :<br />
Her işyeri için işçilerin sağlık ve güvenliklerinin korunması ve iş ekipmanlarının güvenli bir şekilde kullanılması için gerekli kuralları belirleyen yazılı talimatlar hazırlanmalıdır.Bu talimatlar, acil durum ekipmanlarının kullanımına ve işyerinde veya işyeri yakınındaki herhangi bir acil durumda nasıl hareket edileceğine ilişkin bilgileri de içerecektir.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Böl. A Madde:1.6)<br />
32. ELEKTRİK RAPOR DEFTERİ :<br />
Her işyerinde bir elektrik rapor defteri bulundurulur. Bu deftere, elektrikle ilgili olarak yapılacak bütün muayene, denetim ve deneylerin sonuçlarıyla işveren ve elektrik yetkilileri tarafından gerekli görülen diğer hususlar ve bilgiler ayrıntılı olarak yazılır. (MTOT- Madde:247)</p>
<p>33. SORUMLU ELEKTRİK MÜHENDİSİ :<br />
Toplam gücü 100 kilowatın üstünde veya buna eşit beygir gücünde motorların veya herhangi birinin gücü 25 kilowatı geçen makinaların yahut yüksek gerilimin kullanıldığı işletmelerde, makina ve tesisler, bu işlerde en az 3 yıl çalışmış bir elektrik yüksek mühendisi veya mühendisinin sorumluluğuna verilir. Yukarıda belirlenenlerden aşağı güçteki tesisler, en az ikinci sınıf yeterlik belgesine sahip bir elektrikçinin sorumluluğu altında bulunur. (MTOT-Madde:373)<br />
34. VİNÇ EHLİYETİ :<br />
Çan ve vinç kullanacak kişilerin sağlıklı ve deneyimli olmaları, fenni nezaretçi tarafından bunları kullanabileceklerine ilişkin olarak düzenlenmiş bir belgeye sahip bulunmaları zorunludur. (MTOT-Madde :84)<br />
35. TEHLİKELERİN TANIMLANMASI :<br />
İşyerinde bulunan iş sağlığı ve güvenliği uzmanı, tehlikelerin ortadan kaldırılmasını ve risklerin kontrol altına alınmasını sağlamak üzere önerilerde bulunmalıdır. (İş Güvenliği İle Görevli Mühendis Veya Teknik Elemanların Görev, Yetki Ve Sorumlulukları İle Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik Madde :12.b)<br />
36. UYARI VE GÜVENLİK İŞARETLERİ :<br />
İletişim, uyarı ve alarm sistemleri kurulmalıdır. Gerekli yerlere Uyarı levhaları ve güvenlik işaretleri (Şev boşluk işareti, ateşli maddeler) konulmalıdır. (Güvenlik ve Sağlık İşaretleri Yönetmeliği Madde 5, Ek – II 2.1)<br />
37. İŞLETME SAHASINDA GÜVENLİK :<br />
İşletme sahasında meydana gelen çukurların çevresi, gece ve gündüz görülebilecek biçimde, korkuluk, tel örgü, vb. engellerle çevrilecek ve gerektiğinde aydınlatılmalıdır.<br />
Karolara ve işletme tesislerine, işyeri amirinin izni olmadan görevlilerden başkasının girmesi engellenecektir. (MTOT- Madde: 366)<br />
38. TERK EDİLEN KISIMLAR :<br />
Terk edilen veya yeterince havalandırılamayan yerler, işçilerin girmesini önleyecek biçimde kapatılacak ve uyarı işareti konulmalıdır.<br />
(MTOT-Madde:172)<br />
39. PARATONER (YILDIRIMLIK) TESİSATI VE KONTROLÜ:<br />
Açık ocak sahasında ve şantiyede paratoner tesisatı kurulmalı ve periyodik kontrolü yapılmalıdır.<br />
(İSİGT-Madde: 343, PPAT-Madde: 57)<br />
40. OCAK İLE HABERLEŞME :<br />
Dışarı ile ocak içi haberleşme sistemi kurulmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-II. Bölüm Madde:8, MTOT- Madde:344)<br />
41. YEDEK ENERJİ KAYNAĞI :<br />
Havalandırma ve aydınlatmayı tehlikeye düşürmemek amacıyla elektrik kesintileri sırasında devreye girecek yedek enerji kaynağı bulundurulmalıdır. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde:13.4, MTOT- Madde:190)<br />
Açık İşletme Genel Çalışma Şartları:<br />
42. KADEME HAZIRLANMASI :<br />
Kazıcı ve doldurucu makinaların çalıştırıldığı ve derin lağım deliklerinin uygulandığı kademelerin yüksekliği, kullanılan kazıcı ve doldurucu makinaların bom yükseklikleri kadar olmalıdır. Kazı yüzeyleri ve şevlerin eğimi ve yüksekliği, zeminin yapısına ve sağlamlığına ve uygulanan çalışma yöntemlerine uygun olmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm B:2.1, MTOT- Madde :361)<br />
43. ÇATLAK VE KAVLAK SÖKÜMÜ :<br />
Her çalışma öncesinde, çalışma mahallinden ve nakliyat yollarından daha üst seviyelerdeki şevlerde ve kazı yüzeylerinde toprak ve kaya düşmelerine karşı gerekli kontroller yapılmalıdır. Şev ve kazı yüzeylerinde malzeme varsa tehlike giderilmeden bu işle görevlendirilen işçilerden başkası buralarda çalıştırılamaz.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm B &#8211; 2.3)<br />
44. AYNA YÜKSEKLİĞİ :<br />
Kazıcı ve doldurucu makinaların çalıştırıldığı ve derin lağım deliklerinin uygulandığı kademelerin yüksekliği, kullanılan kazıcı ve doldurucu makinaların bom yükseklikleri kadar olmalıdır. Kazı yüzeyleri ve şevlerin eğimi ve yüksekliği, zeminin yapısına ve sağlamlığına ve uygulanan çalışma yöntemlerine uygun olmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm B:2.1, MTOT- Madde:361)<br />
45. TERS ISKARPA :<br />
Kazı ya da lağımlarla oyularak kademe alınlarının askıya alınması (ters ıskarpa) suretiyle çalışılması yasaktır.<br />
(MTOT-Madde:357, Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-II. Bölüm Madde:5)<br />
46. ŞEV AÇISI :<br />
İşyerinde yapılacak çalışmalar toprak kayması veya çökmesi riski ile ilgili hususlar dikkate alınarak planlanmalıdır. Kazı yüzeyleri ve şevlerin eğimi ve yüksekliği zeminin yapısına ve sağlamlığına ve uygulanan çalışma yöntemlerine uygun olmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm B, Madde 2.1, MTOT- Madde: 360)<br />
47. OCAK İÇİ YOLLAR :<br />
Ocakların giriş ve çıkış yollarının sürekli olarak açık ve bakımlı durumda bulundurulması zorunludur. Galeri ve ana yollarda geliş geçişi zorlaştıran her türlü (su, taş, çamur, pasa ve ağaç vb.) birikinti ve kalıntı malzeme olmaması için yolların temiz, bakımlı ve güvenli bulundurulması sağlanır. (MTOT- Madde:5,57)<br />
48. GALERİ ATIMI :<br />
Açık işletmelerde galeri atımı ile çalışma yasaktır.<br />
(4857 Sy.İş Kan.-Madde::77, MTOT- Madde: 38-357,361, Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-II. Bölüm Madde:5)<br />
49. KADEME DÜZLÜKLERİNİN TEMİZLİĞİ:<br />
Kademeler ve nakliyat yolları, araçların güvenli hareket edebileceği özellikte yapılacak ve bakımları sağlanmalıdır. Kademe düzlüklerinde, malzeme yığınları ve artıkları, işçilerin tehlike anında kaçarak kurtulmalarını engellemeyecek biçimde düzenlenecektir. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm B Madde 2.2, MTOT- Madde: 358)<br />
50. ŞEV KENARLARINDA SET :<br />
Açık işletmelerde şev kenarlarında, nakliye yollarında ve döküm sahalarında ki şev kenarlarında araçların şevden kayma tehlikesine karşı en az 2 m genişlikte ve 50 cm yükseklikte toprak setler bırakılmalıdır. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde: 15)<br />
51. İŞARETÇİ:<br />
Döküm sahasında kamyonların yapacağı manevraları yönlendirmek için bir işaretçi bulunmalıdır. İşaretçi, kendisi tehlike düşmeyecek şekilde, bulunduğu yerden bütün manevraları görebilmelidir. İşaretçi ve operatörlerin karşılıklı anlaşabilmesi için kodlanmış el işaretleri kullanılmalıdır.<br />
(Güvenlik ve Sağlık İşaretleri Yönetmeliği Ek IX )<br />
52. FOSFORLU İŞ ELBİSESİ :<br />
Döküm sahasında manevracıya gece çalışması esnasında fosforlu iş elbisesi verilmelidir.<br />
Operatör, manevracıyı kolaylıkla fark edebilmelidir. Manevracı, reflektörlü ceket, baret, kolluk veya kol bandı gibi ayırt edici eşyalardan bir veya daha fazlasını giyecek ya da uygun bir işaret aracı taşıyacaktır (İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Ek II, 2.3, Güvenlik ve Sağlık İşaretleri Yönetmeliği Ek IX )<br />
53. GERİ VİTES ALARM SİSTEMİ :<br />
İş makinalarının geri vites ikaz alarmı bulunmalıdır.<br />
(İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-2.11-15; İSİGT-Madde :459)<br />
54. İŞ MAKİNASINA KABİN :<br />
İş Makinasının operatör kabini bulunmalıdır.<br />
(İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Ek I Madde:3.1.1)</p>
<p>55. DAMPERİ SABİTLEYİCİ ÖNLEM:<br />
Kamyon damperleri açık iken hidrolik boşalmalarına karşı damperleri sabitleyici önlem alınmalıdır.(İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Madde: 5)<br />
56. TAŞIT TRAFİĞİ’NİN DÜZENLENMESİ :<br />
İşyerindeki açık çalışma yerleri, yollar ve işçilerin kullandığı diğer açık alanlar, yaya ve araç trafiğinin güvenli bir şekilde yapılmasını sağlayacak şekilde düzenlenecektir. İşçilerin korunması amacıyla araç yolları ve geçişler açıkça işaretlenecektir.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde:6.4,6.5,7 )<br />
57. GECE AYDINLATMASI :<br />
Açık işletmede gece vardiyasında aydınlatma yapılmalıdır. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde:13.2)<br />
58. PATLATMA SİREN SİSTEMİ :<br />
Açık ocakta patlatmalarda kullanılmak üzere siren sistemi kullanılmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Madde :8)<br />
59. TEHLİKELİ ALANLARA GEÇİŞİN ENGELLENMESİ :<br />
Malzeme veya işçilerin düşmesi riski bulunan tehlikeli alanlara (çamur havuzu, zemin vb.) görevli olmayan kişilerin girmesi uygun araç ve gereçlerle engellenmelidir. (İşyeri Bina Ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık Ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik Ek II Madde 10, İSİGT-Madde :10)<br />
60. SU BASKININA KARŞI ÖNLEM :<br />
Su baskını ihtimali olan bölgelerde güvenli çalışma sistemi sağlanmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde 10.1, MTOT- Madde: 215,216,217)</p>
<p>Mekanik Ve Elektrikli Ekipman Ve Tesisler:<br />
61. KOMPRESÖRÜN KONTROLÜ :<br />
Kompresörün periyodik basınç testi ve kontrolü yapılmalıdır. (İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Madde 6 b; EK-II 1.1; İSİGT-Madde: 249)<br />
62. KOMPRESÖRÜN YERİ :<br />
Kompresörün yeri patlamaya dayanıklı bir bölme içinde olmalıdır.<br />
(İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Ek II Madde :1.1)<br />
63. ELEKTRİK TESİSATININ KONTROLÜ :<br />
Elektrik tesisatının yıllık periyodik kontrolü yapılmalıdır.(PPAT-Madde:40; İSİGT-Madde:353,354)<br />
64. ELEKTRİKLİ CİHAZLARIN TOPRAKLAMA KONTROLLERİ :<br />
Elektrikle çalışan cihazların gövde güvenlik topraklamaları yoktur. Topraklama direçleri yılda bir kez ölçülerek koruma sağlayıp sağlamadığı kontrol edilmelidir. (İSİGT-Madde: 295,296,297, 353 ,Topraklama Yönetmeliği Madde: 10 EK / P)<br />
65. MAKİNA KORUYUCUSU :<br />
Makinaların kayış, kasnak, kablin, transmisyon, tambur, şaft ve mil gibi bütün hareketli kısımlar koruyucularla korunmalıdır.<br />
(İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Madde:6 a-1; EK-I 2.8)<br />
66. YALITKAN MALZEME :<br />
Elektrik panolarının önünde zemine yalıtkan ızgara ve paspas konulmalıdır. (İSİGT-Madde :277)<br />
67. BUNKERDE GÜVENLİK :<br />
Bunkerin önünde set ve yan taraflarında korkulukları bulunmalı Silo ağızlarında ızgara olmalıdır. (İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik Ek II Madde 10; İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Ek II 4.1.4)<br />
68. ALEV SIZDIRMAZ EKİPMAN :<br />
Grizulu Ocaklarda kullanılan elektrikli ekipman alev sızdırmaz (exprof) olmalıdır.(Yalt.Yüst.Mad. İşl. G Şrt.Yön.-Ek Bölüm A 2.1; MTOT- Madde: 281)<br />
69. KALDIRMA ARAÇLARININ KONTROLÜ:<br />
Kaldırma araçlarının (vinç, kren, caraskal, forklift vb.) her çalışmadan önce kontrol edilmesi ve üç ayda bir de bütünüyle test ve kontrole tabi tutulması gerekir.<br />
Her türlü kaldırma makineleri, kabul edilen en ağır yükün en az 1,5 katını, etkili ve güvenli bir şekilde kaldıracak ve askıda tutabilecek güçte olmalıdır.<br />
(İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Madde 7; İSİGT-Madde 376-378)<br />
70. KAYNAK TÜPLERİNDE ÇEKVALF :<br />
Yanıcı- yakıcı gaz sistemlerinde tüplerdeki basınç farklarından dolayı oluşacak gaz geri tepmeleri ile yanlış kullanım sonucu oluşabilecek alevin geri tepmesini önlenmek üzere imal edilmiş özel gaz-alev geri tepme emniyet valfleri kullanılmalıdır.<br />
(İSİGT-Madde:4)<br />
71. AYDINLATMALAMBALARINDA GÜVENLİK:<br />
Ocak içi aydınlatma en çok 42 volt elektrikle yapılacak, aydınlatma lambalarında cam muhafaza ve kafes bulunacaktır.<br />
(İSİGT-Madde: 311, MTOT-Madde: 280-281)<br />
72. ELEKTRİK KABLOLARININ KORUNMASI :<br />
Elektrik kabloları mekanik etkilere karşı korunmalıdır.(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Ek Bölüm A Madde :2.2 ; İSİGT-Madde:293)<br />
73. YERALTINDAKİ ELEKTRİKLİ MAKİNALARIN TOPRAKLAMALARI :<br />
Ocak içindeki elektrikli makinaların topraklamaları uygun şekilde yapılmalıdır.(MTOT- Madde: 262)<br />
74. ELEKTRİK TESİSATININ UYGUNLUĞU :<br />
Elektrik tesisatı ( pano, kablo kesiti, tesisat, fiş, priz vb.) ilgili mevzuata uygun olmalıdır.<br />
(İSİGT-Madde:299,306)<br />
75. ARAÇ-MAİNA SİCİL DOSYASI :<br />
Araçlar, iş makinaları ile elektrikli ve mekanik ekipmanların bakım ve kontrol ve sicil dosyası tutulmalıdır. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Ek Böl. A Madde:3.1)<br />
76. VİNÇLERDE İKAZ SİSTEMİ :<br />
Vinçlerde sesli ve ışıklı ikaz sistemi bulunmalıdır.<br />
(İSİGT-Madde:382)<br />
77. KAZANLARIN KONTROLÜ :<br />
Buhar ve sıcak su Kazanlarının yılda bir kez basınç testi ve periyodik kontrolü yapılmalıdır.<br />
(İSİGT-Madde : 207-209)<br />
78. MEVZİ HAVALANDIRMA :<br />
Kazan dairesi iyi bir şekilde havalandırılmalıdır.<br />
(İSİGT-Madde: 191,193)<br />
79. VİNÇLERDE FREN TERTİBATI :<br />
Vinçlerde ve varagellerde elektrik kesilmesinde devreye girecek fren tertibatı bulunmalıdır.<br />
(İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Ek I Madde :3.2.3)<br />
80. BASINÇLI GAZ TÜPLERİ :<br />
Basınçlı gaz tüpleri ayrı bölümlerde depolanmalı ve devrilmeye karşı sabitlenmelidir.<br />
(PPAT-Madde:100)<br />
81. ELEKTRİKLİ AYGITLARIN TEST EDİLMESİ :<br />
Grizulu ocaklarda kullanılan elektrikli aygıtların test istasyonlarında kontrol edildiğine dair belge bulunmalıdır. (MTOT- Madde: 291)</p>
<p>82. OCAK İÇİ AYDINLATMA :<br />
Ocak içi yollar yeterince aydınlatılmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde:13, MTOT- Madde:57)</p>
<p>Tahkimat:<br />
83. TAHKİMAT :<br />
Yeraltı işletmelerinde yeterli tahkimat yapılmalı, ayak içerisinde domuz damları tavan ile taban arasına sıkıştırılmalıdır. Gerekli yerlere kama, takoz ve fırça vurulmalıdır. Bağların üzerinde boşluk bulunmamalıdır. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde:6; MTOT-Madde:42)</p>
<p>84. TAHKİMAT YÖNERGESİ :<br />
Tahkimat, fenni nezaretçilerin, işin özelliğine göre belirleyeceği teknik esasları kapsayan yönergeye uygun olarak yapılmalıdır. (MTOT- Madde:42)</p>
<p>Havalandırma:<br />
85. CEBRİ HAVALANDIRMA :<br />
Cebri havalandırma sağlanmalıdır.<br />
(Maden ve Taş Ocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Alınacak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Önlemlerine İlişkin Tüzük Madde:160)<br />
86. HAVA ÖLÇÜM İSTASYONLARI :<br />
Hava ölçüm defteri tutulmalı ve ölçüm istasyonları oluşturulmalıdır. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde:7.3, MTOT- Madde:171)<br />
87. HAVALANDIRMA PLANI :<br />
Havalandırma planı bulunmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde: 7.3)<br />
88. HAVA ÖLÇÜMÜ :<br />
Bütün grizulu ocakların, havalandırma planında saptanan istasyonlarında, en geç 10 günde bir hava ölçmeleri yapılır. (MTOT- Madde:191,193)<br />
89. GENEL HAVALANDIRMA :<br />
İşçilerin çalıştığı bütün yeraltı işyerlerinde yeterli havalandırma sağlanmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde: 7)<br />
90. LOKAL HAVALANDIRMA :<br />
Gaz, toz ve koku yayılan yerlerde bunları ortama yayılmadan çekecek mevzi havalandırma sistemi bulunmalı, Atölyelerde kaynak yapılan yerlerde cebri çekiş sistemi bulunmalıdır.<br />
(İSİGT-Madde: 161)</p>
<p>91. CEBRİ HAVALANDIRMA MESAFESİ :<br />
Ocakta cebri havalandırma mesafesi çok uzun olmamalıdır. (MTOT- Madde:160)<br />
92. YARDIMCI HAVALANDIRMA( VANTÜP ) :<br />
Vantüpte yırtıklar bulunmamalı ver aynadan çok fazla geride kalmalıdır. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde:4.3.1)<br />
93. ARIZALARI BİLDİRECEK SİSTEM :<br />
Havalandırma sistemlerinin devre dışı kalmaması için bunlar devamlı surette izlenecek ve istenmeyen devre dışı kalmaları bildirecek otomatik alarm sistemi bulunmalıdır. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde: 7.2)<br />
94. TERS HAVALANDIRMA :<br />
Havalandırma esas itibariyle aşağıdan yukarıya doğru yapılır. Zorunluluk halinde, Bakanlık’tan izin alınarak, yukarıdan aşağıya doğru havalandırma yapılabilir. (MTOT- Madde:179)</p>
<p>Yangın-Patlama:<br />
95. YANGIN SÖNDÜRME CİHAZI :<br />
Yangın söndürme cihazı bulundurulmalı ve 6 ayda bir periyodik kontrolleri yapılmalıdır.<br />
(İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik Madde: 8 Ek.2 / 5-1)<br />
96. GAZ ÖLÇÜM CİHAZI :<br />
Yeraltında tehlikeli gazlar için sesli ve ışıklı uyarı sistemi konulmalı, Ocakta uygun vasıfta grizu ve diğer gazların ölçümü için cihaz bulunmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde:4.1.1, Bölüm C Madde:8.5; MTOT- Madde:191)<br />
97. YANGIN DURDURUCU BARAJLAR :<br />
Yangın durdurucu barajlar yapılmalı, Barajlarda çatlaklar bulunmamalıdır. (MTOT- Madde:222)<br />
98. ACİL TAHLİYE DENEMELERİ :<br />
Yangın ve acil durum tahliye denemeleri yapılmalıdır. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-II. Bölüm Madde: 6, İSİGT-Madde:131)<br />
99. SİGARA İÇME YASAĞI :<br />
Yangın veya patlama tehlikesi bulunan ortamlarda sigara içilmesi önlenmelidir. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde: 8.7)<br />
100. GRİZU ÖLÇÜMLERİ :<br />
Grizu ölçümleri her vardiyada yapılmalıdır.<br />
(MTOT- Madde:176)<br />
101. PATLAMA BARAJLARI :<br />
Yanıcı toz bulunan maden ocaklarında zincirleme toz patlamalarına neden olabilecek, yanıcı toz ve/veya grizu patlamalarının yayılması patlama barajları yapılarak önlenmelidir.(Yalt.Yüst.Mad. İşl. SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde:9.3,9.4)<br />
102. TERK EDİLEN KISIMLAR :<br />
Eski imalatlar barajla kapatılmalıdır.<br />
(MTOT- Madde::172)<br />
103. KÖMÜR TOZU BULUNAN GALERİLER :<br />
Yanıcı toz birikimini azaltacak, nötralize ederek (yanma özelliğini yok etme) veya bağlayarak (su ve benzeri maddelerde tozu tutma) uzaklaştırılmasını sağlayacak önlemler alınmalıdır.(Yalt.Yüst.Mad. İşl. SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde: 9.3)<br />
104. METAN GAZI ÖLÇÜMÜ İÇİN APARAT :<br />
Tavanı yüksek yerlerde metan gazı ölçümü için numune alınmasını sağlayacak aparat kullanılmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-II Bölüm Madde:6)<br />
105. KARPİT LAMBASI :<br />
Grizulu ocaklarda Ocak içerisinde açık alevli aydınlatma lambası veya karpit lambası kullanmak yasaktır. (MTOT- Madde:213)</p>
<p>Patlayıcı Madde Kullanımı:<br />
106. PATLAYICI MADDE YÖNERGESİ :<br />
Teknik Nezaretçi tarafından Patlayıcı madde kullanımına ilişkin yönerge hazırlanmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde:5, MTOT- Madde:20)<br />
107. DEVRE KONTROL CİHAZI :<br />
Elektrikli fünye için özel devre kontrol cihazı bulundurulacaktır. (MTOT- Madde:37)<br />
108. KAPSÜL PENSESİ :<br />
Fitiller, kapsüllere, özel kapsül pensesiyle sıkıştırılmalıdır. (MTOT- Madde:26)<br />
109. OCAKLARDA KULLANILACAK KAPSÜL:<br />
Kömür ocaklarında alüminyum kovanlı kapsül kullanılması yasaktır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde:9.2, MTOT- Madde:39)<br />
110. MANYETO TELİ :<br />
Ateşleme kablosu olarak, yalnız, izole edilmiş elektrik iletkenler kullanılmalıdır. Ateşleme kablolarının diğer elektrik iletkenleriyle temasını önleyici önlemler alınmalıdır.<br />
111. (MTOT- Madde:36)<br />
112. DOLUM TALİMATI :<br />
Akaryakıt tankının dolum talimatı bulunmalıdır.<br />
Tank sahasında tankerden tanklara dolum yapılırken alınacak tedbirler ile uyulacak kuralları belirten dolum talimatı yazılı olarak bulundurulmalıdır. (4857 Sy.İş Kan.-Madde:: 77; TS 12820-2002 Madde: 1.11.1)<br />
113. STATİK YÜK GİDERİCİ :<br />
Patlayıcı madde depolarının sahasına giriş kapısında ve depo kapısında statik yük giderici levha (nötralizatör) konulmalıdır.<br />
(MTOT- Madde:18)<br />
114. YASAK PATLAYICI MADDE ÜRETİMİ :<br />
Ocakta güvenli olmayan ve Bakanlığın izin vermediği türden ve gübre olarak satılan maddelerden patlayıcı madde imal edilmesi, ve kullanılması yasaktır.<br />
(Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddelerle Av Malzemesi ve Benzerlerinin Üretimi, İthali, Taşınması, Saklanması, Depolanması, Satışı, Kullanılması, Yok Edilmesi, Denetlenmesi Usul Ve Esaslarına İlişkin Tüzük Madde Ek Madde:2)<br />
115. İHTİYAÇTAN FAZLA PATLAYICI MADDE:<br />
Zorunlu ihtiyaçtan daha fazla parlayıcı patlayıcı madde yeraltına indirilmemelidir.<br />
(MTOT- Madde:15,18)<br />
116. ATEŞLEME SAHASINDA GÜVENLİK :<br />
Ateşleme sahasında işçilerin yoğun olduğu zamanlarda delik dolumu, sıkılama, bağlama işlemleri yapılmamalıdır.(MTOT- Madde:29)<br />
117. ATEŞLEYİCİ YETERLİLİK BELGESİ :<br />
Patlayıcı maddeleri ateşleyen kişinin yeterlik belgesi olmalıdır.<br />
(Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddelerle Av Malzemesi ve Benzerlerinin Üretimi, İthali, Taşınması, Saklanması, Depolanması, Satışı, Kullanılması, Yok Edilmesi, Denetlenmesi Usul Ve Esaslarına İlişkin Tüzük Madde:121)<br />
118. İADE EDİLMEMİŞ PATLAYICI MADDE :<br />
Patlayıcı deposundan ocağa kullanılması için sokulan patlayıcı maddelerden iade edilmesi gerekenler derhal dışarı çıkarılır ve depoya iade edilir. (MTOT- Madde:17,24)<br />
Ulaşım Yolları ve Nakliyat:<br />
119. TEHLİKELİ ALANLAR :<br />
Düşmeye müsait yerlerde (kırıcıya malzeme döküm yerinde, bunkere çıkan yamaçta vb.) uygun korkuluk yapılmalıdır.<br />
Tehlikeli alanlar açıkça görülebilir şekilde işaretlenecektir. (İSİGT-Madde:11, Yalt.Yüst.Mad. İşl .SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde :8)<br />
120. KAÇAMAK / NEFESLİK :<br />
Ocakta Kaçamak ve nefeslik bulunacaktır.<br />
Tüm yeraltı çalışmalarında, yeraltında çalışan işçilerin kolayca ulaşabileceği, birbirinden bağımsız ve güvenli yapıda en az iki ayrı yoldan yer üstü bağlantısı bulunmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde:3)<br />
121. TUTAMAK VE BASAMAK :<br />
Desandrelerde tutamak ve basamak yapılmalıdır.<br />
(MTOT- Madde:104)<br />
122. YER ALTI ÇALIŞMA YERLERİ :<br />
Yollar, işçilerin gidecekleri yerleri kolayca bulabilecekleri şekilde giriş-çıkış yönleri işaretlenecektir.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C Madde:4)<br />
123. KONVEYÖRLERDE İNSAN TAŞINMASI<br />
Hareket halindeki araçlara binip inmek ve içinde bulunan vagonlarla dışarıya taşacak türde malzeme taşımak yasaktır. (MTOT-Madde:110, İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Ek I Madde :3.2.2)<br />
124. GEÇİTLERİN GENİŞLİĞİ:<br />
Yayaların kullandığı ve/veya araçlarla malzeme taşımada kullanılan yollar, kullanıcı sayısına ve işyerinde yapılan işin özelliğine uygun boyutlarda olmalıdır. Malzeme taşınan yollarda yayalar için yeterli güvenlik mesafesi bırakılmalıdır. (Yalt.Yüst. Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde: 6.3)<br />
125. GÖÇERTİLMEMİŞ BÖLGE :<br />
Dolgu uygulanan ayak gerilerinde boşluk bırakılmayacaktır. Dolgular iyice sıkıştırılacak, olabildiğince hava sızdırmayacak biçimde yapılacak, tavandaki bütün boşluklar doldurulmalıdır. (MTOT- Madde: 185)<br />
126. VİNÇ İŞARETLEŞME ESASLARI :<br />
Vinç odasında makinist tarafından kullanılacak işaretleşme düzeni bulundurulur. İşaretleşme düzeni sesliyse, işaret, hem veren hem alan tarafından duyulacak biçimde yapılır. İşaretleşme esasları yönergeyle belirlenir. Yönergede belirlenen işaretleşme tablosu uygun yerlere görülür biçimde asılır. Tabloda gösterilenler dışında işaret verilemez. (MTOT-Madde :145-151)<br />
127. KARAKOL :<br />
Bütün varagel ve vinç başlarında ve ara katlarda, arabaların kaçmasına engel olacak karakol veya durdurucu bir düzen kurulmalıdır.<br />
(MTOT- Madde:89)<br />
128. HALAT KAYIT DEFTERİ :<br />
Halat kayıt defteri tutulmalıdır.<br />
Yapılan kontrol ve testlerle ilgili kayıt tutulacak ve bu kayıtlar uygun şekilde saklanmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde:3)<br />
129. VAGON :<br />
Vagon arkasında şeytan halatı takılmalı veya Vagonlara emniyet halatı konulmalıdır.(MTOT- Madde 61, İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Ek II Madde :4.4)<br />
130. CEP :<br />
Desandrede vagon geçişi sırasında sığınmak için cepler yapılmalıdır. (MTOT- Madde 56)<br />
131. İŞARET LAMBALARI :<br />
Lokomotiflerin önünde beyaz veya sarı, hayvanla yapılan taşımalar dahil katarların son arabalarında kolay görülür, kırmızı bir işaret lambası bulundurulmalıdır. (MTOT- Madde: 60)<br />
132. NAKLİYAT YÖNERGESİ HAZIRLANMASI :<br />
Fenni nezaretçi tarafından Nakliyat Yönergesi hazırlanmalıdır. İnsan taşıma yönergesi Bakanlıkça onaylı olmalıdır. (MTOT- Madde 54)<br />
133. TAŞIMA SİSTEMLERİNİN GÜVENLİĞİ :<br />
Kuyu kafeslerin sürgü mekanizması kapanmadan insan nakli yapılmamalıdır. Skip kabininin etrafı kapatılmalıdır.<br />
(İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Ek I Madde :3.2.4)<br />
134. HALAT MUHAFAZASI :<br />
Halatlar yere sürtmemelidir.<br />
(İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Ek II Madde :3.1.5)<br />
135. ACİL DURDURMA TELİ :<br />
Zincirli veya bant konveyörlerin acil durdurma teli bulunmalıdır. (İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-EK II Madde 2.3; MTOT- Madde: 94)<br />
136. BANT KONVEYÖRLERDE İKAZ SİSTEMİ :<br />
İşyerinde makine veya tesisin (bant, zincirli konveyör vb.) devreye gireceğini belirtir otomatik ikaz sistemi bulunmalıdır.<br />
(İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Ek I Madde :2.1)<br />
137. BANT KONVEYÖRDE TEMİZLİK :<br />
Sistem çalışırken bant konveyörün altında temizlik yapılmamalıdır.<br />
(İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Ek I Madde:2.13)<br />
138. BANT KONVEYÖRDEN MALZEME DÜŞMESİNE ÖNLEM :<br />
Bant konveyörlerin alt kısmında malzeme düşmesini önleyici önlem alınmalıdır. (İEk.Kul.SG Şrt.Yön.-Madde:3.2.3; İSİGT-Madde :440 )<br />
139. RAY SONUNA TAKOZ :<br />
Köprü vinçte ray sonunda takoz bulunmalıdır.<br />
(İSİGT-Madde:392 )<br />
140. ASANSÖRE LİMİT ŞALTER :<br />
Kuyu asansörünün limit şalteri bulunmalıdır.<br />
(MTOT- Madde:116)<br />
141. KUYU BAKIM DEFTERİ :<br />
Kuyu bakım defterine durdurucu düzenin kontrolleri günlük olarak yazılmalıdır.<br />
(Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm A Madde:3., MTOT- Madde: 116)<br />
142. KUYU VİNÇLERİNDE HABERLEŞME :<br />
Kuyu vinçlerinde haberleşme tertibatı bulunmalıdır.<br />
(MTOT- Madde:90)</p>
<p>Sosyal Tesisler:<br />
143. İŞÇİ SOSYAL TESİSLERİ :<br />
İşçiler için duş tertibatı ve sıcak su ile duş yerine yakın bir soyunma yeri bulunmalı ve işçilere iki bölmeli elbise dolabı verilmelidir.<br />
(İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik Ek II Madde :13.2.1,13.2.2)<br />
144. YEMEKHANE :<br />
İşçiler için uygun bir yemek yeri sağlanmalıdır.<br />
(İSİGT-Madde:36,37)<br />
145. YATAKHANE :<br />
İşçiler işyerinde yatıyorlar ise uygun yatakhaneler hazırlanmalı ve uygun yataklar verilmelidir.<br />
(İSİGT-Madde: 48-49-50-51)<br />
146. TEMİZ İÇME SUYU :<br />
İçilebilir şartlarda temiz su sağlanmalı veya kullanılan İçme suyunun analizi yaptırılmalıdır.<br />
(İSİGT-Madde:31,33)</p>
<p>Kişisel Koruyucu Donanım:<br />
147. KARBON MONOKSİT (CO) MASKESİ :<br />
Grizulu ve yangına elverişli kömür damarlarının bulunduğu ocaklarda tüm işçiler, çalışma süresince, yanlarında karbon monoksit maskesi taşımak zorundadırlar. (MTOT- Madde :186)<br />
148. BAŞ LAMBASI :<br />
İşçilere uygun kişisel lambalar verilecektir. Barete takılacak cinsten elektrikli (akümülatörlü) lambalar, çalışma sırasında zorunlu haller dışında, baretten çıkarılamaz, elde veya başka bir yerde taşınamaz. (Yalt.Yüst.Mad.İşl.SG Şrt.Yön.-Bölüm C, Madde: 13, MTOT- Madde: 210)<br />
149. KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM :<br />
İşçilere kişisel koruyucu donanım (çelik burunlu ayakkabı, baret, toz maskesi, emniyet kemeri vb.) verilmelidir.<br />
(Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik Madde: 5, 6, <img src='http://www.riskanaliz.net/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /><br />
150. İŞ ELBİSESİ :<br />
İşçilere uygun iş elbisesi verilmelidir.<br />
(İSİGT-Madde: 526, 527)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.riskanaliz.net/maden-isletmelerinin-denetiminde-dikkat-edilecek-hususlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş Kazalarının İncelenmesi ve Kaza Analizi</title>
		<link>http://www.riskanaliz.net/is-kazalarinin-incelenmesi-ve-kaza-analizi/</link>
		<comments>http://www.riskanaliz.net/is-kazalarinin-incelenmesi-ve-kaza-analizi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Oct 2007 09:05:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Risk analizi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hijyeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.riskanaliz.net/2007/10/30/is-kazalarinin-incelenmesi-ve-kaza-analizi/</guid>
		<description><![CDATA[Harun ATILGAN
Maden Mühendisi-İş Müfettişi-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-İş Teftiş Adana Grup Başkanlığı
ÖZET: Bu bildiride iş kazalarının ortaya çıkış nedenlerinin tespit edilmesi, bu konuda alınabilecek önlemlerin belirlenmesi ile iş kazalarının incelenmesinde takip edilecek yollar ve kazayla ilgili olarak sorumluların ve kusur oranlarının tespiti gibi konular incelenmektedir.
1. GİRİŞ
İş kazalarının incelenmesi hem işyerinde benzer türden yeni kazaların önlenmesi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Harun ATILGAN</strong><br />
Maden Mühendisi-İş Müfettişi-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-İş Teftiş Adana Grup Başkanlığı</p>
<p><strong>ÖZET: </strong>Bu bildiride iş kazalarının ortaya çıkış nedenlerinin tespit edilmesi, bu konuda alınabilecek önlemlerin belirlenmesi ile iş kazalarının incelenmesinde takip edilecek yollar ve kazayla ilgili olarak sorumluların ve kusur oranlarının tespiti gibi konular incelenmektedir.</p>
<p><strong>1. GİRİŞ</strong><br />
İş kazalarının incelenmesi hem işyerinde benzer türden yeni kazaların önlenmesi, hem de hatalı ve kusurlu noktaların ortaya çıkarılması açısından önemli olmakla birlikte, kazayla ilgili kusurlu ve sorumlu kişilerin tespit edilerek cezalandırılması da caydırıcılık açısından önemlidir.<br />
İş kazalarını incelerken aşağıda açıklanan koruma örgüsünün dikkate alınması son derece önemlidir. Aksi halde incelemeden beklenen fayda ve sonuç alınamaz. İşyerinde iş kazalarının önlenmesi ile ilgili adımların hangisinde eksiklik veya kusur bulunduğu tespit edilebilirse sonraki zamanlarda yapılan çalışmaların daha güvenli hale getirilmesi sağlanabilir.<br />
İş kazası incelemelerinde yapılmaması ve/veya yapılması gerekli olan hareketlerin, eksik koruma düzeneklerinin incelenmesi, kaza yerinin ve görgü tanıklarının ifadeleri gibi birçok faktörün soruşturulması gerekir.</p>
<p><strong>2. İŞ KAZALARININ İNCELENMESİ</strong><br />
İşyerindeki çalışmalar sadece ve sadece insanın dikkatine ve becerisine terk edilemez.<br />
İş kazalarının önlenmesinde izlenecek yol aşağıda açıklanan nedenlerden ötürü daha istikrarlı ve <span id="more-55"></span>güvenilir olan tehlikeli durumların önlenmesi temel alınarak oluşturulur ve bu çatının oluşturulmasındaki en önemli ve güvenilebilir elemandır. İş kazaların önlenmesi için ilk olarak yapılması gereken ne kadar zor, pahalı veya zaman alıcı olsa da tehlikeli durumların ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesidir. Daha sonra ise bu güvenlik önlemlerinin yerinde ve yeterli koruma sağlayıp sağlamadığı test edilmeli ve belirli sürelerle kontrol edilmelidir. Daha sonra ise eğitim, uyarı ve ikazlar gelir.<br />
İşyerindeki güvenlik önlemlerinin en zayıf halkası ve en az güvenilir olanı insan faktörüdür.<br />
İnsan yaradılış itibariyle son derece güçlü ve şartlara kolay uyum sağlayan mükemmel yapısına rağmen, unutkanlık, dalgınlık veya algılama yetersizliği gibi bir takım olumsuz zaafları da vardır. İnsanın bu zaafından dolayı işyeri ortamında çalışacak kişiler ne kadar eğitim görürlerse görsünler, ne kadar ikaz edilirlerse edilsinler tehlikeli hareketlerin önüne geçilemez. İşyerindeki güvenlik önlemlerinin en zayıf halkası ve en az güvenilir olanı insan faktörüdür. Bu nedenle işyerindeki çalışmalar sadece insanın dikkatine ve becerisine terk edilemez.</p>
<p><strong>1.1. Veri Toplama ve Hazırlık</strong><br />
Kaza incelemelerinde ilk aşama veri toplama ve hazırlık aşamasıdır. Kaza mahalline mümkün olduğu kadar erken ulaşmak bir takım detayların kaçırılmaması ve delillerin kaybolmasının önlenmesi için önemlidir. Kaza mahallinde etraflıca bir inceleme yapılarak, aşağıdaki hususlar incelenir.<br />
1. Koruma düzeneklerinin bulunup bulunmadığı ve 1, 2. ve 3. derece güvenlik tedbirlerinin alınıp alınmadığı incelenir. Makine koruyucuları, korkuluklar, bariyerler, emniyet ventilleri, elektrik koruma topraklamaları vs. gibi kazayı sistematik ve etkili bir şekilde önleyen tedbirler 1.Derece güvenlik önlemleri, kapak siviç tertibatları, ızgaralı kapaklar, pres çift el kumanda sistemleri, yangın alarm sistemleri vs. 2.Derece güvenlik önlemleri, kişisel koruyucu malzemeler (baret, iş gözlüğü, emniyet kemeri vs.) ise 3.Derece güvenlik önlemleridir.<br />
2. Koruyucu malzemelerin kullanılıp kullanılmadığı,<br />
3. Bu düzeneklerin çalışıp çalışmadığı, yapılan kontroller ve testlerle ilgili belge ve dökümanlar,<br />
4. Kaza sırasında kullanılan araç-gereç alet ve donanımların neler olduğu, eksik ve kusurlu bir malzeme, araç-gereç veya alet-donanım bulunup bulunmadığı<br />
5. Kazayı tam olarak gören veya kazalıyla birlikte çalışanların bulunup bulunmadığı<br />
6. Kaza mahallinin kaza sırasındaki çalışma şartlarının (gaz, toz, aydınlatma, gürültü, yağmurlu, ıslak, kaygan zemin vs.) nasıl olduğu<br />
7. İşyerinde yapılan çalışmalarla ilgili her hangi bir talimatname veya iş emri bulunup bulunmadığı, işçilere işyeri ortamındaki tehlikelerin ve zararlı hususların neler olduğu hususunda bilgilendirici eğitim verilip verilmediği, verilmiş ise buna ait belge ve dökümanlar<br />
8. İşyerinde riskli ortamlar ve tehlike kaynakları ile ilgili yeterli uyarıcı yazı veya levhanın bulunup bulunmadığı gibi hususlar ayrıntılı olarak incelenmeli notlar alınmalı ve bulunabilirse mutlaka fotoğraf veya video kaydı yapılarak daha sonra gözden kaçan ayrıntıların kayda alınması sağlanmalıdır. Fotoğraf veya video kayıtları sırasında detayların (Çıkarılmış olan bir makine koruyucusu, kırık bir merdiven, yalıtkanı sıyrılmış açık bir kablo vs.) mutlaka kayda geçirilmesine dikkat edilmelidir. Hazırlık safhasında yapılacak en önemli işlerden biri de kazanın nasıl meydana gelmiş olabileceği hususunda bir veya birkaç senaryo tasarlamaktır. Bu şekilde kazanın soruşturulmasında nelerin soruşturulacağı hususunda daha fazla veri elde edilmiş olur.<br />
<a rel="attachment wp-att-56" href="http://www.riskanaliz.net/2007/10/30/is-kazalarinin-incelenmesi-ve-kaza-analizi/sekil-1-is-sagligi-ve-guvenliginin-asamalari-2/" title="Şekil 1. İş sağlığı ve güvenliğinin aşamaları"><img src="http://www.riskanaliz.net/wp-content/uploads/2007/10/sekil-1-harun.thumbnail.JPG" alt="Şekil 1. İş sağlığı ve güvenliğinin aşamaları" /></a></p>
<p><strong>1.2. Soruşturma ve İnceleme</strong>Kaza mahalli incelendikten ve kayıt ve belgeler toplandıktan sonra sıra kazanın görgü tanıkları ile yapılacak olan görüşmelere ve ifade alımlarına gelir. Öncelikle ifade alınması sırasında ilk önce tanıklardan neler istendiği ve neden ifadesinin alınmasına ihtiyaç duyulduğu ve vereceği ifadenin olayı aydınlatmada etkili olacağı ve mümkün olduğu kadar doğru bir şekilde olayı anlatmasının gerektiği hatırlatılır. Daha sonra tanıktan olayı kendi ifadeleri ile anlatmaları istenir. Burada tanıklara müdahale edilmemeli ve her hangi bir yorumda bulunulmamalıdır. Tankların çoğunluğu heyecan veya korku nedeniyle birçok gereksiz detayı da aktarma eğilimindedirler. Bu ifadeler eğer kazanın neticesine etki edecek ve delil teşkil edecek türden değilse göz ardı edilebilir. İfadenin ikinci aşamasında aşağıdaki hususların detaylı bir şekilde incelenmesi gereklidir.</p>
<p>1. Kaza mahallinde yapılan inceleme sırasında tespit edilen hususlarla bağlantılı olarak güvenlik tedbirlerinin alınıp alınmadığı, kaza sırasında bunların yerinde olup olmadığı, kazadan önceki günlerde veya saatlerde koruma düzeneklerinde her hangi bir arızanın yaşanıp yaşanmadığı hususlarında teyit edici veya reddedici bilgiler alınmaya çalışılır.<br />
2. Kaza sırasında ne iş yapıldığı, bu iş için kimlerin talimat verdiği, kaza sırasında yapılan işin daha önceki tarihlerde nasıl yapıldığı, çalışma sırasında veya kazadan önceki saatlerde her hangi bir aksaklık yaşanıp yaşanmadığı soruşturulur.<br />
3. İşyerinde düzenli kontrollerin yapılıp yapılmadığı, işin sorumlusu kişi veya kişilerin kaza mahallinde çalışma başlamadan önce inceleme yapıp yapmadıkları araştırılır<br />
Eğer kazalı işçiler ifade verebilecek durumda iseler bunların da yukarına belirtilen şekilde ifadeleri alınır.</p>
<p>Kaza geçiren işçilerle ilgili aşağıdaki hususların incelenmesinde fayda vardır.<br />
1. Kazalının Eğitim Durumu: İlkokul, ortaokul, lise, meslek lisesi, Çıraklık Ok, Mes.Yük.Ok, Ön Lisans, Lisans veya Yüksek Lisans vs. kazalının bilinç ve algılama düzeyi ile ilgili fikir vermesi bakımından önemlidir.<br />
2. Kazalının Mesleki Eğitim Durumu: Kazalının yaptığı işi nerede ve nasıl öğrendiği sorgulanmalıdır. Çıraklıktan yetişme, Çıraklık Okulu, Teknik-Meslek Lisesi, Meslek Yüksek Okulu, Üniversite veya Özel Kurs, Öz.Öğr.Kur.’da kurs ile vs kazalının yapmakta olduğu işi iyi öğrenip öğrenmediğini, işyerinde işe başladığında iş konusundaki bilgi seviyesi bilinmelidir.<br />
3. Kazalının Aynı ve/veya Farklı Türden İşlerde Ne Kadar Çalıştığı: Kazalının iş tecrübesinin ortaya konulması açısından mutlaka öğrenilmelidir.<br />
4. Kazalının Çalıştığı Diğer İş Kolları ve Yaptığı İşler ve Çalışma Süreleri: Kazalının iş yaşamında çeşitli işlerde çalışmış olması bilgi ve görgüsünün artması ve değişik işlere adaptasyon sağlayabilirlik ölçüsü hakkında bilgi verir. Ayrıca işçinin hangi işlerde ne adar süre çalıştığı çalışma hayatındaki istikrarlı bir işçi olup olmadığını ortaya koyar. Zira sık, sık ve kısa sürelerle iş ve/veya işyeri değiştiren işçilerin iş kazasına daha yatkın olabilecekleri unutulmamalıdır.<br />
5. Kaza Geçiren Kişilerin ve Fiziki Sağlık Durumları: Kaza geçiren kişilerin yaptıkları iş ile fiziki ve sağlık durumlarının uygun olup olmadığı incelenmelidir. İşçilerin bu türden işlerde çalışabileceklerini belgeleyen “Ağır ve Tehlikeli İşlerde Çalışacaklara Ait Sağlık Raporu” işyerindeki özellikler dikkate alınarak ve hatta çalışabileceği iş kolu ve işlerin belirtilip belirtilmediği araştırılır. Kazalının kazadan önceki dönemlerde her hangi bir rahatsızlığı bulunup bulunmadığı, daha önce her hangi bir kaza ve/veya önemli bir ameliyat geçirip geçirmediği de incelenmelidir.<br />
6. Kazalının Yaşam Tarzı: Kazalının yaşam tarzı işe olan bağımlılığı ve sadakati ve iş disiplini açısından önemlidir. Zira özel yaşamına dikkat etmeyen, yeterince dinlenmeden ve hatta yeterli şekilde beslenmeden işe giden kişilerin iş kazasına daha meyilli olduğu görülmüştür. Hatta ailevi durumu dahi önemli olabilir.<br />
7. Kazalının Kişiliği ve Özellikleri: Kazalının işyerinde uyumlu hareket edip etmediği, talimat ve emirlere uyup uymadığı, iş disiplini, amirlerine ve iş arkadaşlarına karşı tutumu önemlidir.</p>
<p>Daha sonraki aşamada işyerinde yönetici konumunda bulunan kişilerin (Genel veya Teknik Müdür, Şantiye Şefi, Ocak Mühendisi, Vardiya Amiri, Formen, Ustabaşı, Postabaşı vs) ifadeleri ve savunmaları alınır. Bu kişilerin ifadeleri alınırken daha farklı noktaların soruşturulması gerekir.<br />
1. İşyerinde genel olarak alınan güvenlik önlemlerinin neler olduğu ve nasıl bir setsem kurulduğu,<br />
2. İşyeri çalışanlarına yaptıkları işle ilgili verilen iş emirleri, talimatlar, yönergelerin neler olduğu bunlarla ilgili yazılı bir belgenin bulunup bulunmadığı,<br />
3. İşyerinde kullanılan araç-gereç, alet-ekipman, cihaz veya tesisatlarda ne gibi test ve kontrol mekanizmasının bulunduğu ve yapılan bu test ve kontrollerle ilgili belge ve dökümanların bulunup bulunmadığı<br />
4. İşçilere işyerinde uymaları gerekli genel güvenlik tedbirleri ile yaptıkları işle ilgili olarak her hangi bir eğitim verilip verilmediği ve bana ait belge ve dökümanların bulunup bulunmadığı<br />
5. İşveren veya vekilinin yetkilerinin bir kısmını astlarına devredip etmediği, işyerinde yönetici ve amir konumunda bulunan kişilerin yetki ve sorumluluk sınırları,<br />
Soruşturulur ve İncelenir.</p>
<p><strong>Görev ünvanı her ne olursa olsun hiç kimse yetkisi bulunmayan bir işten sorumlu tutulamaz.</strong>Ayrıca kaza incelemelerinde en önemli husus işyerinde amir konumunda bulunan kişilerin yetki ve sorumluluk sınırlarının neler olduğu hususudur. Burada temel husus hiç kimsenin yetkisi bulunmayan bir işten sorumlu tutulamayacağıdır. Özellikle özel sektör işyerlerinde işveren tarafından Genel Müdür, Teknik Müdür, Şantiye Şefi, Ocak Mühendisi gibi ünvanlarla yönetici olarak atanan kişilerin ünvanları ve konumları ne olursa olsun önemli olan yetki sınırıdır. Genel Müdür olarak işyerine tayin edilmiş olan bir kişinin eğer iş ekipmanı seçme, yatırım yapma veya yeni araç gereç alma hususunda yetki verilmemiş ise eksik ve kusurlu makinadan doğacak kazadan direkt olarak sorumlu tutulamaz. Sadece işverene bu aksaklıklar ile ilgili bilgi vermesi ve istekte bulunması ile sorumlu tutulabilir. Örneğin bir maden işletmesinde Teknik Nezaretçi olarak görevlendirilen Maden Mühendisinin işyerindeki aksaklıklar ve olumsuzluklar ile çözüm yolları önerme sorumluluğu vardır. Bunların yerine getirilip getirilmemesinden sorumlu tutulamaz.<br />
İşyerinde yönetici ve idareci olarak görev yapan kişiler (Genel Müdür, Fabrika Müdürü, Şantiye Şefi, Ocak Mühendisi, Şef, Ustabaşı, Vardiya Amiri, vs) İş Kanunu yönünden hem işçi konumunda ve hem de işveren vekili konumundadır. Bu nedenle bu görevde bulunan kişilerin emrine verilmiş olan işçilerden ve donanımlardan sorumludurlar. Ancak bu sorumluluğun sınırı işverenin belirlemiş olduğu yetki sınırları kadardır. Bu nedenle bu konumda olan kişilerin yetki ve sorumluluk sınırlarını çok iyi bilmeleri ve bu sorumluluğun gerektirdiği şekilde hareket etmelidirler. Hukuk dilinde kusur ve sorumluluk kavramı başlı başına ve uzunca bir konu olup, burada ayrıntılarına girilmemiştir.</p>
<p><strong>3. DEĞERLENDİRME VE ANALİZ</strong><br />
Hazırlık, inceleme, araştırma ve soruşturma sonucunda elde edilen veriler bir araya getirilerek bir değerlendirmeye tabi tutulur. Bu değerlendirme sırasında şablon olarak yukarıda açıklanan şema ve iş sağlığı güvenliğinin sağlanmasındaki prensipler şablon olarak kullanılır. Hata analiz yöntemlerinden her hangi biri kullanılabileceği gibi daha ayrıntılı olarak ele almak gerekirse aşağıdaki adımlar takip edilebilir.</p>
<p>Bir kazanın incelenmesinde ilk dikkate alınacak husus: Yeterli tedbir alınıp alınmadığıdır.<br />
1. Tespit edilen olumsuzluklar önem sırasına göre dizilir. Burada en önemli kıstas İş sağlığı ve güvenliğinin genel prensibi olan tedbir alınması ve güvenlik önlemleridir. Yani bir kazanın incelenmesinde ilk dikkate alınacak husus Yeterli tedbir alınıp alınmadığıdır. Bu nedenle güvenlik tedbirleri ile ilgili hususlar (1.Derece güvenlik tedbirleri, 2.Derece güvenlik tedbirleri, 3.Derece güvenlik tedbirleri vb. gibi) ilk sıralara konulur. Şu sorunun cevabı birinci sıraya konulur: Bu kazayı kesin olarak önleyecek olan tedbir nedir? Daha sonra “bu tedbirle ilgili olarak 2. ve 3. derece önemli tedbirler ve destekleyici unsurlar nelerdir?” borusunun cevabı gelir. Daha sonraki sıraya bu tedbirlerle ilgili olarak yapılan test ve kontrollerle ilgili olumsuzluklar konulur. En son olarak ta eğitim, uyarı ve ikazla ilgili noksan hususlar belirtilir.<br />
2. Her olumsuzluğun karşısına bu olumsuzluğun sorumlusu olan kişi(ler) ve/veya kuruluş(lar) yazılır. Kişilerin yazılmasında yine yetkisi en fazla olandan en aza doğru sıralanır.<br />
3. Her bir olumsuzluğun karşısına 100 puanı veya 8 puanı tamamlayacak şekilde ve önem sırasına göre artan şekilde puanları yazılır. Örneğin Güvenlik önlemleri ile ilgili hususlara 40, Kontrollere 30, Eğitim için 20, Uyarı-İkaz için 10 puan yazılır ise toplam 100 puan eder ve bu kazanın meydana gelmesi ile ilgili olarak ortaya çıkış nedenleri ve sorumlularını yüzde olarak gösterir. Aynı yöntem sekiz üzerinden de uygulanabilir. Puanlama işin cinsine ve özelliğine göre değişik şekillerde yapılabilir bu tamamen değerlendirme yapan kişinin seçimine bağlıdır. Puanlar her bir önlemin ortalama olarak sağladığı koruma yüzdesi ile paralellik göstermelidir. Bu da göstermektedir ki bazı önlemler yüksek koruma sağlıyorsa puanı da yüksek olacaktır. Bazı işlerde güvenlik önlemi almak zor olabilir ve koruma yüzdesi düşük olabilir, bu durumda kontroller ve eğitim ön plana çıkar. Bu durumlar göz önüne alınarak puanlama yeniden gözden geçirilmelidir. Ancak sıralamanın mutlaka bu sırada olması gerekir.</p>
<p><a rel="attachment wp-att-59" href="http://www.riskanaliz.net/2007/10/30/is-kazalarinin-incelenmesi-ve-kaza-analizi/cizelge-1/" title="Çizelge 1."><img src="http://www.riskanaliz.net/wp-content/uploads/2007/10/sekil-2-harun.thumbnail.JPG" alt="Çizelge 1." /></a></p>
<p>Çizelge–1 bu değerlendirmeyi kolaylaştırmak için verilmiştir. Tablo kullanılırken her olumsuzluk için sorumlu veya sorumlulara hata puanının paylaştırılması gerekir. Elbette kaza geçiren kişilerin de bu değerlendirmede yer almaları gerekir. Hangi basamaktan sorumlu iseler diğer sorumlular gibi yerine yerleştirilir. Sorumluların sadece kazalı ve/veya işyeri yetkileri ve/veya işveren ve/veya işveren vekili olması gerekmez. Dışarıdan üçüncü kişi tabir edilen kişilerin de olayla ilgileri varsa değerlendirmeye alınır. Bu tablo bir örnek olup, başka türden değerlendirme yöntemleri de kullanılabilir.<br />
Değerlendirme tablosunda görüleceği üzere en önemli husus iş kazalarının nedenleri açısından tedbir alınmasıdır. Bu inceleme ile aslen iş kazasına yol açan nedenler ve bu konuda alınacak tedbirler ortaya konmaktadır. Kusurlu ve sorumluların tespiti ise ikinci konudur. Bu kaza analizinin yapılması her işyerinin aslen kendi kontrol mekanizması içinde yapması gerekli bir oto kontrol sistemidir. Küçük çaplı kazalarda dahi bu incelemeyi yapmak ve gerekli tedbirleri almak büyük kazaların önlenmesi açısından son derece önemlidir.</p>
<p><strong>4. ÖRNEK İŞ KAZASI ANALİZLERİ<br />
4.1. Örnek-1 </strong>Olay: A İşyerinde bant merkezinde bakım-temizlik görevlisi olarak çalışan işçi sabah işe gelir ve hava muhalefeti nedeniyle işe gelemeyen vardiya sorumlusunu beklemeden ve bant merkezi operatörü ile iyi koordinasyon yapmadan ve bant kumanla şalterini kilitlemeden bant boğazına girerek temizlik işine başlar. İşe geç gelen vardiya sorumlusu işçinin bant boğazında olduğunu bilmediğinden ve yeterli kontrol yapmadan bant başlığını manuel konuma getirerek geriye çakmak ister. Bu sırada bant boğazında temizlik yapa işçi düşerek hayatını kaybeder.</p>
<p>Tespit Edilen Olumsuzluklar:<br />
1. Kazalı işçi bant kumanda şalterini kilitlemeden, vardiya sorumlusunu beklemeden, yeterli koordinasyon yapmadan bant boğazına girerek temizlik yapmaya başlamıştır.<br />
2. Vardiya sorumlusu işe geç geldiği halde yeterli kontrol yapmadan bandı hareket ettirmiştir.<br />
3. Kule operatörü sistem emniyet halatı ile devreden çıkarılmış ise devre dışı kalmakta ve ayrıca tüm sisteme hâkim olamamaktadır.<br />
4. Sesli uyarı sistemi çalıştığı halde gürültü nedeniyle veya birçok bant başlığı bulunduğundan hangi başlığın hareket ettiği ayırt edilememektedir.<br />
5. Vardiya amirleri ve Bant Merkezi sorumluları, işe gelmeyen vardiya sorumlusunun yerine görevlendirme yapmamışlardır.<br />
6. Kazalı daha önce bu konuda eğitim aldığı halde ve talimatlara aykırı hareketi ve aynı hatayı daha önceki tarihlerde yapması dolayısıyla uyarı cezası aldığı halde aynı hatayı tekrarlamış, uyarı ve talimatlara uymamıştır.</p>
<p>Alınması Gerekli Tedbirler:<br />
1. Bant Kontrol Merkezinin sisteme tamamen hâkim olması sağlanmalı, onun onayı olmadan sistem hareket ettirilemez hale getirilmelidir. Sistem manuel olarak hareket ettirileceği zaman operatör manuel kumandayı açarak onay vermelidir.<br />
2. Bölüm Şefleri, Vardiya Amirleri ve Vardiya Sorumluları işe başladıklarında tam bir kontrol yapmalı ve iyi bir koordinasyon sağlanmalı ve işveren de bu hususu takip etmelidir.<br />
3. Bant hareket ettiğinde sesli uyarıya ilaveten bant başlıklarına ışıklı uyarı lambaları konulmalıdır.</p>
<p>Sonuç ve Kanaat: Kazalı işçi % 45 kusurlu, İşveren % 25 kusurlu, Bölüm Şefi, Vardiya Amiri ve Vardiya Sorumlusu % 10’ar kusurludur. Bu kusur oranlarında incelemeyi yapan kişinin olay hakkındaki kanaatine göre ve iş kazasının şartları göz önüne alınarak % 5 esnetme yapılabilir.<br />
<a rel="attachment wp-att-60" href="http://www.riskanaliz.net/2007/10/30/is-kazalarinin-incelenmesi-ve-kaza-analizi/cizelge-2/" title="Çizelge 2"><img src="http://www.riskanaliz.net/wp-content/uploads/2007/10/sekil-3-harun.thumbnail.JPG" alt="Çizelge 2" /></a></p>
<p><strong>4.2. Örnek–2</strong><br />
Olay: İşveren A tarafından bir maden arama ruhsatı alınmış ve maden sahasına yakın köylerden temin edilen işçilerle açık işletme tarzında kazı ve maden arama çalışması yapılmaktadır. İşveren yasal işlemleri yerine getiremediği için patlayıcı madde ruhsatı alamamıştır. Bu nedenle gübre olarak kullanılan potasyum nitrat mazot veya şekerle karıştırılarak bir nevi ilkel bir patlayıcı madde hazırlanmakta ve işveren tarafından kullandırılmaktadır. İşçiler bu türden bir işyerinde çalışmamışlardır ve patlayıcı madde ile ilgili olarak hiçbir bilgi ve becerileri yoktur. Kaza günü işyerinde işveren tarafından hazırlanan patlayıcı maddeler deliklere konularak patlatılmış ancak bir kısmı tam olarak patlamamıştır. İşveren işçilere bunların hiçbir zararının olmadığını lağımlardaki patlayıcının yanarak yok olduğunu söyleyerek çalışmaya devam etmelerini ister. İşçiler lağım delmek için hava tabancası ile çalışırken birden bir patlama meydana gelir. Bu patlama sonucunda kazalılardan birinin gözleri görme yeteneğini % 80 kaybeder, diğer bir işçinin ise ayağın kırılmıştır.</p>
<p>Tespit Edilen Olumsuzluklar:<br />
1. İşveren işyerinde yasaların izin verdiği türden bir patlayıcı madde yerine kendi imal ettiği patlayıcı maddeyi kullanmış ve bu emniyetsiz patlayıcı madde nedeniyle kaza meydana gelmiştir.<br />
2. İşveren Patlayıcı maddeleri bu iş için ehliyeti olmayan kişilere yaptırmıştır.<br />
3. İşveren maden sahası için Teknik Nezaretçi atamış ancak kazadan kısa bir süre önce Teknik Nezaretçi istifa etmiştir.<br />
4. İşveren işçilere işyerinde kullanılan tehlikeli maddeler ve bunların tehlikesi konusunda yeterli bilgilendirme ve eğitim yapmadığı gibi işçilere bunun tehlikesiz olduğunu söyleyerek yanıltmıştır.</p>
<p><a rel="attachment wp-att-61" href="http://www.riskanaliz.net/2007/10/30/is-kazalarinin-incelenmesi-ve-kaza-analizi/cizelge-3/" title="Çizelge 3"><img src="http://www.riskanaliz.net/wp-content/uploads/2007/10/sekil-4-harun.thumbnail.JPG" alt="Çizelge 3" /></a><br />
Alınması Gerekli Tedbirler:<br />
1. Patlayıcı madde kullanma ruhsatı alınarak yasal ve güvenli patlayıcı madde kullanılmalıdır.<br />
2. Patlayıcı Madde bu konuda eğitim almış ehliyetli ateşçilere yaptırılmalıdır.<br />
3. Patlayıcı maddenin alınması, taşınması, kullanılması ve depolanması sırasında alınması gerekli tedbirlerle ilgili olarak talimatname veya yönerge hazırlanmalıdır.<br />
4. İşveren tarafından Teknik Nezaretçi tayin edilerek ocağın kontrol edilmesi sağlanmalıdır.<br />
5. İşçiler işyerindeki tehlikeler ve bunlardan korunma yolları öğretilmeli ve iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmelidir.<br />
6. İşveren işçilerini tehlikeli durumlara karşı gerekli şekilde ikaz etmelidir.<br />
Sonuç ve Kanaat:<br />
İşveren alması gerekli hiçbir tedbiri almadan çalışma yaptırdığı için bu kaza ile ilgili olarak % 100 kusurlu ve sorumludur. Kazalı işçiler bu türden işlerde hiç çalışmamış, deneyimsiz ve bilgisiz kişiler olduğu için kusur ve sorumlulukları yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.riskanaliz.net/is-kazalarinin-incelenmesi-ve-kaza-analizi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş Sağlığı ve Güvenliğinin Temel Prensipleri</title>
		<link>http://www.riskanaliz.net/is-sagligi-ve-guvenliginin-temel-prensipleri/</link>
		<comments>http://www.riskanaliz.net/is-sagligi-ve-guvenliginin-temel-prensipleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Oct 2007 07:16:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Risk analizi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hijyeni]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.riskanaliz.net/2007/10/25/is-sagligi-ve-guvenliginin-temel-prensipleri/</guid>
		<description><![CDATA[Main principles of occupational health and safety
Harun ATILGAN
Maden Mühendisi-İş Müfettişi-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-
İş Teftiş Adana Grup Başkanlığı
ÖZET: Bu çalışmada iş kazalarının ortaya çıkış nedenleri, bu konuda alınabilecek önlemler ile iş sağlığı ve güvenliğinin ana prensipleri gibi konular incelenmektedir.
ABSTRACT; In this study the causes of work accidents, precautions that can be taken and labour health [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-53" href="http://www.riskanaliz.net/2007/10/25/is-sagligi-ve-guvenliginin-temel-prensipleri/sekil-1-is-sagligi-ve-guvenliginin-asamalari/" title="Şekil-1: İş sağlığı ve güvenliğinin aşamaları"></a><a rel="attachment wp-att-53" href="http://www.riskanaliz.net/2007/10/25/is-sagligi-ve-guvenliginin-temel-prensipleri/sekil-1-is-sagligi-ve-guvenliginin-asamalari/" title="Şekil-1: İş sağlığı ve güvenliğinin aşamaları"></a><strong>Main principles of occupational health and safety</strong><br />
Harun ATILGAN<br />
Maden Mühendisi-İş Müfettişi-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-<br />
İş Teftiş Adana Grup Başkanlığı</p>
<p>ÖZET: Bu çalışmada iş kazalarının ortaya çıkış nedenleri, bu konuda alınabilecek önlemler ile iş sağlığı ve güvenliğinin ana prensipleri gibi konular incelenmektedir.</p>
<p>ABSTRACT; In this study the causes of work accidents, precautions that can be taken and labour health and security principles will be examined.</p>
<p>1. GİRİŞ<br />
İş kazası hem maddi ve hem de manevi olarak büyük kayıplara yol açan olumsuz bir durumdur. Hem, yetişmiş iş gücünü ve hem de tazminatlar vs nedeniyle ekonomik kaynaklarımızı kaybetmekteyiz. Bir ülkenin en önemli kaynağı insan potansiyelidir ve iyi değerlendirildiği takdirde birçok örnekte görülebileceği üzere birçok yeraltı ve yerüstü kaynaklardan daha fazla üretim ve kazanç sağlar. İşsizlik oranının yüksek olduğu fakat yetişmiş ve kalifiye eleman açığının fazla olduğu göz önüne alındığında kayıpların daha da fazla olduğu ortaya çıkar. Buna karşın iş kazalarının büyük çoğunluğunun önlenebilir türden olduğu göz önüne alındığında ne derece basit nedenlerden dolayı önemli miktarda insan, zaman ve kaynak israf ettiğimizi anlarız.</p>
<p><strong>2. İŞ KAZALARININ NEDENLERİ</strong><br />
Tehlikeli Durum X Tehlikeli Hareket = İş Kazası<br />
Formülü ile ifade edilen iş kazasını oluşturan iki temel eleman mevcuttur. Bunlardan her hangi birinin sıfır olması, sonucun da sıfır olması sonucunu ortaya çıkarır. Bu “Tehlikeli Durum” veya “Tehlikeli Hareket” elemanlarından birinin ortadan kaldırılması ile iş kazası riskinin ortadan kalkacağı anlamına gelir. Yani işyerindeki tehlikeli durumların tamamen ortadan kaldırılması ile tehlikeli hareketler önlenmemiş olsa bile iş kazaları tamamen ortadan kalkar. Aynı şekilde tehlikeli hareketin de tamamen önlenmesi ile tehlikeli durum devam etse bile iş kazası riski bütünüyle ortadan kalkar.</p>
<p><span id="more-52"></span><br />
Ancak bu pratikte pek mümkün değildir. Hiçbir zaman tehlikeli durumların yüzde yüz ortadan kaldırılması ve sıfır riskli işyeri ortamı yaratılması imkânsızdır. Son derece basit işlerin yapıldığı ve risksiz gibi görülen büro işlerinde bile az da olsa bir risk söz konusudur. Yine aynı şekilde insan faktörü ve insanın psikolojik, sosyolojik ve kültürel durumu göz önüne alındığında tehlikeli hareketlerin tamamen önlenmesi hemen, hemen imkânsızdır.<br />
İş kazaları ile mücadelede ilk aşama olarak işyeri genelinde kapsamlı ve ayrıntılı bir Risk Analizi yapılması gerekir. İşyeri ortamındaki tüm tehlike ve riskler tespit edilmeli ve buna göre gerekli tedbirlerin nasıl alınacağı araştırılmalıdır. Şimdi iş kazalarını oluşturan iki temel nedeni ayrı, ayrı inceleyelim.<br />
<strong>2.1. Tehlikeli Durum:<br />
</strong>İşyerlerinde yapılan işin özelliklerinden ve çalışma şartlarından dolayı doğal olarak işyeri ortamında fiziksel veya kimyasal birçok risk ortaya çıkacaktır. Kazı yapılacak, malzeme taşınacak, bir şeyler kesilecek, kaynak yapılacak veya en azından bu işlerin yapılması için enerji kullanılacaktır. Bu ve bunun gibi yüzlerce risk karmaşık bir örgü halinde işyeri ortamını saracaktır. Bütün bu risklerin ortadan kaldırılmaya çalışılması bazen işi durma noktasına kadar götürebilirken ortaya çıkan maliyetler ve zaman kaybı da çalışmanın yapılamaması sonucunu doğurabilir.<br />
İşyerindeki tehlikeli durumlara bir göz atacak olursak kaynağın türüne göre çok değişik faktörler karşımıza çıkar. Bunların her biri ayrı, ayrı özellikte olmakla birlikte alınacak önlemler de farklılıklar gösterir. İşyerinde tehlike kaynaklarını kaynağın türüne göre sınıflandırdığımızda nelerin kontrol edilmesi gerektiği aşağıda görülmektedir.<br />
1. Makine ve Teçhizatın Hareketli Kısımlarını Kontrol Altına Al: Makinaların açıkta dönen tambur, volan, mil, şaft, kayış, kasnak, kablin tüm aksamları ile ezen, delen, öğüten veya kesen operasyon noktaları mümkün olduğu kadar koruyucularla kontrol altına alınmalıdır.<br />
2. Tehlikeli Bölgeleri Kontrol Altına Al: Düşme, malzeme düşmesi veya parça fırlama tehlikesi olan yerler ile içine düşülmesi tehlikesi olan büyük karıştırıcı kazanlar, silolar, çukurlar, geçitler, merdiven ve sahanlıklar mümkün olduğunca ızgara, parmaklık, korkuluk, bariyerle veya koruganlarla korunmalı ve/veya tamamen kapatılmalıdır.<br />
3. Enerjiyi Kontrol Altına Al: İşyerinde kullanılan tüm enerji kaynakları, elektrik, buhar, basınçlı hava veya sıvı vs için tedbir alınmalıdır.<br />
4. İşyerinde Depolanan ve/veya Kullanılan Tehlikeli ve Zararlı Maddeleri Kontrol Altına Al: İşyerinde depolanan ve/veya kullanılan bütün tehlikeli ve zararlı maddeler göz önüne alınarak bunların çevreye veya insanlara karşı etkileri ve çevreden bu maddelere karşı yapılacak zararlı etkiler gözden geçirilmelidir.<br />
5. Nakliyat veya Sevkıyatı Kontrol Altına Al: İşyerindeki tüm malzeme akışı ve taşıma işlerinde büyük tehlikeler ve riskler vardır ve kontrol altına alınmalıdır.<br />
Ayrıca işyerinde ortaya çıkan tehlikeli durumlar ortaya çıkış nedenlerine göre bir sınıflamaya tabi tutulduğunda ise aşağıdaki faktörlere bağlı olduğu ortaya çıkar.<br />
2.1.1. İşyeri Organizasyonu:<br />
İşyerindeki iş organizasyonu da çalışmaları ve kişileri etkileyen bir faktör olarak kışrımıza çıkar. Biri birinden bağımsız birçok ekibin birlikte çalışmak zorunda olduğu büyük çaplı işyerleri ve özellikle inşaat işlerinde bu ekiplerin çalışmalarının bir birini etkilememesi için çok iyi bir organizasyon gereklidir. Her ekip kendi güvenliğini sağlasa bile kullanım alanı kesişen ortak noktaların güvenliği konusunda zaaflar ortaya çıkabilir. Buralarda ya en üst birim tarafından işyeri bir bütün olarak ele alınarak güvenlik önlemleri gözden geçirilmeli ve hangi ekibin hangi noktalardan sorumlu olduğu kesin olarak belirlenmelidir. Ayrıca her ekibin çevreye verebileceği etki hesaba katılarak organizasyon sağlanmalı ve mutlaka bir koordinatör görevlendirilmelidir.</p>
<p>2.1.2. Makine-Ekipman-Teçhizat-Malzeme Seçimi:<br />
Yapılan işin niteliğin göre doğru donanımın, malzemenin ve/veya teçhizatın seçilmiş olması son derece önemlidir. İşe uygun olmayan malzeme, teçhizat ve donanımla yapılan işlerin hem başarı şansı azdır birçok aksaklık ortaya çıkar, hem de ortaya çıkan bir takım zorlamalar sonucunda iş kazası ortaya çıkabilir. Her makine yapabilecekleri sınırlı bir takım işler için tasarlanmıştır. Bir makinayı tasarımı dışında bir işte kullanmak hem verim kaybına yol açar ve hem de makine bu iş için yeterli koruma düzeneğine sahip olmadığı için kazaya karşı korunmasızdır. Örneğin Lastik tekerlekli veya paletli yükleyiciler yığın haldeki malzemenin kamyon veya araçlara yüklenmesi için tasarlanmıştır. Bu yükleyicinin dozer yerine kazı işlerinde kullanılması denge açısından tehlikelidir. Yine aynı şekilde inşaatlarda yük asansörü olmadığı için bütün malzeme gırgır vinç ile katlara taşınmaya çalışılmakta ve bundan dolayı birçok kaza meydana gelmektedir. İşleri kolaylaştıran bir takım küçük araçlar, küçük aletler, takımlar bile en azından zaman kazanmak için son derece yararlıdır. Bu nedenle yapılan işin türüne göre gerekli olan tüm makine, teçhizat, donanım işin başında planlanmalı ve doğru makine-ekipman ve doğru malzeme ve teçhizat seçilmelidir.</p>
<p>2.1.3. Personel ve Ekip Seçimi:<br />
Bir işin nasıl ve ne şekilde yapılacağı planlandıktan sonra sıra bu işi bu şartlarda yapabilecek olan ekiplerin ve personelin seçimine gelmiştir. İşi iyi bilen profesyonel ekiplerle çalışmak birçok avantajı beraberinde getirirken aynı zamanda iş kazaları açısından da olumlu bir durum ortaya çıkarır. Neyi ne zaman ve ne için yapacağını bilen, iş tecrübesi son derece yüksek kişilerin işyerindeki riskleri ve tehlikeleri daha iyi algılayacakları ve iş güvenliği kurallarına daha sadık kalacakları ve koruma düzeneklerini daha iyi muhafaza edecekleri unutulmamalıdır. Yeterli bilgi, tecrübe ve donanımdan yoksun ekiplerin işyerinde birçok tehlikeli durum ve risk ortaya çıkarabilecekleri ortadadır. Örneğin bir açık işletmede delme patlatma işi son derece önemlidir ve çok fazla bilgi, beceri, tecrübe ve yeterli donanım gerektirir. Bunlara sahip bir ekip işyerindeki diğer çalışan ekiplerin güvenliğini tehlikeye düşürmeden çok kısa zamanda, çok az malzemeyle işini yapıp ocağı terk etmelidir. Bu olanaklara sahip olmayan ekipler tecrübesizlik, bilgi, beceri ve donanım eksikliği nedeniyle birçok aksaklık yaşayacak, diğer ekiplerin güvenliğini tehlikeye atacak, kendi çalışmaları aksadığı gibi diğer ekiplerin de çalışmasını aksatacak, gereğinden fazla zaman ve malzeme kullanacaktır.</p>
<p>2.1.4. İşyerinin Psikolojik Durumu:<br />
İşyerinde yapılan işin niteliğinden kaynaklanan bir takım nedenlerden dolayı işyerinde stres, kargaşa ve acelecilik bir takım psikolojik baskılar ortaya çıkabilir. Normal koşullarda her hangi bir tehlike söz konusu olmaz iken, sıkışık bir zamanda ve acil durumlarda birçok tehlike ortaya çıkabilir. Psikolojik faktörler hem tehlikeli ortam ve hem de tehlikeli hareketleri etkileyen önemli bir faktördür ve tedbirler düşünülürken en fazla dikkat edilmesi gereken konuların başında gelir.</p>
<p>“bu kadar aksilik nasıl bir araya geldi?” sorusu yerine “bu kadar aksiliğin bir araya gelmesini önleyecek ne gibi bir önlem aldık?” sorusunu sormamız gerekir.<br />
Zira iş kazaları normal koşularda meydana gelmez, mutlaka bir veya birkaç faktörün bir araya gelmesi ile birlikte olağan dışı durumlarda ortaya çıkar. İşyerinde risk analizi yapılırken normal koşullar değil, olağanüstü durumlar öncelikle dikkate alınmalıdır. Çünkü bu durumlar işyerinde nadiren yapılan işlerdendir ve göz ardı edilmesi muhtemeldir. İşyerinde bazen birden fazla olumsuz durum bir araya gelerek işletmeyi zor durumda bırakır ve bu gibi durumlar iş kazaları açısından en hassas zamanlardır. Bu durumda “bu kadar aksilik nasıl bir araya geldi?” sorusu yerine “bu kadar aksiliğin bir araya gelmesini önleyecek ne gibi bir önlem aldık?” sorusunu sormamız gerekir. Zamanında yetişmesi gereken bir sipariş nedeniyle çalışmalar sırasında birçok güvenlik kuralı göz ardı edilebilir. Aniden ortaya çıkan bir arızanın giderilmesi için yapılan çalışmalarda iş güvenliğinin hiçe sayıldığı durumlar oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Örneğin yüksek gerilim hattında yapılacak bir çalışma sırasında gerilim kontrolü ve hat topraklaması yapılmadan hattın enerjisinin kesildiği düşünülerek direğe çıkılmış ve ters besleme nedeniyle hat tamamen enerjisiz hale getirilmediğinden kaza meydana gelmesi gibi olaylar çok sık karşılaşılan bir durumdur.</p>
<p>2.1.5. Çevresel Faktörler:<br />
Ayrıca çevresel faktörler de tehlikeli durum içinde mütalaa edilebilir. İşyeri ortamının atmosferik yapısı, aydınlatma durumu, çalışma sırasında ortaya çıkan tehlikeli ve zararlı atıklar, gürültü, titreşim gibi faktörler çalışan kişileri etkiledikleri gibi iş kazalarına veya meslek hastalıklarına yol açma tehlikeleri vardır.</p>
<p>2.2. Tehlikeli Hareket:<br />
İnsan yaradılış itibariyle son derece güçlü ve şartlara kolay uyum sağlayan mükemmel yapısına rağmen, unutkanlık, dalgınlık veya algılama yetersizliği gibi bir takım olumsuz zaafları da vardır. İnsanın bu zaafından dolayı işyeri ortamında çalışacak kişiler ne kadar eğitim görürlerse görsünler, ne kadar ikaz edilirlerse edilsinler tehlikeli hareketlerin önüne geçilemez.<br />
İşyerindeki çalışmalar sadece ve sadece insanın dikkatine ve becerisine terk edilemez.<br />
Bu nedenle işyerindeki çalışmalar sadece ve sadece insanın dikkatine ve becerisine terk edilemez. İşyerindeki güvenlik önlemlerinin en zayıf halkası ve en az güvenilir olanı insan faktörüdür.<br />
İşyerindeki güvenlik önlemlerinin en zayıf halkası ve en az güvenilir olanı insan faktörüdür.<br />
Tehlikeli hareketlerin ortaya çıkış nedenlerine gelince yine karmaşık bir yapı kışrımıza çıkar. Bu faktörleri aşağıdaki gibi gruplandırabiliriz.</p>
<p>2.2.1. Tehlikenin Algılanması:<br />
Tehlikenin algılanması kişinin sosyolojik ve psikolojik yapısı ile birlikte eğitim durumu, bilgi ve tecrübe seviyesine göre değişiklik gösterir. İşyerine henüz yeni girmiş ve işyerindeki tehlikelerden habersiz olan tecrübesiz bir işçi kazaya en açık kişi olurken, tecrübesi ve eğitim düzeyi yüksek bir işçinin tehlikeli durum karşısında aşırı güven nedeniyle aymaz bir tutum içine girmesi ve iş güvenliği tedbirlerini savsaması sonucu kazaya maruz kalması sık karşılaşılan bir durumdur. Burada en önemli nokta tehlikenin algılanıp algılanmadığından ziyade tehlike karşısında sergilenen tutum ve davranışların daha önemli olmasıdır.</p>
<p>2.2.2. Sağlık Durumu ve Fiziksel Yapı:<br />
İşçinin fiziki yapısının ve sağlık durunun yapacağı işe uygun olması yasa gereğidir. Bünye olarak zayıf bir kişiye ağır bir işi yaptırılmaya çalışılması elbette kaza riskini artırır. Yine sağlık durumu yaptığı işe uygun olmayan bir işçinin yapmakta olduğu işin sonucu olarak ortaya çıkan bir takım olumsuzlukları sindirmede zorluklarla karşılaşabilir. Örneğin sara hastalığı olan bir kişinin her hangi bir makinada operatörlük yapması, yüksekte çalışması her an kaza riski ile karşı karşıya gelmesi demektir. Yine aynı şekilde tansiyon veya kalp rahatsızlığı olan kişilerin bu durumları hesaba katılarak bünyelerine uygun işlerde çalıştırılması gerekir.</p>
<p>2.2.3. Eğitim Durumu ve Kültür Düzeyi:<br />
Kişinin eğitim ve kültürel düzeyi yaptığı işteki tutum ve davranışlarla bire bir ilişkilidir. Eğitim ve kültür düzeyinin en az olduğu inşaat sektöründe emniyet kemeri ve baret gibi iş güvenliği malzemelerinin kullanımında çok büyük güçlükler yaşanmaktadır. Emniyet kemeri ile hayvan yuları arasında benzerlik kuranlar bile görülmüştür. Eğitim ve kültür düzeyi tehlikenin algılanmasından, emir ve talimatlara uyma gibi birçok faktöre etki eder. Çalışma ve iş disiplini tamamen eğitimle ilgilidir. Çocukluk ve gençlik yıllarında iyi bir çalışma ve iş disiplini kazanmamış kişiler ileriki yaşlarda iş hayatında sıkıntılarla karşılaşacaklardır. Eğitim ve kültürden kasıt okul bitirmek veya bilgili olmak değil, şartlara uyum sağlamaya çalışmak, disiplinli olmak ve bilgi ve becerisini işine yansıtmaktır. Ailesinde veya yaşam tarzında düzensizlikler olan kişilerin de iş kazalarına daha yatkın oldukları bir gerçektir. Aile içi geçimsizlikler sonucu ortaya çıkan moral durum iş kazasını tetikleyebilir. Örneğin gece vardiyasında çalışan bir işçinin yeterince dinlenmeden vaktinin çoğunu kahvehanede geçirmesi sonucu uykusuzluk nedeniyle kazaya maruz kaldığı görülmüştür. Bu nedenlerle işçilerin işe alınırken ailevi durumları, yaşam tarzları, zararı alışkanlıklarının olup olmadığı soruşturulmalı, hatta izlenmelidir. Şantiyelerde işçiler arasında kumar nedeniyle bir takım olayların olması, hatta kasten kaza süsü verilen olaylar meydana gelmesi bile muhtemeldir.</p>
<p>2.2.4. Psikoloji<br />
Her alanda karşımıza çıkan psikoloji davranışlarımıza müspet veya menfi etkisi nedeniyle iş hayatında önemli bir yere sahiptir. Bir işçinin stres altında nasıl tepki vereceği bilinmelidir. Panikleme, korkarak kaçma veya tehlikenin üzerine gitmesi kişinin psikolojik yapısına bağlıdır. Yapılan işin özellikleri dikkate alınarak işçi seçilmelidir. Bazı kişiler işin fiziki zorluklarına karşı direnç gösterebilirken en küçük bir stresi kaldıramayabilirler. Yükseklik korkusu, kapalı mekânlarda korkuya kapılma toplumda sık karşılaşılan durumlardandır. Bu tür kişiler işsizlik veya zorunluluk nedeniyle bu türden işlerde çalışmak isteyebilirler.</p>
<p>2.2.5. Uyum Sağlama ve Alışkanlıklar:<br />
İşçilerin çalışma ortamı, araç-gereçlerle ve koruyucu donanımlara uyum sağlaması son derece önemlidir. Bu biraz ergonomi ile ilişkili bir konu olmakla birlikte aslen insan doğduğu günden itibaren bir takım araç ve donanımlara uyum sağlama çabasına girer. Hiçbir araç ve donanım insan doğasına tam olarak uygun değildir. Ancak insan zamanla bu donanımlara uyum sağlar ve bunlar insan uzuvlarının bir parçası olur. Örneğin yeni gözlük takmaya başlayan veya yeni takma diş yaptıran bir kişi mutlaka bir-iki hafta kadar sıkıntı çeker. Ancak alıştıktan sonra bunlar olmadan çalışma yapamayacak veya yemek yiyemeyecek kadar benimser ve adeta vazgeçilmez bir ihtiyaç haline gelir. Bunun gibi işyerinde kullanılan araç-gereç, alet-takım ve koruyucu donanımın ilk günlerde sıkıntı ve rahatsızlık vermesi normaldir. Bu alışma devresinde çeşitli teknikler kullanılarak bu uyum devresi sonunda tam benimseme ve uyum sağlanabilir. Örneğin bir kulak tıkacı ilk takıl-dığında insanın kulaklarında bir basınç hissi uyandırır. İlk zamanlarda kısa sürelerle alışmaya çalışılmalıdır, daha sonra bu süre artırılarak işçilere tam çalışma süresinde kulak tıkacı kullanma alışkanlığı kazandırılabilir.<br />
Kişisel koruyucu donanımların yapılan işe uygun olması ve işçinin yaptığı işe engel ve zorluk teşkil etmemesi için doğru bir seçim yapılması kaliteli ve etkili malzemelerin kullanılması gerekir. Örneğin baretin başa iyi oturması, sıcak ortamlarda iyi havalandırma sağlaması bunun kullanılabilirliğini arttırır. Aksi halde kalitesiz ve özensiz yapılmış ve bu nedenle işçiyi rahatsız eden bir koruyucunun kullanılmasını beklemek fazla iyimserlik olur.<br />
Her hangi bir makinada operatör olarak çalışan kişi bu makinayı kendi uzuvları gibi hissetmedikçe ona hâkim olması mümkün değildir. Bu ise belirli bir süre alışma devresinden sonra meydana gelir. Yine aynı şekilde bir tezgâhta çalışmakta olan bir işçinin işini doğru bir teknikle öğrenmesi çok önemlidir. İşe yeni başladığında edindiği bir takım yanlış teknikler ileriki aşamalarda değiştirilmesi çok zor bir hal alır ve işçinin iş yaşamı boyunca onu her an bir iş kazası ile tehdit eder. Bu nedenle işçilere doğru hareketlerin ve doğru tekniklerin daha ilk aşamada verilmesi hedeflenmelidir. Bunun içinde ilk aşamada çok sıkı bir kontrol ve izleme mekanizması kurulmalıdır. Aslında bu konular meslek liselerinde veya çıraklık okullarında kazandırılmalı ve işçi iş yaşamına daha hazır ve işe yatkın olarak gelmelidir.</p>
<p><strong>3. İŞ KAZALARININ ÖNLENMESİ</strong><br />
İş kazalarının önlenmesinde izlenecek yol yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü daha istikrarlı ve güvenilir olan tehlikeli durumların önlenmesi temel alınarak oluşturulur ve bu çatının oluşturul-masındaki en önemli ve güvenilebilir elemandır. Çünkü insan davranışlarına güvenilemez, çünkü insan davranışları standart veya durağan değildir. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliğinin temel kuralı öncelikle tedbir almaktır. Tedbir alınmayan bir işte iş güvenliğinden söz edilemez. İş kazalarının % 70’i yüksekten düşme ve makine ve teçhizattan kaynaklanan kazalardır. Bu da göstermektedir ki, iş kazalarının çoğunluğu tehlikeli durumlardan kaynaklanmakta ve aslen önlenebilir kazalar olduğu görülmektedir. İş güvenliği tedbirleri ve güvenlik önlemleri ise sadece tek aşamadan ibaret olmamalıdır. Bunun ikinci ve hatta üçüncü derece güvenlik tedbirleri ile desteklenmesi gerekir. Bu sağlandıktan sonra artık iş sağlığı ve güvenliği için sağlam bir zemin ve temel elde edilmiş olur. Ancak bu da yeterli değildir. Bu güvenlik tedbirlerinin mutlaka belirli sürelerde kontrol ve/veya test edilmesi yerinde ve sağlam olup olmadığı ve koruma düzeneklerinin yeterli seviyede koruma sağlayıp sağlamadığının test ve kontrol edilmesi gereklidir. Kontrol edilmeyen güvenlik önlemlerinin zaman içinde erozyona uğrayabileceği, güvenlik zafiyetlerinin ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Bunlar da sağlandıktan sonra artık insan faktörüne ve dolayısıyla tehlikeli hareketlerin önlenmesi çalışmalarına geçilebilir.<br />
İşyeri ortamında ne tür risklerin bulunduğu ve ne tür tehlikeli durumlara maruz kalınabileceği gibi çeşitli senaryolar üretip bunlara karşı ne tür tedbirler ve çalışma şekillerinin oluşturulacağını inceleyen ve değerlendiren Risk Analizi yöntemi artık belirli büyüklükteki işyerlerinden risk durumuna göre zorunlu olarak istenmektedir. Plan ve Proje aşamasında dahi başlayabilecek olan bu çalışma sonucu bir takım riskler ve tehlikeli durumlar önceden öngörülüp daha plan ve proje safhasında ortadan kaldırılabilir. Örneğin bir akaryakıt tankının işyeri ortamında nereye konulacağı, hangi kritik veya tehlikeli bölgelerden ne kadar uzaklıkta olacağı, tankın çevreye etkisi, çevrenin tanka etkisi gibi birçok sorunun cevaplanması gerekmektedir.<br />
Yine bir kalite standardı olarak karşımıza çıkan ISO–9000 ve işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği standardı olarak düzenlenen ISO–18001 ve diğer sürümlerinin de işyeri organizasyonu ve verimliliğine olumlu etkisi ve dolayısıyla iş sağlığını ve güvenliğini olumlu yönde etkilediği görülmektedir. Zira kalite çalışmaları çerçevesinde bir işin en ekonomik, en az maliyetle ve en az riskle nasıl yapılacağı detaylı bir şekilde araştırılmakta ve buna göre bir sistem kurulmaktadır. Bu şekilde yapılacak işin niteliği kesin olarak ortaya çıktıktan sonra işe uygun eleman seçimi veya bu aşamaları sağlayacak eğitim programları düzenlemek daha verimli olmaktadır.<br />
Şekil-1’deki şemada iş sağlığı ve güvenliğinin aşamaları şematik olarak gösterilmiştir.</p>
<p><a rel="attachment wp-att-54" href="http://www.riskanaliz.net/2007/10/25/is-sagligi-ve-guvenliginin-temel-prensipleri/sekil-1-is-sagligi-ve-guvenliginin-asamalari-2/" title="Şekil-1: İş sağlığı ve güvenliğinin aşamaları"><img src="http://www.riskanaliz.net/wp-content/uploads/2007/10/sekil-1-harun.thumbnail.JPG" alt="Şekil-1: İş sağlığı ve güvenliğinin aşamaları" /></a></p>
<p><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><em>Şekil-1: İş sağlığı ve güvenliğinin aşamaları</em></span> </p>
<p>Bu sıralama iş güvenliğini sağlama ve iş kazalarını önlemede temel kılavuzdur.Bu sıralama iş güvenliğini sağlama ve iş kazalarını önlemede temel kılavuzdur. Bu sıralamanın bozulması iş güvenliğini zafiyete uğratır. Örneğin birçok işyerinde yeterli tedbir alınmadan uyarı ve ikazlarla iş güvenliği sağlanmaya çalışılmakta ancak iş kazalarını önlemede etkisiz olduğu görülmektedir. Yeterli güvelik önlemi almadan uyarı ve ikazın hiçbir etkisi yoktur. İşyerinde yeterli bir güvenlik ve kontrol ağı kurmadan işçilere eğitim verilemez. İş kazalarını incelemede de bu sıralama dikkate alınarak inceleme yapılmalıdır. Alınmayan bir tedbirin kontrolünden de söz edilemez.<br />
İş kazaların önlenmesi için ilk olarak yapılması gereken ne kadar zor, pahalı veya zaman alıcı olsa da tehlikeli durumların ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesidir.<br />
Özetleyecek olursak iş kazaların önlenmesi için ilk olarak yapılması gereken şey ne kadar zor, pahalı veya zaman alıcı olsa da tehlikeli durumların ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesidir. Daha sonra ise bu güvenlik önlemlerinin yerinde ve yeterli koruma sağlayıp sağlamadığı test edilmesi ve belirli sürelerle kontrol edilmelidir. Daha sonra ise eğitim, uyarı ve ikazlar gelir.<br />
Son yıllarda etkin bir şekilde iş kazalarının önlenmesinde uygulanan Risk Analizi ve kalite standartları ile ilgili ISO 9000, ayrıca iş sağlığı ve güvenliği standardı olan ISO 18001 gibi kalite standardize çalışmalar iş kazalarının önlenmesi açısında çok iyi bir alt yapı oluştururlar.</p>
<p><strong>3.1. Tehlikeli Durumların Önlenmesi:<br />
</strong>3.1.1. Güvenlik Önlemleri:<br />
Tehlikeli bölümlerin girişlerinin kapatılması veya kilitlenmesi, düşme tehlikesi olan platform boşluklarında korkuluk yapılması, makinaların hareketli kısımlarının koruyucu içine alınması, elektrikle çalışan makinaların topraklanması gibi tedbirler birinci derece güvenlik önlemleridir. Birinci derece güvenlik önlemi kazanın ve dolayısıyla tehlikeli hareketin sıfıra yakın bir seviyeye indirilmesi için en önemli ve etkili yoldur. Yukarıda da belirtildiği gibi işyerinde öncelikle iyi bir Risk Analizi yapılması ve buna göre tehlikeli durumların neler olduğunun tespit edilmesi ve bu doğrultuda gerekli tedbirlerin alınması son derece faydalıdır. İyi bir Risk Analizi ile işyeri ortamında ilk bakışta görülemeyen birçok tehlikeli durum ve risk önceden tespit edilebilir. Risk Analizi yapılırken en kötü senaryoya göre düzenleme yapılması ve hatta sondan başa doğru düşünülerek bu işyerinde örneğin “bu bölümde yangın tehlikesi nasıl ortaya çıkabilir” şeklinde düşünülmelidir. Görüldüğü gibi hem risk analizi ve hem de kalite standartları çalışmaları iş sağlığı ve güvenliği için son derece faydalıdır.<br />
Ancak birinci derece güvenlik önlemleri iş kazalarını önlemede tek başına yeterli ve etkili bir çözüm yolu değildir. Bu birinci derece önlemler, ikinci, hatta üçüncü derece önlemlerle desteklenmelidir. Koruyucu içine alınan bir makinanın tehlikeli kısmına sadece kapak yapılması yeterli olmaz. Eğer makine çalışır vaziyette kapağın açılması ve kontrol yapılması gerekiyorsa kapağın altına ızgara konmalı veya kapak açıldığında makinanın çalışmasını durduran siviç tertibatı yapılması ikinci derece güvenlik önlemi olarak mutlaka gereklidir. Çünkü her ne kadar makinanın tehlikeli bölümleri kapakla koruyucu içine alınmış olsa da işçinin talimatlara aykırı olarak kapağı açarak kontrol yapma veya makinaya müdahale etme tehlikesi her zaman vardır. Izgara konulması veya kapağa siviç takılması ile makine daha güvenli bir hale gelir ve işçinin tehlikeli hareketi büyük oranda önlenmiş olur.<br />
İkinci derece güvenlik önlemlerinin ön önemli özelliği istisnalar dışında birinci derece güvenlik önlemlerine bağlı olarak görev yapmalarıdır. Daha açık bir ifadeyle tek başlarına güvenli ve etkili bir koruma sağlayamazlar. Örneğin kişisel koruyucu malzemeler güvenlik önlemlerinin en son halkasını teşkil eder. Yukarıdan malzeme düşme tehlikesi bulunan bir işyerinde işçilere sadece baret verilmesi tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Öncelikle malzeme düşme tehlikesine karşı önlem alınmalı, buna rağmen malzeme düşme tehlikesine karşı koruganlar veya bariyerler yapılmalı ve ayrıca da her ihtimale karşı diğer önlemlerin sekteye uğrayabileceği hesap edilerek işçilere baret verilmeli ve işçilerin de bunu kullanmaları sağlanmalıdır. Görüldüğü üzere tehlikeli durumların önlenmesi açısından yapılacak en önemli iş mümkün olduğu kadar güvenlik önlemlerini arttırmaktır. Güvenlik önlemleri ne kadar çok arttırılırsa ileride görüleceği üzere işçilerin tehlikeli hareket kabiliyetlerini önemli ölçüde azaltır. Tehlikeli durumların ortadan kaldırılması aşağıdaki etkenlere bağlıdır.</p>
<p>Makine-Ekipman-Malzeme Seçimi<br />
Birinci, ikinci ve üçüncü derece güvenlik önlemleri bir noktada seçilmiş olan makine donanım modeline veya tipine bağlı olabilir. İyi yapılmış bir seçim işleri son derece kolaylaştırırken kötü seçimler güvenlik önlemlerinin alınmasını imkânsız hale getirebilir. Örneğin iyi tasarlanmış ve koruyucuları mükemmel durumda olan bir makine elbette ki pahalıdır ve maliyeti arttırır, ancak iş kazalarından doğacak maliyetleri de hesaba katmak gerekir. Koruyucusuz bir makine ile koruyucusu bulunan güvenli bir makine arasındaki maliyet farkının kat, kat üzerinde tazminatlara maruz kalınabilir.<br />
İşyeri Organizasyonu<br />
İşyeri organizasyonu da önemlidir. Hangi ekibin ne şekilde çalışacağı ve bu ekiplerin bir birlerine etkileri iyi hesap edilerek iyi bir şekilde planlandığı bir işyeri organizasyonu büyük faydalar ve kontrol kolaylığı sağlar. Ekipler arasında mutlaka koordinasyon sağlayacak sistemler kurulmalıdır. İletişim kopukluğu nedeniyle meydana gelmiş birçok kaza bulunmaktadır. Örneğin bir açık iletmelerde veya taş ocaklarında lağım delen ekipler, hafriyat yapan iş makineleri ve kamyonlar, patlatma ekipleri ile iyi bir iletişim sağlamalıdır. Bunun için iyi bir işyeri organizasyonu gereklidir. Hangi ekibin nerede ve ne zaman çalışma yapacağı, çalışma sırasında alacağı emniyet tedbirleri ve uyarı araçları işe başlarken tüm ekiplere açık bir şekilde anlatılmalı ve uygulanması mutlaka takip edilmelidir.<br />
İşyeri Çalışma Şartları<br />
İşyerinin termal konfor, havalandırma, aydınlatma durumu, tehlikeli ve zararlı gaz ve toz durumu iş kazalarını önleme açısından önemle dikkate alınmalıdır. İşyeri ısısının aşırı düşük veya aşırı yüksek olduğu ortamlarda çalışan işçilerin rahat bir çalışma yapmaları imkânsızdır. Yeterince aydınlatılmamış bir ortamda çalışan kişiler de göremedikleri tehlikeli durumlara karşı savunmasızdırlar. İşyeri ortamındaki tehlikeli ve zararlı gaz ve tozlar da işçinin fonksiyonlarını tam olarak kullanmasını engeller ve uzun vadede işçinin sağlık durumunu bozarak kazaya neden olabilir. Her ne kadar bunlara karşı tedbir alınmaya çalışılsa da etkilerini sıfıra indirmek mümkün değildir. Örneğin soğuk bir ortamda çalışan bir işçiye kalın giysiler ve başlık giydirilmesi hareket kabiliyetini ve görüşünü sınırlar. Yine aynı şekilde tozlu veya zararlı gaz tehlikesi olan bir ortamda çalışan işçiyle gaz veya toz maskesi işçinin rahat nefes almasını ve görüşünü engeller. Koruyucu malzeme verilmesi çözümü yerine öncelikle bu etkilerin azaltılması yoluna gidilmeli ve mümkün olduğu kadar işçilerin bedensel fonksiyonlarını tam olarak kullanmaları sağlanmalıdır.<br />
3.1.2. Periyodik Kontroller:<br />
Bu temeller sağlandıktan sonra ise sıra bu önlemlerin güvenilirliğinin devam edip etmediğinin test edilmesi ve belirli aralıklarla kontrollerin yapılması gerekir. Kontrol listeleri veya kontrol formları kullanılarak önlemlerin yerinde ve güvenilir olup olmadığı sürekli olarak izlenmelidir. Kontrol listeleri ve kontrol formları kontrollerin ve denetimlerin sağlıklı ve herhangi bir atlama veya unutma gibi durumların önlenmesi açısından önemlidir.<br />
Örneğin kaldırma araçları belirli aralıklarla (halat, kanca fren vb.) bütünüyle test edilir, hatalı veya arızalı olan kısım değiştirilir veya tamir edilerek yeniden teste tabi tutulur. Yine aynı şekilde basınçlı kaplar belirli aralıklarla basınç ve emniyet cihazları yönünden teste tabi tutularak güvenli olup olmadığı kontrol edilir. Elektrik tesisatında da koruma düzeneklerinin ve topraklamaların düzenli olarak test edilmelidir.<br />
Bütün bunlara karşın güvenlik önlemlerinin en önemli dezavantajı maliyeti artırması, zaman ve üretim kaybına yol açması hatta aşırı güvenlik tedbirleri nedeniyle çalışmanın durmasına yol açabilmesidir. Bu olumsuzluklar nedeniyle güvenlik önlemlerinin pratikte uygulanabilirliği azalır. Bu nedenle işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasında tehlikeli hareketlerin önlenmesi yolundan başka bir seçenek kalmaz.<br />
<strong>3.2. Tehlikeli Hareketlerin Önlenmesi:<br />
</strong>Tehlikeli hareketlerin önlenmesinde hedef kitle tabi ki görevli ve çalışan kişilerdir. Tehlikeli hareketi yapacak olan onlar olduğuna göre bunların özelliklerini iyi bilmemiz gerekir. Burada hedef kitle insan olduğuna göre insanın bazı özellikleri, güçlü ve zayıf yanlarını iyi bilmemiz gerekir. Toplumsal ve kültürel yapı, psikolojik ve sosyolojik durum, ergonomi gibi unsurların çok iyi etüt edilmesi gerekmektedir. Çünkü tehlikeli hareketin önlenmesi birçok etkenin bir arada bulunduğu girift ve çok bilinmeyenli bir denklemdir ve bu nedenle çözümü de kolay değildir. Burada dikkat edilecek en önemli husus en zayıf halkanın tespit edilmesi ve eylem planının ve güvenlik önlemlerinin buna göre düzenlenmesidir. İş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasındaki üçüncü adım eğitim ve bilgilendirmedir.</p>
<p>3.2.1. İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi:<br />
Tehlikeli hareketlerin önlenmesinde en kestirme yol tehlikeli hareketi yapacak olan kişileri seçmemektir. Bu da daha planlama aşamasında veya iş başında işe uygun kişilerin seçilmesi anlamına gelir. İşi bilen tecrübeli kalifiye elemanların seçilmesi ile birçok zahmetli eğitim süreci en aza indirilebilir. Eleman alınması sırasında aşağıdaki sorgulamaların yapılması faydalı olacaktır.<br />
1. Eğitim Durumu: İlkokul, ortaokul, lise, meslek lisesi, Çıraklık Ok, Mes.Yük.Ok, Ön Lisans, Lisans veya Yüksek Lisans vs. işçinin bilinç ve algılama düzeyi ile ilgili fikir vermesi bakımından önemlidir.<br />
2. Mesleki Eğitim Durumu: İşçinin yaptığı işi nerede ve nasıl öğrendiği sorgulanmalıdır. Çıraklıktan yetişme, Çıraklık Okulu, Teknik-Meslek Lisesi, Meslek Yüksek Okulu, Üniversite veya Özel Kurs, Öz.Öğr.Kur.’da kurs ile vs kazalının yapmakta olduğu işi iyi öğrenip öğrenmediğini, işyerinde işe başladığında iş konusundaki bilgi seviyesi bilinmelidir.<br />
3. Aynı ve/veya Farklı Türden İşlerde Hangi Konumda Ne Kadar Çalıştığı: İşçinin iş tecrübesinin ortaya konulması açısından mutlaka öğrenilmelidir.<br />
4. Çalıştığı Diğer İş Kolları ve Yaptığı İşler ve Çalışma Süreleri: İşçinin iş yaşamında çeşitli işlerde çalışmış olması bilgi ve görgüsünün artması ve değişik işlere adaptasyon sağlayabilirlik ölçüsü hakkında bilgi verir. Ayrıca işçinin hangi işlerde ne adar süre çalıştığı çalışma hayatındaki istikrarlı bir işçi olup olmadığını ortaya koyar. Zira sık, sık ve kısa sürelerle iş ve/veya işyeri değiştiren işçilerin iş kazasına daha yatkın olabilecekleri unutulmamalıdır.<br />
5. İşçinin Fiziki ve Sağlık Durumu: İşçilerin bu türden işlerde çalışabileceklerini belgeleyen “Ağır ve Tehlikeli İşlerde Çalışacaklara Ait Sağlık Raporu” işyerindeki özellikler dikkate alınarak ve hatta çalışabileceği iş kolu ve işlerin belirtilip belirtilmediği araştırılmalıdır. Kazalının kazadan önceki dönemlerde her hangi bir rahatsızlığı bulunup bulunmadığı, daha önce her hangi bir kaza ve/veya önemli bir ameliyat geçirip geçirmediği de incelenmelidir. Özellikle tehlikeli işlerde çalıştırılacak işçilerin kalp, tansiyon ve hatta sara hastası olup olmadığı sorgulanmalı ve işçinin yazılı beyanı alınmalıdır<br />
6. Yaşam Tarzı: İşçinin yaşam tarzı işe olan bağımlılığı ve sadakati ve iş disiplini açısından önemlidir. Zira özel yaşamına dikkat etmeyen, yeterince dinlenmeden ve hatta yeterli şekilde beslenmeden işe giden kişilerin iş kazasına daha meyilli olduğu görülmüştür. Hatta ailevi durumu dahi önemli olabilir.<br />
7. İşçinin Kişiliği ve Özellikleri: İşçinin işyerinde diğer çalışanlara uyum sağlayıp sağlayamayacağı, talimat ve emirlere uyup uyamayacağı, iş disiplini, amirlerine ve iş arkadaşlarına karşı tutumu önemlidir.<br />
Buna karşın her zaman istenilen özelliklerde işçi bulunması hele, hele işsizlik oranının çok olduğu ancak yetişmiş kalifiye elemanın az olduğu ülkemizde bu son derece zordur. Bu nedenle geriye kendi elemanını yetiştirmekten başka çare kalmamaktadır ve birçok işletme de birçok zorluklarına rağmen bu yolu seçmektedir. En önemli sorun yetiştirilen elemanın verim alınacağı seviyeye geldiğinde işyerinden ayrılmasıdır. Yine de bu yolu denemekten başka çare yoktur.<br />
İş eğitimi ve iş sağlığı ve güvenliği eğitimi bir arada verilmelidir. Bu eğitim sırasında da aşağıdaki konuların seçilmesinde fayda vardır.<br />
1. İşyerini Tanıtma<br />
2. İşyerindeki Tehlike ve Riskleri Tanıtma<br />
3. İşyerindeki Genel Güvenlik Kuralları<br />
4. Yapılan iş sırasında Alınması Gerekli Tedbirler<br />
5. Acil Durumlarda Hareket Tarzı<br />
Bu eğitimlerin verilmesi işçinin bunları hemen uygulayacağı veya uyacağı anlamına gelmez. Mutlaka belirli bir süre hareket tarzı izlenmeli, gerekirse ikaz edilmeli, gerekirse yeniden eğitime tabi tutulmalıdır.<br />
İşçiler, her söyleneni anlayan, her talimatı uygulayan kişiler olarak kabul edilemez.<br />
İşçileri her söyleneni anlayan, her talimatı uygulayan kişiler olarak görmemeliyiz. Anlamamış olabileceğini, anladığı halde uygulamayabileceğini bilmemiz gerekir. İşçilerin bu konuda hareket tarzları birçok faktöre bağlıdır.<br />
Tehlikenin Algılanması:<br />
Tehlikenin algılanması kişiden kişi değişen bir özelliktir. Bazı kişiler tehlikeler karşısında cesaretli bir duruş sergilerken bir diğeri tehlikeli durumda sinebilir veya kaçınabilir. Burada hedef kitle tehlikeli durum karşısında cesaret sergilemekten kaçınmayan gruptur, çünkü tehlikeye maruz kalacak kişiler bunlardır. İşçinin işyerinde sahip olduğu tecrübe ve bilgi birikimi bazen aşırı güven ve cesaret göstermesine neden olabilir veya işçi bu nedenle tehlike karşısında aymazlık içinde bulunabilir. Çok tecrübeli ve usta işçilerin çok basit kural ihlali sonucu kazaya maruz kaldıkları birçok kaza meydana gelmiştir. İşte bunun nedeni işçinin tehlikeyi bildiği ve gördüğü halde, aşırı güven duygusu, sahip olduğu bilgi ve tecrübe nedeniyle algılama düzeyinin değişmiş olmasıdır. Burada cesaret veya korkudan başka bir de tehlikeli durumun algılanamaması da söz konusu olabilir. İşyerine yeni girmiş ve henüz işyerini yeterince tanıyamamış olan bir işçi tehlikeli durumları ve zararlı şeyleri algılayamaz.</p>
<p>İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili düzenleme yapılırken algı düzeyi en az olan kişilere göre düzenleme yapılmalıdır.<br />
İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili düzenleme yapılırken algı düzeyi en az olan kişilere göre düzenleme yapılmalıdır.</p>
<p>Uyum:<br />
Emir ve talimatlar işyerindeki en alt düzeydeki kişinin anlayabileceği düzeyde olmalıdır.<br />
Çalışanlar amirleri ve üstleri tarafından verilen talimatlara uyma ve uymama kişiden kişiye değişen bir özellik olup, kişinin psikolojik kültürel ve sosyolojik yapısıyla sıkı sıkıya bağlantılıdır. Buna karşın verilecek eğitimlerle olumsuz durumlar değiştirilebilir ancak, bunun zor olduğunu da peşinen kabul etmemiz gerekir. İşyerindeki disiplin, üst yönetimin kararlılığı, işyerindeki kontrol mekanizması buna etki eden en önemli unsurlardır. Eğitimle ilgili çalışmaların da en önemli hedeflerinden biri bu olmalıdır. Emir ve talimatlara uyulmaması veya aykırı hareket edilmesi iyi etüt edilmesi gereken bir konudur. Verilen talimatlara uyulup uyulmaması bunun iyi algılanıp algılanmadığı ile ilgili olabilir. Bu nedenle emir ve talimatların çok açık ve basit şekilde ifade edilmesi ve işçinin algılayabileceği şekilde olması gerekir. Hatta emir ve talimatlar işyerindeki en alt düzeydeki kişinin anlayabileceği düzeyde olmalıdır.<br />
Uyarı ve ikazlar yaptığı görev bakımından önemsenmeli ancak asla tam olarak güvenilmemelidir.<br />
Talimatlara ve emirlere uyulmaması ergonomi ile ilgili olabilir. Ergonomik olmaya ve işçiyi rahatsız eden kalitesiz koruyucu malzemeler işçiler tarafından kullanılmak istenmeyebilir. Koruyucu malzeme seçiminde bu hususlara dikkat etmek, işçinin çalışmasını aksatıp aksatmadığını, görüşünü engelleyip engellemediği veya yeteneğini kullanmasını önleyip önlemediği iyice araştırılmalı ve test edilmelidir.<br />
Alışkanlık ve Refleks<br />
İş kazalarının önlenmesindeki en önemli unsurlardan birisi de doğru çalışma biçimlerinin alışkanlık ve hatta refleks hale getirilmesidir. Bir işin nasıl ve ne şekilde yapılacağı hangi araçların ve aletlerin hangi sırayla kullanılacağı planlanmalı ve buna göre en güvenli ve mantıklı iş organizasyonu düşünülmelidir. Daha sonra bu eylem planı uygulamaya konularak aksayan yanları tespit edilmeli ve gerekli düzeltmelerden sonra bu işin nasıl yapılacağı işçiye öğretilmeli ve belirli bir süre işçi bunu alışkanlık hatta refleks haline getirinceye kadar izlenmeli ve kontrol edilmelidir. Örneğin preste çalışacak bir işçi iş parçasını hangi taraftan alacağı, hangi eliyle kalıba koyacağı pedala veya kumanda koluna nasıl basacağı ve parça çıktıktan sonra nasıl alınacağı, parça alınırken pedala basan ayağının konumunun ne olacağı gibi birçok hareket önceden düşünülmeli ve işçinin bunları doğru yapıp yapmadığı takip edilmeli, alışkanlık hatta refleks haline getirinceye kadar izlenmeli ve kontrol edilmelidir. Doğru refleks insan için kazaların önlenmesindeki en etkili yoldur. Özellikle koruyucu önlemlerin alınamadığı veya koruyucu yapılamayan makinalarla yapılan çalışmalarda doğru çalışma tekniğinin öğretilmesi ve çalışma şeklinin alışkanlık haline getirilmesi önemlidir. Örneğin bir marangoz planya tezgâhında yapılan çalışmada işçinin işlem yapmakta olduğu parçayı iterken elini bıçakların üzerinden geçirmesi büyük bir tehlikedir. Parçanın kayması durumunda işçinin eli bıçakların üzerine düşerek kazaya neden olabilir. Bu nedenle işçiye parçayı nasıl tutacağı, elini bıçakların üzerinden geçirmeden diğer taraftan çekme tekniği iyi bir şekilde öğretilmeli ve bu teknik refleks hale getirilinceye kadar işçi kontrol altında tutulmalıdır.<br />
3.2.2. Uyarı-İkaz:<br />
İş sağlığı ve güvenliğinin son halkasını teşkil eden uyarı ve ikazlar aslında çok önemli bir role sahip olabilir. Her şeyin bittiği anda tutunacak tek dal olarak karşımıza çıkabilir. Bu nedenle uyarı ve ikazlara gerekin önemin verilmesi ve göz ardı edilmemesi gerekir. Ancak uygulamalarda görüldüğü üzere bütün iş sağlığının uyarı ve ikazlar üzerine kurulması gibi bir durum da kabul edilemez. Yaptığı görev bakımından önemsenmeli ancak asla tam olarak güvenilmemelidir.<br />
Uyarı ve ikazlar sadece uyarı levhası olarak düşünülmemelidir. Örneğin bir gezer vincin hareketi sırasında veya bir iş makinasının geri manevra yaptığı sırada sesli olarak ikaz veremsi önemli bir husustur ve iş makinasının kontrolsüz ve görüş alanı kısıtlı bir şekilde hareket ettiğini ikaz etmektedir. Ancak uygulamalarda uyarı ve ikaz sistemlerinin belirli bir süreden sonra etkisi azalmakta ve işler tarafından algılanamaya-bilmektedirler. İşte ikaz ve uyarıların güvenilmez olmasının nedenlerinden biri budur. Yine aynı şekilde başka bir örnek olarak stok tanklarının üzerinde veya kimyasal maddelerin ambalajlarının dışında bu maddenin adının ve tehlike sınıfının yazılması son derece önemlidir.<br />
İşyerinde çalışanlar ve yöneticiler işyerinin tüm kontrolünün kendilerinde olduğunu, riskleri bildiklerini ve kontrol ettiklerini zannederler. Oysa kendileri bilmiş olsalar da, bilmeyen birileri olabilir ve hiçbir zaman işyerinde yüzde yüz kontrol sağlayamazlar. Örneğin işyeri dışındaki işler için veya kişisel nedenlerle ayrılmak zorunda kalabilirler ve böyle durumlarda olumsuz bir durum ortaya çıktığından kontrol kaybolmuştur. Oysa işyerindeki iş ve çalışma düzeninin kişilere bağımlı olması yerine sistematik işyeri organizasyonuna bağımlı olması gerekir. Daha açık bir ifadeyle kişiler yerinde olmasa bile güvenlik zafiyeti ortaya çıkmamalıdır.</p>
<p>Bu noktadan hareketle işyerindeki bütün tehlikeler ve riskler açık bir şekilde işaretlenmeli ve uyarıcı levhalarla çalışanların hatta dışarıdan gelen misafirlerin dikkati çekilmelidir. Örneğin acil çıkış kapıları mutlaka işaretlenmeli hatta karanlık ortamlar için ışıklı ve kendinden yedek enerji ile çalışan ışıklı levhalar kullanılmalıdır. İşçilerin büyük çoğunluğu çıkış yerini elbette biliyorlardır. Ancak işe yeni girmiş bir işçi, yangın nedeniyle elektriği kesilmiş olan işyerinde karanlıkta ve duman altında çıkışı nasıl bulabilir? İşyerinde çalışanların hangi tankta ne bulunduğunu bilmeleri normaldir. Ancak, işyeri yetkililerinden bir kaçının birden her hangi bir nedenle işyeri dışında bulunduğu bir sırada işyerinde ortaya çıkan yangın durumunda, işyerine gelen itfaiye ekipleri hangi tankta ne bulunduğunu nasıl bilebilir?<br />
İşte uyarı ve ikaz levhaları işyerinde bizim bildiğimiz ancak başkalarının da bilmesi gereken tehlikeleri ve riskleri haber vermesi açısından son derece yararlıdır.<br />
İkaz levhalarının en olumsuz yanı ise belirli bir süreden sonra çalışanlar tarafından normal bir durum gibi algılanmaya başlamasıdır. Buna karşı levhaların yerleri, modelleri veya cinsleri değiştirilebilir.<br />
İkaz levhalarının aşırı ölçüde fazla olması da etkisini azaltır. Zira birçok levhanın hepsini birden algılamak zordur. Önemli hususlar arada kaynayabilir. Bu nedenle ikaz levhalarının yeterli sayıda ve sadece gerekli yerlere konulması ile yetinilmeli asla gereğinden fazla konulmamalıdır.</p>
<p><strong>4. DEĞERLENDİRME</strong><br />
Çalışanlar yaptıkları işten zevk almalı ve gurur duymalı ve hatta yaptıkları işin tehlikesini ve riskini bir miktar hissetmelidirler.<br />
İş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasında kullandığımız bu teorik bilgilerin pratik olarak işyerinde uygulanması zor olabilir. Birçok işyerinde bu temeli sağlamak oldukça güçtür ve mutlaka çalışmaları etkiler. Yine birçok iş sırasında güvenlik önlemi almak çok zor ve hatta imkânsızdır. Diğer yandan işyerinde son derece güvenli ve risksiz bir ortam yaratmaya çalışmak hem pahalı ve zor ve hem de böyle bir durum işyerinde çalışanların motivasyonu ve kişisel tatmini açısından olumsuz etki yapabilir. Çünkü çalışanlar yaptıkları işten zevk almalı ve gurur duymalı ve hatta yaptıkları işin tehlikesini ve riskini bir miktar hissetmelidirler. Çalışanlara yaptıkları işin tehlikesinin ve riskinin bir kısmını yansıtmak onları daha dikkatli olmaya itebilir. Çok güvenli işyerinde çalışan işçilerin zamanla dikkatlerinin azalması söz konusu olabilir. Bunları göz önüne alarak işyerinde bir denge oluşturmamız gerekir. Tehlikeli hareketler ve Tehlikeli durumlar açısından mantıklı ve uygulanabilir bir oran belirlemek zorunludur. Zaten hiçbir önlem % 100 koruma sağlayamaz, mutlaka hata payı vardır. Bu nedenle işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili düzenleme yapılırken daha planlama ve proje safhasında ne gibi bir durumla karşı karşıya kalınacağı hesaplanmalı ve ona göre eylem planı oluşturulmalıdır.<br />
Özet olarak iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasındaki uygulanabilir en uygun çözüm;<br />
• Güvenlik Önlemleri en az % 40,<br />
• Kontroller en az % 30,<br />
• Eğitim en az % 20<br />
• Uyarı-İkaz en az %10<br />
koruma sağlamalıdır.<br />
Hatta işyerindeki eğitim, uyarı ve ikazların % 30’dan aşağıya düşmemesi hedeflenmelidir. Daha yüksek olması ise işyerinde güvenliği attırmamıza yardımcı olur.<br />
Bir önlemin etkinliğinin azalması bir sonrakinin etkinliğinin arttırılmasını gerekli kılar. Zira, güvenlik önlemi alınamayan veya alınası çok zor olan durumlarda açığı kapatmak için kontrollere ve işçilerin eğitimine ağırlık verilmesi gerekir.</p>
<p><strong>5. SONUÇ<br />
</strong>Sonuç olarak iş kazalarını önlemek için iş sağlığı ve güvenliğinin en önemli adımı güvenlik önlemleridir. Daha sonra güvenlik önlemlerinin kontrol ve test edilmesi gelir. Çünkü insan davranışlarına güvenilemez. Son aşama ise eğitim, uyarı ve ikazlardır. İş kazalarını önlemenin ve işyerinde güvenli bir çalışma ortamı sağlamanın en güvenli ve insancıl yolu budur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.riskanaliz.net/is-sagligi-ve-guvenliginin-temel-prensipleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Açık Maden İşletmelerinde İş Güvenliği Açısından Risk Değerlendirmesi</title>
		<link>http://www.riskanaliz.net/acik-maden-isletmelerinde-is-guvenligi-acisindan-risk-degerlendirmesi/</link>
		<comments>http://www.riskanaliz.net/acik-maden-isletmelerinde-is-guvenligi-acisindan-risk-degerlendirmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Oct 2007 06:14:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Maden]]></category>
		<category><![CDATA[Risk analizi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Güvenliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.riskanaliz.net/2007/10/17/acik-maden-isletmelerinde-is-guvenligi-acisindan-risk-degerlendirmesi/</guid>
		<description><![CDATA[Suphi URAL, Çukurova Üniversitesi, Müh. – Mim. Fakültesi, 01330 Adana
Bu çalışmada, Çukurova bölgesinde faaliyet gösteren açık maden işletmelerindeki iş kazası riski değerlendirilmiştir. Bölgedeki toplam 65 adet kömür, taş ocağı, kum, mermer, endüstriyel hammadde ve metal madeni yerüstü işletmesine ilişkin iş kazası kayıtları derlenerek bir veri tabanı oluşturulmuştur. Öncelikle, iş kazası kayıtları, istatistik analiz yöntemleri kullanılarak, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Suphi URAL, Çukurova Üniversitesi, Müh. – Mim. Fakültesi, 01330 Adana</p>
<p>Bu çalışmada, Çukurova bölgesinde faaliyet gösteren açık maden işletmelerindeki iş kazası riski değerlendirilmiştir. Bölgedeki toplam 65 adet kömür, taş ocağı, kum, mermer, endüstriyel hammadde ve metal madeni yerüstü işletmesine ilişkin iş kazası kayıtları derlenerek bir veri tabanı oluşturulmuştur. Öncelikle, iş kazası kayıtları, istatistik analiz yöntemleri kullanılarak, kazanın nedeni, iş kazasına maruz kalan işçinin yaşı, kazaya maruz kalan uzuv vb. bilgilere göre sınıflandırılmıştır. Daha sonra iş kazalarının ortaya çıkma olasılıkları ve hasarın büyüklüğü belirlenmiştir. İş günü kaybı, hasarın büyüklüğünü açıklamak için kullanılan en etkin yöntemlerden biridir.<span id="more-51"></span><br />
Haftalık iş kazası olma olasılığı ve hasar dağılımları ortaya çıkarıldıktan sonra, @RISK yazılımı kullanılarak, yıllık iş kazası olasılık dağılımı ile iş günü kaybı dağılımları elde edilmiştir. Daha sonra matris yöntemi kullanılarak risk seviyeleri belirlenmiştir. Son olarak, kabul edilebilir risk seviyesi belirlenerek, Çukurova Bölgesindeki açık maden işletmeleri için risk değerlendirmesi yapılmıştır.<br />
Şev kayması/şevden taş düşmesi, nakliyat ve patlayıcı madde kullanımı en sık karşılaşılan iş kazası nedenleridir. 24-yaş gurubu en çok iş kazası riskine maruz kalan işçi gurubu olmuştur. Ocaklardaki şev stabilite değerlendirmesi yeniden yapılmalıdır.<br />
Çukurova bölgesindeki açık maden işletmelerinde beklenen iş kazası sayısı 0,16 kaza/gün, bir günde kaza olma olasılığı %15 ve bir haftada %67, iki kaza arasında beklenen ortalama süre 6,25 gün olarak hesaplanmıştır. Haftalık kaza sayısına ilişkin veriler Poisson dağılımı gösterirken, iş günü kayıplarına ilişkin veriler lognormal dağılım göstermektedirler. 2001–2005 yıları arasında gerçekleşen iş günü kayıplarına göre, Çukurova bölgesindeki açık maden işletmelerinde yaralanma ile sonuçlanan kaza riski düşük ya da orta seviyededir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.riskanaliz.net/acik-maden-isletmelerinde-is-guvenligi-acisindan-risk-degerlendirmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnşaat İşlerinde İş Güvenliği Açısından Risk Değerlendirmesi</title>
		<link>http://www.riskanaliz.net/insaat-islerinde-is-guvenligi-acisindan-risk-degerlendirmesi/</link>
		<comments>http://www.riskanaliz.net/insaat-islerinde-is-guvenligi-acisindan-risk-degerlendirmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Oct 2007 11:10:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Risk analizi]]></category>
		<category><![CDATA[İnşaat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Güvenliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.riskanaliz.net/2007/10/14/insaat-islerinde-is-guvenligi-acisindan-risk-degerlendirmesi/</guid>
		<description><![CDATA[Suphi Ural
Çukurova Üniversitesi, Müh. – Mim. Fakültesi, 01330 Adana
Tel: (322) 338 70 67 E-Posta: suralp@cu.edu.tr
M. Emin Öcal
Çukurova Üniversitesi, Müh. – Mim. Fakültesi, 01330 Adana
Tel: (322) 338 60 84 E-Posta: emocal@cu.edu.tr
Harun Atılgan
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Teftiş Kurulu Grup Başkanlığı, Adana
Tel: (322) 352 91 88 E-Posta: harunatilgan77@yahoo.com
Ahmet Kaya
İş Güvenliği Uzmanı, Adana
Tel: (322) 457 14 23 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Suphi Ural<br />
Çukurova Üniversitesi, Müh. – Mim. Fakültesi, 01330 Adana<br />
Tel: (322) 338 70 67 E-Posta: suralp@cu.edu.tr</p>
<p>M. Emin Öcal<br />
Çukurova Üniversitesi, Müh. – Mim. Fakültesi, 01330 Adana<br />
Tel: (322) 338 60 84 E-Posta: emocal@cu.edu.tr</p>
<p>Harun Atılgan<br />
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Teftiş Kurulu Grup Başkanlığı, Adana<br />
Tel: (322) 352 91 88 E-Posta: harunatilgan77@yahoo.com</p>
<p>Ahmet Kaya<br />
İş Güvenliği Uzmanı, Adana<br />
Tel: (322) 457 14 23 E-Posta: akaya84@gmail.com</p>
<p><strong>Öz</strong></p>
<p>Bu çalışmada, Çukurova Bölgesinde İnşaat işkolu için iş kazası riskleri değerlendirilmiştir. Bölgedeki inşaat işyerlerine ilişkin iş kazası kayıtları derlenerek bir veri tabanı oluşturulmuştur. Öncelikle, iş kazası kayıtları, istatistik analiz yöntemleri kullanılarak, kazanın nedeni, iş kazasına maruz kalan işçinin yaşı, işyerindeki işçi sayısı vb. bilgilere göre sınıflandırılmıştır. Daha sonra iş kazalarının ortaya çıkma olasılıkları ve hasarın büyüklüğü belirlenmiştir. İş günü kaybı, hasarın büyüklüğünü açıklamak için kullanılan en etkin yöntemlerden biridir. Haftalık iş kazası olma olasılığı ve hasar dağılımları ortaya çıkarıldıktan sonra, @RISK yazılımı kullanılarak, yıllık iş kazası olasılık dağılımı ile iş günü kaybı dağılımları elde edilmiştir. Daha sonra matris yöntemi kullanılarak risk seviyeleri belirlenmiştir. Son olarak, kabul edilebilir risk seviyesi belirlenerek, Çukurova Bölgesindeki inşaat işyerleri için risk değerlendirmesi yapılmıştır.<br />
Çukurova bölgesindeki inşaat işlerinde beklenen iş kazası sayısı 0,29 kaza/gün, bir günde kaza olma olasılığı %25 ve bir haftada %86, iki kaza arasında beklenen ortalama süre 3,5 gün olarak hesaplanmıştır. Haftalık kaza sayısına ilişkin veriler Poisson dağılımı gösterirken, iş günü kayıplarına ilişkin veriler lognormal dağılım göstermektedirler. 2003–2005 yılları arasında gerçekleşen iş günü kayıplarına göre, Çukurova Bölgesindeki inşaat işyerlerinin kaza riski, 2003 yılı için düşük seviyede iken, 2004 ve 2005 yılları için iş kazası riskleri yüksek seviyededir.</p>
<p>Anahtar sözcükler: Risk analizi, İş Güvenliği, İş kazası, İnşaat, Çukurova.<span id="more-50"></span></p>
<p><strong>Giriş</strong><br />
Bir toplumda gerçek anlamda iş güvenliğinin sağlanabilmesi için her şeyden önce iş güvenliği bilincinin oluşması gerekir. Anayasada, yasalarda ve tüm iş güvenliği mevzuatında getirilen hukuki güvence mekanizmaları ne kadar iyi düzenlenmiş olurlarsa olsunlar, ilgili tüm çevre ve kişilerde bu güvenceleri korumak ve işletmek konusunda yeterli bir bilinç oluşturulamamışsa, kâğıt üzerindeki temennilerden başka bir anlam taşımazlar. O halde, gerçek güvence bu konuda tüm ilgililerde bir istek ve inanç yaratılabilmesinde saklıdır.</p>
<p>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün kayıtlarına göre; Dünyada, yılda, 110 milyon iş kazası olmakta ve 180.000 işçi hayatını kaybetmektedir. Avrupa Birliği’nde; 2003 yılında 4.196.000 iş kazası olmuştur. Yılda ortalama her 57 işçiden biri iş kazasına uğramakta, her 22.508 işçiden biri de hayatını kaybetmektedir. İş kazası ve meslek hastalıkları nedeniyle 2003 yılında mali kayıp 55 Milyar Avro olmuştur (Eurostat, 2004).<br />
ILO tarafından yapılan bilimsel çalışmalar, ölümcül iş kazalarının sayısının az olduğu, yani İş Güvenliği için yatırım yapan ülkelerin rekabet gücünün daha yüksek olduğunu göstermiştir. Örneğin Finlandiya, Amerika Birleşik Devletleri, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerde, her 100.000 çalışan için ölümlü iş kazası sayısı 2 ila 5 düzeyinde kalması sonucu, bu ülkeler, rekabetçilik gücü sıralamasında da ilk dört sırada yer almaktadırlar.<br />
İnşaat işkolu, istihdam alanı en büyük olan sektörlerden birisidir. Kayıtlara göre, Ülkemizde, inşaat işkolunda 933.498 kişi çalışmaktadır ve bu rakam Sosyal Sigortalar Kurumu’na (SSK) kayıtlı işçi sayısının %13’üne karşılık gelmektedir. SSK (2007) kayıtlarına göre toplam iş kazalarının %9’u ve ölümlü iş kazalarının da %26’sı İnşaat İşkolunda ortaya çıkmaktadır. Ölümlü iş kazaları bakımından, ülkemizdeki diğer işkolları ile karşılaştırıldığında, İnşaat İşkolu ilk sırada yer almaktadır. Türkiye, İnşaat Sektöründe meydana gelen ölümlü iş kazası sayısı bakımından da, Panama ve Arjantin ile birlikte, üst sıralarda yer almaktadır.</p>
<p>İş kazalarının çok olmasında, ülkemizin ekonomik ve sosyal yapısı yanında, İnşaat İşkolunun kendine özgü koşulları da önemli bir rol oynamaktadır. Bu özgün koşulları;</p>
<p>• İnşaat işlerinin doğal iklim koşulları altında gerçekleştirilme zorunluluğu,<br />
• İşyerlerinde işçi devir hızının fazla olması,<br />
• Çalışma ortamının zemin seviyesinden yukarıda veya aşağıda olması,<br />
• Çalışanların ve malzemelerin sürekli hareket halinde olması ve bu hareketliliğin sistematik olmaması,<br />
• Çalışma sahasının geniş ve dağınık olması,<br />
• İşlerin çoğunlukla farklı organizasyon ve iş disiplinine sahip çeşitli taşeronlar tarafından gerçekleştirilmesi,<br />
• İnşaat işletmelerinin çoğunun küçük ve kurumsallaşmamış olması şeklinde özetlemek mümkündür (Öcal, 2006).</p>
<p>Bu çalışmada, İnşaat İşyerlerinden sağlanan kaza kayıtları kullanılarak, iş güvenliği seviyeleri değerlendirilmiş ve bölgemizde en sık rastlanılan iş kazası türleri ve bunların nedenleri üzerinde durulmuştur.</p>
<p><strong>Materyal ve Yöntem</strong></p>
<p>Bu çalışmada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Adana Grup Başkanlığı’na Bağlı Adana, Gaziantep, Hatay, Mersin, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Osmaniye ve Kilis İllerdeki İnşaat İşyerlerinden sağlanan 2003, 2004 ve 2005 yıllarına ait kaza kayıtları kullanılmıştır. Bölgede İnşaat İşkoluna kayıtlı 9.737 işyeri ve 79.378 işçi bulunmaktadır (SSK, 2007). İş kazası kayıtları, istatistik analiz yöntemleri kullanılarak, kazanın olduğu iş yerindeki işçi sayısı, kazanın nedeni, iş kazasına maruz kalan işçinin yaşı ve kazanın sonucuna göre sınıflandırılmıştır.</p>
<p>Avrupa ülkeleri arasında, iş kazası istatistiklerindeki uyumu sağlamak üzere 1990 yılında, “European Statistics on Accidents at Work (ESAW) adlı bir proje başlatılmıştır. Bu proje kapsamında hazırlanan raporda (Eurostat, 2001) ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan iş kazalarının büyüklüğünü ifade etmek üzere, “iş kazası sayısı” ve “kaza sıklık oranı” gibi iki farklı gösterge kullanılmaktadır. Etki oranı (KSO) ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan iş kazaları için ayrı ayrı hesaplanabilmektedir.</p>
<p>Kaza Sıklık Oranı = (Kaza sayısı / Toplam İşçi Sayısı) X 100 000</p>
<p>Çukurova Bölgesinde, inşaat iş kolundaki iş kazası risk seviyesini değerlendirmek üzere “Probabilistik Risk Analizi” tekniği kullanılmıştır. Risk, istenmeyen bir olayın gerçekleşme olasılığı olarak tanımlanabilmektedir. Bu durumda, riskin gerçekleşmesi bir tehlike olasılığına ve bu tehlikenin vereceği zarar derecesine bağlıdır. Riski niceleyici olarak modelleyebilmek için olasılık teorisinden yararlanılmaktadır. Belli bir zaman dilimi içerisinde (örneğin bir hafta) gerçekleşen kaza sayısının (tehlike) ve bu kazalar nedeniyle ortaya çıkan iş günü kayıplarını (verdiği zararın) tahmini için Poisson ve diğer dağılım modellerinden yararlanılabilir.</p>
<p>İş kazası risklerini değerlendirebilmek için belli bir zaman dilimi içerisinde gerçekleşen iş kazası ve işgünü kayıplarının dağılımlarının ortaya çıkarılması gerekir. Daha sonra bu dağılımlara uygun dağılım modelleri seçilir. Böylece iş kazaları ve işgünü kayıplarını matematiksel olarak bir formülle ifade edebilir ve olasılık hesapları yapabiliriz. Bugüne kadar yapılmış çalışmalar göstermiştir ki: iş kazası sayılarının dağılımı çoğunlukla Poisson dağılımına uygun gelişirken, iş günü kayıpları Lognormal olasılık dağılımına uymaktadır.</p>
<p>Risk (İş Günü Kaybı / Yıl) = İş Kazası Sayısı X İş Günü Kaybı</p>
<p>Yukarıdaki eşitliği analitik olarak çözebilmek için matematikçiler tarafından “First Order Reliabilty Method” (FORM) tekniği geliştirilmiş olmakla birlikte (Hasofer ve Lind, 1974), uygulamacılar bu eşitliğin çözümünde, daha çok Monte Carlo Simülasyonu veya Latin Hypercube yöntemlerini tercih etmektedirler. Bu çalışmada örnek sayısı yeterli görüldüğü için Monte Carlo Simülasyon yöntemi kullanılmıştır.<br />
<strong>Araştırma Bulguları</strong><br />
<strong>İstatistiksel Değerlendirme</strong><br />
Çukurova bölgesindeki inşaat işyerlerinde görülen iş kazalarının %48’i 1 ila 3 işçi çalıştıran işyerlerinde gerçekleşirken, %80’si 50’den az işçi çalıştıran inşaat işyerlerinde ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Bölgedeki inşaat işyerlerinde en sık rastlanılan iş kazası nedeni %46 oranı ile Yüksekten Düşme’dir. Bunu %12 ile Nakliyat ve %10 ile Yükleme – Kaldırma İşleri ve Elektrik Kazaları izlemektedir. Kazaya uğrayan işçilerin %59’ü 35 yaşından küçük olup, kazaya en çok, %66 oranı ile 35 – 45 yaş gurubu maruz kalmaktadır.</p>
<p>Çukurova Bölgesindeki, inşaat işyerlerinde, 2003 – 2005 yılları arasında yılda ortalama 87 iş kazası olmuş ve bunlardan 35’i ölümle, 53’ü de yaralanma ile sonuçlanmıştır. Kaza Sıklık Oranı (100.000 işçi başına düşen ölümlü iş kazası sayısı), Ölümle sonuçlanan kazalar için 44 ve yaralanma ile sonuçlanan kazalarda ise 67 olmuştur. Avrupa Birliği Ülkelerinde ölümlü kazalar için KSO 11 civarındadır (ESAW, 2003).</p>
<p><strong>Risk Analizi</strong></p>
<p>Bölgede en sık görülen iş kazası türü olan, Yüksekten Düşme ve bütün iş kazası riskleri için Poisson dağılımından yararlanarak beklenen kaza sayıları ve kaza olasılıkları hesaplanmıştır. Genel olarak gerçekleşen iş kazaları ve Yüksekten Düşme nedeniyle görülen iş kazaları Poisson dağılımı göstermektedir.<br />
ILO’nun İşçi İstatistikleri Konferansında (1960), bir ölümlü iş kazasının 7.500 kayıp işgünü olarak değerlendirilmesi kararlaştırılmıştır. Avrupa birliği kayıtlarında ise (Eurostat, 2004) ölümle sonuçlanan iş kazalarında, iş günü kayıplarını hesaplamak için, işçinin 65 yaşına kadar kaybettiği işgünü sayısı dikkate alınmaktadır. Bu çalışmada da, ölümlü iş kazaları için, işçinin emeklilik yaşına kadar olan iş günü kaybı dikkate alınmıştır. Kazaların neden olduğu iş günü kayıpları lognormal dağılım göstermektedir. Oluşturulan modele göre, haftada ortalama 2 iş kazası beklenmektedir. İki iş kazası arasındaki ortalama süre ise 3,5 gündür.<br />
İş günü kayıplarının yığışımlı olasılık dağılımı grafiğine göre; Çukurova bölgesinde, inşaat işkolunda yılda 116.762 iş günü kaybı, düşük risk gurubuna girerken, 368.810 iş gününden daha fazla olan kayıplar kabul edilemez olarak değerlendirilmektedir. Bu risk sınıflamasına göre, Çukurova Bölgesindeki inşaat işyerlerinin kaza riski, 2003 yılı için düşük seviyede iken, 2004 ve 2005 yıllarındaki iş kazası riskleri yüksek seviyededir.</p>
<p><strong>Sonuçlar ve Öneriler</strong><br />
Bu çalışmada elde edilen sonuçları aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür:</p>
<p>• Ölümlü iş kazaları bakımından, ülkemizdeki diğer işkolları ile karşılaştırıldığında, İnşaat İşkolu ilk sırada yer almaktadır.<br />
• Çukurova bölgesindeki inşaat işyerlerinde görülen iş kazalarının %48’i 1 ila 3 işçi çalıştıran işyerlerinde gerçekleşirken, %80’si 50’den az işçi çalıştıran inşaat işyerlerinde ortaya çıkmaktadır. Bu durum, işçi sayısı az olan ve dolayısıyla kurumsallaşmamış işyerlerinde, iş kazası riskinin daha yüksek olduğu konusunda önemli bir göstergedir.<br />
• İnşaat işyerlerinde en sık rastlanılan iş kazası nedeni %46 oranı ile Yüksekten Düşme’dir. Bunu %12 ile Nakliyat ve %10 ile Yükleme – Kaldırma İşleri ve Elektrik Kazaları izlemektedir.<br />
• 2003 – 2005 yılları arasında, ölümle sonuçlanan iş kazalar için Etki Oranı 44 ve yaralanma ile sonuçlanan kazalarda ise 67 olmuştur. Avrupa Birliği Ülkelerinde ölümlü kazalar için Etki Oranı 11 civarındadır.<br />
• Bölgedeki inşaat işyerlerinde, haftada ortalama 2 iş kazası beklenmektedir. Beklenen iş kazası sayısı 0,29 kaza/gün, bir günde kaza olma olasılığı %25 ve bir haftada %86, iki kaza arasında beklenen ortalama süre 3,5 gün olarak hesaplanmıştır.<br />
• Yüksekten düşme riskinin bir haftada gerçekleşebilme olasılığı %60’dır.<br />
• Risk analizi çalışmalarının sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için, iş kazası kayıtlarının sağlıklı olarak tutulması ve bunların bir veri tabanında toplanarak kullanıcıların hizmetine sunulması gerekmektedir.<br />
• Çukurova Bölgesindeki inşaat işyerlerinin kaza riski, 2003 yılı için düşük, 2004 ve 2005 yıllarında yüksek seviyededir.</p>
<p>Sonuç olarak, inşaat işkolu, iş güvenliği açısından bütün dünyada yüksek riskli bir sektör olmakla birlikte, ülkemizin risk seviyesi gelişmiş ülkelere göre çok daha yüksektir. Bu nedenle, risk seviyesinin kabul edilebilir seviyelere çekilerek, inşaat işkolundaki rekabet gücümüzün arttırabilmesi için, yasal düzenleme ve bilinçlendirme bağlamında gerekli çalışmalar yapılarak bunların zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Kaynaklar</strong><br />
Hasofer, A.M., Lind, N.C., (1974) An exact and invariant first-order reliability format. Journal of Engineering Mechanics, ASCE 100, 111-121.</p>
<p>ESAW, (2003) The Europeanstatitics on accidents at work. Initial results. (http://europa.eu.int/comm/eurostat)</p>
<p>Eurostat, (2001) European statistics on accidents at work (ESAW), Methodology. (http://europa.eu.int/comm/eurostat)</p>
<p>Eurostat, (2004) Statistical analysis of socio-economic costs of accidents at work in the European Union. Final Report. (http://europa.eu.int/comm/eurostat)</p>
<p>Öcal M. E., (2006) İnşaat Sektöründe Görülen İş Kazaları. İnşaat Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu, Adana.</p>
<p>SSK, (2007) 2005 yılı istatistikleri. (http://www.ssk.gov.tr)</p>
<p>Takala J., (2002) Introductory Report: Decent Work – Safe Work. XVI World Congress on Safety and Health at Work, Viyana, Avusturya</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.riskanaliz.net/insaat-islerinde-is-guvenligi-acisindan-risk-degerlendirmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kişisel Koruyucu Malzemelerin Seçiminde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar</title>
		<link>http://www.riskanaliz.net/kisisel-koruyucu-malzemelerin-seciminde-dikkat-edilmesi-gereken-hususlar/</link>
		<comments>http://www.riskanaliz.net/kisisel-koruyucu-malzemelerin-seciminde-dikkat-edilmesi-gereken-hususlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Sep 2007 07:56:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Risk analizi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.riskanaliz.net/2007/09/28/kisisel-koruyucu-malzemelerin-seciminde-dikkat-edilmesi-gereken-hususlar/</guid>
		<description><![CDATA[1. SOLUNUM KORUYUCULARI:
İşletmelerde ve sahada çalışan personelin, tozlu ünitelerde kullanması gereken maskeler P harfi ile tanımlanır. Partikül ve toz maskeleri FFP1, FFP2 ve FFP3 olarak üç gruba ayrılır. Partikül ve toz maskeleri CE EN 149 standardında, İş Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 533. maddesine uygun, göz ile görülmeyen ancak pnömokonyoz adı verilen ve akciğerlerde oluşan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. SOLUNUM KORUYUCULARI:<br />
İşletmelerde ve sahada çalışan personelin, tozlu ünitelerde kullanması gereken maskeler P harfi ile tanımlanır. Partikül ve toz maskeleri FFP1, FFP2 ve FFP3 olarak üç gruba ayrılır. Partikül ve toz maskeleri CE EN 149 standardında, İş Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 533. maddesine uygun, göz ile görülmeyen ancak pnömokonyoz adı verilen ve akciğerlerde oluşan meslek hastalıklarına neden olan, 5 µm ve altındaki ince tozlara karşı koruma sağlamalıdır.<br />
<span id="more-33"></span>Koruyucu olarak iki adet elastik baş bandı bulunan nefes verme esnasında maske direncini ortadan kaldırarak, maske içindeki ısı ve nem birikimini önlemek amacıyla nefes verme ventili bulunan, partikülleri statik elektriklenme metodu ile tutmak amacıyla, elektrostatik olarak yüklenmiş ve bu sayede tutarken elyaf aralıklarının istenen ölçülerde dizayn edilebilmesi olanağı sayesinde nefes alma direnci en azda tutulabilen, maskenin yüzde tam oturabilmesi için ve sızdırmazlık için burun üzerinde esnek ve bükülebilir burun mandalı bulunan, polipropilen elyafların yüksek basınçta sıkılaştırılması tekniği ile üretilmiş maskelerin kullanılması uygundur.</p>
<p>Gaz ve buhar yayılan ortamlarda, özellikle sağlık açısından yüksek riskli yerlerde ortama yayılabilen asit, kostik buharları veya gazlarına karşı, yüze tam oturarak tamamen sızdırmazlık sağlayan, maske ağırlığını dengeli bir biçimde dağıtarak başa bir çember şeklinde oturan ve ayarlanabilir, iki adet nefes alma ve bir adet nefes verme subapı bulunan, hem kimyasallara hem de darbelere karşı dirençli polikarbonat maske camlı, tüm yüzeylere uyabilen, allerjen madde içermeyen, kauçuk malzemeden imal edilmiş, tüm yüzü ve solunum sistemini koruyan tam yüz maskesi ya da aynı özelliklerde termoplastik malzemeden imal edilmiş yarım yüz maskeleri kullanımı uygundur. Yarım yüz maskeleri TS EN 140 standardında, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 533. maddesine uygun olmalıdır.</p>
<p>2. KULAK KORUYUCULARI:<br />
80-90 dBA gürültü düzeyinde ki çalışma ortamında kulak koruyucu olarak, CE EN 352-2 ve T EN 352-2 standartlarında, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 525. maddesine uygun, bileşiminde cilt alerjisi yapabilecek katkı maddeleri bulunmayan ve cildi tahriş etmeyecek yumuşaklıkta silikon kauçuk malzemeden üretilmiş, ses sızdırmazlığı sağlamak amacıyla kademeli flanşlı yapıda (çam ağacı tipinde), hijyen amacı ile yıkanabilen, kaybolma ve düşmeyi önlemek amacıyla kordonlu veya ipli; veya PVC-Poliüretan malzemeden yapılmış süngerimsi yapıda işaret ve orta parmak ile baş parmak arasında yuvarlanarak ezilebilen ve bu şekilde kulak içine yerleştirildiğinde 30 saniyede tekrar genişleyerek kulak içine oturup tam sızdırmazlık sağlayan; veya yine aynı ortamlarda ve benzeri özelliklerde poliüretan malzemeden üretilmiş konik ve süngerimsi yapıdaki kulak tıkaçları kullanılması uygundur.</p>
<p>90–100 dBA gürültü düzeyindeki çalışma ortamında kulak koruyucu olarak, CE EN 352–1 ve TS EN 352–1 standartlarında, İş Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 525. maddesine uygun, baş bandı değişik büyüklükte ayarlanabilir ve esnek çelik tel ile destekli ve kulaklara tam oturup kulak üzerine gelen basıncın kulağı rahatsız etmeyecek değerde olduğu kulaklık kabinleri içindeki yastıkçık ve süngerden oluşan, sağlığa uygunluk kitinin değiştirilebildiği, diğer koruyucular ile kullanılabilen, çift kabinli tasarım sayesinde sesin rezonansını dengeleyecek özellikle konuşma seslerinin daha iyi algılanmasını sağlayan kulaklık kullanımı uygundur.</p>
<p><strong>Kulak Koruyucuların etkinliği</strong><br />
Kulak koruyucularının sessiz ortamda takılıp, sessiz ortamda çıkarılması çok önemlidir. Çünkü yapılan araştırmalarda kulak koruyucularının gürültülü ortamda çok kısa bir sure ile takılıp çıkarılmasının dahi kulak koruyucularının koruma etkinliğini önemli ölçüde azalttığı belirlenmiştir. Aşağıdaki grafikte 8 saatlik mesai suresince kulak koruyucularının gürültülü ortamda kullanılmadığı zamana bağlı olarak kulak koruyucularının etkin korumasının azalma durumu görünmektedir. Örneğin 20 NRR değerine sahip bir kulak koruyucu 8 saatlik mesai suresince 60 dakika kullanılmadığında koruma etkinliği 10 NRR seviyesine düşmektedir (http://www.ilo.org/encyclopedia/?doc&amp;nd=857400344&amp;nh=0).<br />
<a href="http://www.riskanaliz.net/wp-content/uploads/2007/09/kulak-koruyucu-nrr.JPG" title="Kulak koruyucunun etkinliği"><img src="http://www.riskanaliz.net/wp-content/uploads/2007/09/kulak-koruyucu-nrr.thumbnail.JPG" alt="Kulak koruyucunun etkinliği" /></a><br />
Kulak koruyucularının koruma değerini maruz kalınan gürültü seviyesine bağlı olarak seçmek son derece önemlidir. Örneğin 8 saatlik maruziyet seviyesi 90 dB olan bir ortamda gürültüyü 30 dB seviyesinde düşürecek bir kulak koruyucu kullanılmasına gerek yoktur. EN 458 standardına göre tavsiye edilen, sınır değerin 5 dB altına kadar düşürmesidir.<br />
Gereğinden fazla korumanın (overprotection) zararları aşağıdaki sıralanmıştır;<br />
• Gereksiz yere iletişim güçlüğü yaratması,<br />
• bunun sonucunda kişilerin iletişimi artırmak için kulak koruyucusunu çıkarması veya yerinden oynatması ihtiyacı hissetmesi<br />
• çok fazla ses tutulduğundan kişilerde ortamdan izole olmuş hissi yaratması<br />
• Sonuç olarak, kulak koruyucularının %100 kullanılmamasına bağlı işitme kayıplarında artış olması</p>
<p>3. BAŞ KORUYUCULARI:</p>
<p>Baş üzerine üstten ya da yandan gelebilecek darbelere karşı koruyucu olarak; CE EN 397 ve TS EN 397 standartlarında İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 523. maddesine uygun, cildi tahriş etmeyecek plastik malzemeden yapılmış, baş bandı bulunan, darbeler sonucunda oluşabilecek şoklara karşı başı koruyup, çatlama ve kırılma göstermeyen termoplastik malzemeden kubbe biçiminde yekpare dökülmüş, ağırlıkça 300-450 gr. Geçmeyen sıvı kimyasal sıçramalarına karşı mukavim (özellikle sıkça kullandığımız reaktif ve asitlere karşı), alev almaz özellikte en az 5 yıllık raf ömrüne dayanıklı, özellikle elektrik tehlikesinin bulunduğu yerlerde çalışan işçi ve elektrik bakım personelinin baretleri iletken olmayan malzemeden yapılmış, diğer koruyucu malzemelerle birlikte kullanılabilen ve kulaklık takılabilen baretlerin kullanılması gerekmektedir.</p>
<p>4. GÖZ KORUYUCULARI:</p>
<p>Toz ve çapak gözlüğü; toz ve çapak sıçramalarına karşı yanları siperlikli, optik olarak nötral (gözü bozmayacak) özellikle darbelere karşı mineral cama oranla 20 kez daha mukavim ve camdan 4-5 kez daha hafif olan, PVC çerçevesi kırılmaz özellikte CE EN 166, TS EN 166 standardında, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 524. maddesine uygun gözlük kullanılmalıdır.</p>
<p>Asit ve diğer reaktiflerle çalışırken kullanılması gereken gözlük; bu ve benzeri kimyasallarla çalışırken olası sıçramalarda gözü korumak için yüze tam oturan, CE EN 166, TS EN 166 standardına uygun. Buğulanmayı önlemek için havalandırma ventilleri bulunan, plastik baş bantlı, her yüze uyabilen yumuşak PVC’den yapılmış, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 524. maddesine uygun gözlük kullanılmalıdır.</p>
<p>Kaynak işlemleri esnasında gözü kaynak ışınlarından ve çapaklarından korumak için kullanılması gereken gözlük; oksijen kaynağı, kesme ve benzeri çalışmalarda ortaya<br />
çıkan zararlı kaynak ışınlarından, kıvılcımlarından ve çapaklarından koruyabilecek, göz çevresine tam uyum sağlayabilen yumuşak kauçuktan imal edilmiş, elastik baş bantlı genel özellikleri CE EN 166, TS EN 166 standardına, filtre özellikleri CE EN 169, TS EN 169 standardına, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 524. maddesine uygun gözlük kullanılmalıdır.</p>
<p>5. AYAK KORUYUCULARI:</p>
<p>• Tüm mekanik işlemlerde darbelere ve yüksekten düşen parçalara karşı mukavim,<br />
• Kauçuk tabanı yağlı ortamlarda kaydırmayan,<br />
• Asit ve tüm kimyasallara mukavim anti statik özellikte,<br />
• Sıcağa dayanıklı, TS EN 344, 345 standartlarında,<br />
• İş Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 532. maddesine uygun,<br />
• 100 santimetreden düşecek 20 kg. ağırlığa dayanacak şekilde çelik veya başka bir maddeden yapılmış,<br />
• Elektrik işlerinde çalışan işçilere topukları ve tabanı tahta kavil yalı veya dikişli veya lastik ayakkabılar,<br />
• Asit veya kostik ile çalışan işçilere lastik veya benzeri malzemeden yapılmış bu maddelere dayanıklı çizme veya ayakkabılar verilmeli,<br />
• Su veya çamur içinde veya havuzlarda çalışan işçilere uygun boyda ve nitelikte çizmeler verilmelidir.</p>
<p>6. EL KORUYUCULARI:</p>
<p>Aşınma ve kesilme riski olan tüm mekanik işlemlerde, bakım, nakliye, punto kaynak, preslenmiş parçaların aktarılmasında sanayi standardı kabul edilen kesilmeye karşı yüksek mukavemetli, içine yağ, sıvı, toz, kir, pas geçirmeyen, asit ve solventlere karşıda mukavim, el hassasiyeti arttırılmış ve kavrama kolaylığı yıkanabilir, CE TS EN 420 standartlarında, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 530. maddesine uygun eldivenlerin kullanılması uygundur.</p>
<p>7. BEDEN KORUYUCULARI:</p>
<p>Toz ve sıvı geçirmez özellikte düşük konsantrasyondaki asit ve baz çözeltilere mukavim buna karşı içerden dışarıya tek yönlü olarak havayı geçirerek teneffüs yapabilen, anti statik özellikte, CE ve TS EN 465 standardında, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 527. maddesine uygun önlük verilmelidir.</p>
<p>8. DÜŞME KORUYUCULARI:</p>
<p>Emniyet kemerleri; kromlu kalın kösele kayışlarından veya keten, pamuk dokuma veya uygun diğer malzemeden yapılmış olacaktır. Emniyet kemerleri en az 12 santimetre genişliğinde ve 6 milimetre kalınlığında uygun malzemeden yapılacak ve taşıma yükü, en az 1150 kilogram olacaktır. Emniyet kemerleri TS EN 353, 355, 362 standartlarına, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 529. maddesine uygun olmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.riskanaliz.net/kisisel-koruyucu-malzemelerin-seciminde-dikkat-edilmesi-gereken-hususlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Solunabilir Silis Tozunun İnsan Sağlığına Etkileri</title>
		<link>http://www.riskanaliz.net/solunabilir-silis-tozunun-insan-sagligina-etkileri/</link>
		<comments>http://www.riskanaliz.net/solunabilir-silis-tozunun-insan-sagligina-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Sep 2007 06:22:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Risk analizi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.riskanaliz.net/2007/09/24/solunabilir-silis-tozunun-insan-sagligina-etkileri/</guid>
		<description><![CDATA[Tanımı
Silis, SiO2’den oluşan kimyasal bir bileşiktir ve kristal veya amorf olmak üzere iki çeşittir. Polimorfik formlarsa kristal silis; alfa kuvars, beta kuvars, tridimit, kristalobalit, keatit, koesit, sisthovite ve moganit şeklinde bulunur.
Sağlık üzerine Etkileri
Mesleki açıdan silis tozuna maruz kalmak ciddi ancak çoğu zaman önlenemeyen bir sağlık sorunu olmaktadır. Sonuç olarak sayısı bilinmeyen veya raporlanmayan birçok işçi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tanımı<br />
Silis, SiO2’den oluşan kimyasal bir bileşiktir ve kristal veya amorf olmak üzere iki çeşittir. Polimorfik formlarsa kristal silis; alfa kuvars, beta kuvars, tridimit, kristalobalit, keatit, koesit, sisthovite ve moganit şeklinde bulunur.<br />
<strong>Sağlık üzerine Etkileri</strong><br />
Mesleki açıdan silis tozuna maruz kalmak ciddi ancak çoğu zaman önlenemeyen bir sağlık sorunu olmaktadır. Sonuç olarak sayısı bilinmeyen veya raporlanmayan birçok işçi ölümlerinin sebebi silis tozuna bağlı olarak silikozis, tüberküloz (TB), akciğer kanseri ve scleroderma gibi hastalıklar olmuştur.<br />
<span id="more-25"></span>Halen ABD’inde silikozis veya silis tozuna bağlı hastalıkların sayısı bilinmemektedir.</p>
<p>Kimyasal ve Fiziksel Özelliği<br />
1 adet Si ve 4 adet O atomundan oluşmakta olup, 3 boyutlu 4 yüzlü şekil olarak dizilmiştir. Si atomu bu şeklin merkezinde olmakla beraber O bu şeklin köşelerinde yer almaktadır.<br />
Sıcaklık, basınç ve doğal etkenler bu şeklin bozularak başka şekiller almasına sebep olabilir.<br />
Sudaki çözünürlüğü oda sıcaklığında 6-11 mg/cm3 (SiO2) olarak değişir ve bu özelliğine etki eden faktörler;<br />
- Partikül Sayısı-Büyüklüğü-Şekli<br />
- Solüsyon Sıcaklığı<br />
- Viskozitesi<br />
- pH ve<br />
- Bünyesinde bulunan diğer mineraller ve özellikleri.</p>
<p>Tahmini-Potansiyel olarak maruz kalan işçi sayısı<br />
NIOSH (1991) tahminen 1.7 milyon Amerikan işçisinin solunabilir silis tozuna maruz kaldığını saptamıştır. Ayrıca madencilik, petrol-gaz gibi endüstrilerin silis tozuna maruz kalan işçi sayısı oldukça yüksektir.</p>
<p>Toz oluşturan aktiviteler, kullanım ları ve potansiyel maruziyet<br />
Değişik endüstrilerdeki işçiler dahi kullanılan malzemelerin ve ürettikleri ürünlerin içerisinde ve yaygın olarak doğada bulunmasından dolayı silis tozuna maruz kalmaktadırlar.<br />
Endüstrilerin %48’inde solunabilir limitlerin (PEL) üzerinde bir maruziyetin söz konusu olduğu saptanmıştır.<br />
Hemen hemen tüm silis içeren ürün veya madenlerle yeryüzünde çalışan endüstrilerde işçilerin silis tozuna maruz kalması olasıdır.</p>
<p>Örnekleme ve Analitik Yöntemler<br />
Örnekleme Yönteminde havada asılı bulunan küçük partiküllerin tutulması / toplanması için siklon ve buna bağlı olarak bulunan bir filtre kaset kullanılır.<br />
Bu siklon ayrıca partiküllerin toplanırken oluşturdukları elektrostatik etkiyi iletkenlik özelliği ile minimize ettiğini göstermektedir.<br />
Kaba hataları önlemek amacıyla siklon ve filtrenin sızıntı ölçümlerinin yapılması gerekmektedir.<br />
Analitik Yöntemler; 3’e ayrılmaktadırlar. Bunlar;<br />
- XRD Spektrometri<br />
- IR (İnfrared Diffraction – Kızılötesi Soğurma) Spektrometri<br />
- Colorimetrik (Renkli) Spektrofotometri<br />
En sık kullanılan yöntemler XRD ve IR yöntemleridir.<br />
XRD Spektrometri: Kristal Silisin yaygın olan 3 polimorfu (kuvars, kristobalit, tridimit) ayırma kapasitesine sahiptir ve her bir polimorfun örnek üzerindeki parazitliklerini analiz edebilmektedir.<br />
IR Spektrometri: XRD’den daha az spesifik olmakla birlikte, çok iyi tanımlanmış kuvars matrislerine uygulanabilmektedir. Analizlerde diğer silika (örneğin kaolinit) ve amorf silika parazitlerini tespit edebilmektedir.<br />
Colorimetrik Spektrometri: Bu yöntemin XRD ve IR yöntemlerine göre doğruluğu daha azdır. Lineer oranları sınırlı olup, boş alan değerleri normalden çok daha yüksektir. Bu yöntem ayrıca silis ve silika bazlı tanecikleri ayırma özelliğine sahip değildir.<br />
Analitik Yöntemlerde Doğruluğu ve Hassasiyeti Etkileyen Faktörler<br />
Tüm Yöntemlerde verimli laborant ve laboratuvar koşulları aranmaktadır. En önemli etkenlerden birisi tane boyutu olup, buna sıcaklık, filtre boyutu vb. etkenlerde eklenebilir. Amaç her zaman doğru sonuçlar elde etmektir.</p>
<p>İnsan Sağlığına Etkisi<br />
Epidemiyoloji, silis tozunun işçiler üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla kullanılan birincil yöntemlerden biridir. Bu alanda yapılan çalışmalar; Cross-sectional (çapraz bölgelendirme / kesit alma yöntemi – çok yaygın olarak kullanılır) veya Retrospective (geriye dönük / işbirliği içerisinde yapılan) olmak üzere ikiye ayrılır.<br />
Çapraz Bölgelendirme yönteminde belirlenmiş bir nüfusun bir noktasına etki eden hastalık belirtilerin ölçümünü sağlar. Örneğin; Granit dökümlerinde çalışan işçilerin akçiğer grafilerinin, bu alanda çalışmayan işçilerin akçiğer grafileri ile yıllık sağlık incelemelerinin mukayese edilmesi. Bu yöntemin iki dezavantajı bulunmaktadır;<br />
- Sadece hayatta olan işçiler incelenmektedir. Emekliler, daha önceden çalışanlar veya vefat edenleri kapsamamaktadır.<br />
- Hastalığın ne zaman başladığını saptamak pek mümkün olmamaktadır.<br />
Çoğu epidemiyolojik çalışmalar geriye dönük çalışmalar olmaktadır ki bunlar şu anda bulunduğu koşulları, hastalıkları, maruziyeti ve ölümleri baz alarak bugünden başlayarak ileriye dönkü yapılan çalışmalardır. Fakat bu çalışmanın dezavantajı; silis tozu olayları ölüm belgeleri gerektirmekle birlikte bunların çoğu zaman tayin edilememesidir.</p>
<p>Sapmaların Çalışmalara Etkisi ve bunların Kaynakları:<br />
Üç ana sapma sebebi silis tozunun maruziyeti ile ilgili çalışmaların sonuçlarını etkilemektedir ki bunlar;<br />
- Seçim Sapmaları: Çalışma konularını seçmeye dayalı bir yöntemden oluşur. Bu sapmalarda akçiğer kanserine yakalanan işçiler üzerinde yapılan çalışmaların, çalıştıkları endüstri, sosyal şartlar ve radyogarfideki değişikliğe bağlı olduğu düşünülmektedir ve bunun için işçilere bir bedelin ödenmesi gerektiği kritiği bulunmaktadır.<br />
- Bilgi Sapmaları: Sınıflandırma olmaksızın, çalışmalarda hastalık veya maruziyeti dikkate alır. Ancak burda da çoğu zaman kullanılan aletlerin hata vermesi, eksik bilgiden kaynaklanan maruziyet ölçümü hataları ve tahmini hatalar oluşmaktadır.<br />
- Değişkenlerin Karıştırılması: Maruziyete dayalı çalışmalar olup, çalışma altındaki hastalıkların risklerinden bağımsız olmaktadır.<br />
Tüm bu spamaların etkileri epidemiyolojik metotları uygulayarak indirgenebilmektedir.</p>
<p>Silikosis:<br />
Genel olarak yumrulaşmış ve dağınık olarak akçiğerde görülür ve solunabilir silis tozunun teneffüs edilip depolanmasıyla oluşur. Buna sebep olarak solunabilir silis tozunun konsantrasyonu ve iş ortamındaki havada bulunan dozaj etkilidir. Bunun yanısıra; (1) Partiküllerin boyutu, (2) Kristalize veya kristalize olmayan silisin doğal hali, (3) Toza maruz kalma süresi ve (4) Maruziyetinin başlangıcı ile teşhisi arasındaki zaman dilimi etkilidir.<br />
Bir işçide genel anlamda üç çeşit Silikozis oluşabilir; (1) Kronik Silikozis, genel olarak 10 yıl ve üzerinde düşük konsantrasyonlarda maruziyetten sonra, (2) Hızlandırılmış Silikozis, maruziyetten 5-10 yıl sonra veya (3) Akut Silikozis, yüksek konsantrasyonlara maruz kaldıktan birkaç hafta ila 5 yıllık bir periyoddan sonra.<br />
Hızlandırılmış Silikozis semptomları kronik silikosize göre daha belirsiz olmakla beraber klinik ve radyografik sonuçlara göre daha hızlı ilerlemektedir. Aynı zamanda anlaşılabilirliği, dağınık yapısından dolayı daha düşüktür ve genelde yüksek konsantrasyonlarda silis tozuna kalmış endüstrilerde sıklıkla görülmektedir.</p>
<p>TB ve Diğer Enfeksiyonlar:<br />
Bu enfeksiyonların ortak özellikleri, TB, büyük bir kısmın silis tozuyla ezilerek enfeksiyona yol açan organizmanın vücuttan atılamamasıdır ki buna da Mycobacterium tuberculosis adı verilmektedir.<br />
Mycobacterial enfeksiyonların bir kısmı işçilerin silis tozuna maruz kalması dolayısıyla oluşan M. Tuberculosis olup diğer kısım ise tüberkuloz olmayan mycobacteria (NTM)’nin sebep olduğu Mycobacterium kansasii ve Mycobacterium avium-intracellulare hastalıklara yakalanırlar.<br />
Bazı deliller işçilerin silikozis olmadıkları halde, uzun süre silis tozuna maruz kaldıklarında TB’ye yakalanma risklerinin oldukça yüksek olduğuna işaret etmektedir.</p>
<p>Kanser:<br />
1996 yılında IARC Ekibi, silis tozuna maruz kalan insan ve hayvanlar üzerine bir çalışma yapmıştır ve sonuç olarak insanların çalışma şartlarından dolayı silis tozunu teneffüs etmeleriyle, kuvars veya kristobalit formlarda kanser olabileceklerini kanıtlamıştır.<br />
Epidemiyolojik çalışmalar göstermiştir ki, silis tozuna maruz kalan işçilerin (1) Madenlerde, (2) Taşocakları ve Granitte, (3) Seramik, Çanak-Çömlek, Cam, Refrakter Tuğla üretiminde ve (4) Dökümhanelerde kansere yakalanma riskleri daha yüksektir. Akçiğer kanserinin artmasının sebepleri;<br />
- Kümülatif silis tozuna maruziyet,<br />
- Maruziyet süresi<br />
- Maruziyet yoğunluğunun fazlalığı<br />
- Radyografik olarak tanımlanmış silikozis<br />
- Silikozis’in başlangıç ve bitiş süresinin takibine bağlıdır.<br />
Sonuç olarak tüm çalışmalar akçiğer kanser riskinde bir artışın olduğunu ve bunun silis tozuna maruz kalan işçilerde görüldüğünü tespit etmişlerdir.</p>
<p>Diğer Kanserler:<br />
Ölüm oranlarını içeren çalışmalarda demir madenlerinde, Kanada’daki altın madenlerinde, kurşun-çinko madenlerinde, tuğla üretiminde, dökümhane veya metal sanayiilerinde, mücevher üretiminde, çiftçilikte çalışan işçilerin çoğunlukla karın veya gastrit kanserlerinden öldüklerini saptamıştır.<br />
Silis tocuna maruz kalmış işçilerde ise, tükrük bezi kanseri, karaciğer kanseri, kemik veya ilik kanseri, pankreas kanseri, cilt kanseri, yemek borusu kanseri, sindirim sistemi kanseri, bağırsak kanseri, beyin kanseri, mesane kanseri gibi kanser çeşitlerinin olduğu ve buna bağlı olarak ölümlerin olduğu saptanmıştır.</p>
<p>COPD (Cronic Obstructive Pulmonary Disease): Kronik Obstrüktif Akçiğer Hastalığı (KOAH) olmakla birlikte kronik bronşit ile başlayarak emphysema, astım ve son olarak da KOAH olarak görülmektedir.<br />
Sigara içmek, bu hastalığı tetikleyen en önemli faktör olup, silis tozuna maruz kalan insanlarda da KOAH’a rastlamak mümkündür.</p>
<p>Astım: Kristalize silisin direk mesleki olarak bir hastalığa sebep olmadığı ancak silis tozuna maruz kalmış işçilerde büyük bir oranda görüldüğü tespit edilmiştir.</p>
<p>Kronik Bronşit: Kronik bronşitin varlığı, klinik olarak tekrarlanan bronşitik segregasyonlar veya öksürük ile tanımlanmıştır. Varolan mukus segregasyonu TB gibi bir hastalığa neden olmamakla birlikte havada asılı bulunan taneciklerin solunmasıyla şiddetlenmektedir. Hem silis tozuna maruz kalmak hemde sigara içmek kronik bronşiti tetiklemektedir.</p>
<p>Emphysema: Emphysema hava boşluklarının anormal bir şekilde büyümesiyle ortaya çıkan ve alveoller’de ciddi deformasyonlara yol açabilen bir hastalıktır. Karbonmonoksitin vücuttan atılmasını azaltır ve kilo kaybına sebep olur. Genel olarak kömür tozuna maruz kalanlarda akçiğerlerin alt bölgelerinde, sigara içenlerde ise akçiğerlerin üst bölgelerinde tahribatlar fazlalık gösterir.</p>
<p>Bağışıklık Sistemi ve Kronik Böbrek Hastalıkları:<br />
Silis tozuna maruz kalan işçilerin çoğunda bağışıklık sisteminde problemler, anemik hastalıklar, scleroderma, romatizmal eklem hastalıkları ve kronik böbrek hastalıkları oluştuğu gözlenmiştir. Ancak hücresel olarak silis tozunun bağışıklık sistemine nasıl bir etki yaptığı kesin olarak bilinmemektedir.</p>
<p>Diğer Sağlık Etkileri:<br />
Literatüre göre silis toz taneciklerinin lenf düğümleri yardımıyla akçiğerlerden dalak, karaciğer, böbrek gibi organlarımıza taşındığını saptamıştır. Damar kopmalara ve lenf sisteminin bozulmasına kadar bir çok hastalıkların bu taşınmayla olabileceği belirtilmiştir.<br />
Bazı işçilerde ise hepatit ve buna bağlı kanserojen hastalıklar saptanmıştır ki bu hastalıklarda alkol tüketiminin çok olması önemli bir faktör.<br />
Ayrıca diş ve diş eti sağlığını da olumsuz olarak etkilediği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.</p>
<p>Deneysel Çalışmalar</p>
<p>Biomarker’lar:<br />
Biomarker’lar şuna işaret ederler; (1) Maruziyetin oluşu, (2) Maruziyetin etkileri, (3) Hastalıkların varlığını erken teşhisine veya (4) Maruziyete etkilerin erkenden hassasiyetle tespit edilmesine.<br />
Kullanışlı Biomarker’lar; Hastalığın veya maruziyetin kesin ve onaylanmış bağlantısını ve işaretlerle maruziyeti dozu ile arasında bir kanıta ihtiyaç duyarlar. Buna ilaveten kan, serum, bronşalveol ve gen örnekleri alınarak bunların silis maruziyetleriyle olan bağlantıları ölçülür.</p>
<p>Cyto-toksiklik:<br />
Kristal silisin silikozis’e sebep olduğu bilinse de moleküler mekanizmadaki hücresel bozunmanın nasıl gerçekleştiği kesin olarak bilinmemektedir. Memeli hücrelerde hücre içi ve hücre dışının silis ile bozunduğu saptanmıştır. Bu hücresel bozunma;<br />
- Cyto-toksikliğin kristalize silis üzerine etkisi<br />
- Silisin aleveolleri uyararak Cyto-toksik enzimlerin veya oksidanlarının serbest kalmasına sebep olması<br />
- Kızdırıcı faktörlerin alveollerin uyarımı ile kendini bırakarak yerinin polimorfo-nükleer lökositlerle doldurmasından dolayı gerçekleşmektedir.</p>
<p>Geno-toksiklik ve Etkileri:<br />
Bazı çalışmalar kuvarsın direk olarak memeli hücrelerini uyardığını gösterse de hücre içi çalışmalar da herhangi bir kromozomal sapma, gene mutasyonuna sebep olmadığını göstermiştir.</p>
<p>Kanserojenlik:<br />
Deneysel çalışmalar kuvars parçalarının uzun vadede teneffüs edildiği taktirde kanserojen olabileceğini fareler üzerinde yapılmış deneyler ile kanıtlanmıştır.<br />
Aynı zamanda fareler üzerinde denenen bu çalışmalar, doz aşımı, kuvars toksikliği veya hücre içi tepkileri ile ilgili bilgi verebilmektedir.</p>
<p>Sonuçlar<br />
Sonuç olarak solunabilir silis tozunun maruziyeti ile birlikte sağlık üzerine etkileri, insanlar ve hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarla 1974’den bu yana sürmektedir (NIOSH 1974). Bu çalışmaların tamamı silis tozunun solunmasıyla oluşabilecek akçiğer kanseri ve buna benzer diğer ölümcül hastalıkları desteklemektedir.</p>
<p>Akçiğer Kanseri:<br />
Silis Tozuna maruz kalarak akçiğer kanserine yakalanma riski aşağıdaki maddeler ile desteklenmiştir.<br />
- Özellikle kuvars ve kristobalit gibi minerallerin solunmasında,<br />
- Maruziyet ile ilişkili olarak genellikle madencilerde, granit işlerinde, çanak-çömlek ve refrakter tuğla üretimi yapan işçilerde,<br />
- Epidemiyolojik çalışmalar ve silis tozuna maruziyet akçiğer kanserine sebep olduğunu raporlamıştır; aynı zamanda sigara kullanımı bu oranları ciddi anlamda yükseltmiştir.</p>
<p>Kanserojen olmayan sağlık etkileri:<br />
Bazı epidemiyolojik çalışmalar silis tozuna maruz kalan işçilerin bağışıklık sistemi, scleroderma, romatizmal eklem iltihabı, sistemik kızartılar gibi ölümcül hastalıklara yakalandıklarını ispat etmiştir.<br />
Ayrıca tüm bu hastalıklara ilaveten bakteri enfeksiyonları, mantar enfeksiyonları, bronşit, KOAH gibi hastalıklara da yakalanabildikleri saptanmıştır ve tüm bunların sigara kullanmayan işçilerde daha düşük bir oranda olabileceğini eklemişlerdir.</p>
<p>Maruziyet, Denetleme ve Kontrolü:<br />
Bazı mühendislik kontrolleri ile maruziyetler önlenmeye çalışılsa da birçok endüstride bunu kaynağından çözme gibi bir kontrol yöntemi kullanılmaktadır. Ayrıca solunabilir silis tozu limitlerini dengede tutabilmek için birçok analitik ve örnekleme yöntemleri kullanılmaktadır.<br />
Ancak önemli olan maruziyete en düşük seviyede tutmak veya tüm bu maruziyeti ortadan kaldırabilecek bir yöntem bulmaktır.</p>
<p>Araştırma Sebepleri<br />
Akciğer kanseri, silikozis veya silise bağlı diğer hastalıkların önlenmesinde;<br />
- Metotların geliştirilmesi ve hastalıkların başlamasından önce detaylı araştırmaların yapılmasının,<br />
- Hücre içi ve hücre dışı çalışmaların geliştirilerek silika bazlı yumrular, bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıkların ve silis partiküllerinin DNA bozunmasına sebep olmasının tespitinin,<br />
- Alfa kuvars ve polimorflarının, kristalize silisin kristalize cam ve amorflarının, kristalize silis ve aşındırıcı malzemelerinin, izci elementler üzerindeki toksikliği ve patojenliklerinin hücre içi ve dışı çalışmalarının gelişmesinin vb yardımı olacaktır.</p>
<p>Maruziyet Ölçüm Araştırmalarında aşağıdaki yöntemler geliştirilmelidir.<br />
- Siklon ve buna benzer aletlerin yeniden değerlendirilmesi<br />
- Aerodinamik diametre ile örenkelerin bir önceki örnekler ile karşılaştırılması<br />
- Saha şartlarında yan yana örneklerin yapılması<br />
- Varolan örnekleme sistemlerin geliştirilmesi<br />
- Kalibrasyon Hatalarını önlemek amacıyla değişik tipte filtre kullanılan çalışma şartlarının geliştirilmesi<br />
- Ortak testlerin yapılarak geliştirilen analitik veya örnekleme metotlarının diğerleriyle eşdeğer olmasını sağlamak.<br />
Silis tozuna maruz kalan işçilerin bu etkiden korunması için genel olarak koruyucu donanımlara ihtiyaç vardır ve bunlar kullanılmalıdır. Ancak bunlar maruziyeti kontrol ve önleme metodu olarak bir öncelik teşkil etmemelidir.<br />
Birçok sektörde detaylı araştırmalar kontrol ve önleme adına büyük önem arz etmektedir ki bunlar;<br />
- İnşaat Sektöründe<br />
- Dökümhane Endüstrisinde<br />
- Aşındırıcı Püskürtme Operasyonlarında<br />
- Yerüstü ve Diğer Madencilik İşlemlerinde ve<br />
- Boyama, kaplama, cam, kozmetik, plastik ve temizlik ürünlerinde</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.riskanaliz.net/solunabilir-silis-tozunun-insan-sagligina-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Solunabilir Tozların  Ölçümü ve Analizi Nasıl Yapılır?</title>
		<link>http://www.riskanaliz.net/solunabilir-tozlar-ve-silikoz-silikosis-riski/</link>
		<comments>http://www.riskanaliz.net/solunabilir-tozlar-ve-silikoz-silikosis-riski/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Sep 2007 12:03:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Risk analizi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.riskanaliz.net/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[İş yerlerinde çeşitli işlemler sonucu oluşan ve havada askıya geçen tozları uzun süre soluyan işçilerde çeşitli akciğer hastalıkları görülebilmektedir. Tozların neden olduğu bu tür meslek hastalıklarının tümüne birden “pnömokonyoz” adı verilir. 14. 09. 1990 tarih ve 20635 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maden ve Taşocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Tozla Mücadeleyle İlgili Yönetmelikte ise Pnömokonyoz–Akciğer Toz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İş yerlerinde çeşitli işlemler sonucu oluşan ve havada askıya geçen tozları uzun süre soluyan işçilerde çeşitli akciğer hastalıkları görülebilmektedir. Tozların neden olduğu bu tür meslek hastalıklarının tümüne birden “pnömokonyoz” adı verilir. 14. 09. 1990 tarih ve 20635 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maden ve Taşocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Tozla Mücadeleyle İlgili Yönetmelikte ise Pnömokonyoz–Akciğer Toz Hastalığı, “akciğerde toz birikmesi ve buna karşı dokusal tepkime sonucu oluşan akciğer hastalığı” olarak tanımlanmıştır. Pnömokonyoz, hastalığa neden olan tozun cinsine göre adlandırılmaktadır. Örneğin, kristal yapıda SiO2 içeren alfa kuvars, beta kuvars, tridimit ve kristobalit minerallerinin tozlarına uzun süre maruz kalan işçilerde silikoz (silikosis), kömür tozunun solunması ile antrakoz, demir tozlarının solunmasıyla sideroz ve asbest tozlarının solunmasıyla asbestoz adı verilen rahatsızlıklar oluşabilmektedir.<br />
Günümüzde, pnömokonyozun tedavisi olanaklı değildir. Bu nedenle, hastalıkla mücadele, işyeri çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve pnömokonyoz şüphelilerinin ortamdan uzaklaştırılması ile yapılmaktadır.<br />
<span id="more-23"></span>İşyerlerinde müsaade edilen solunabilir toz sınır değerlerinin aşılmamasına özen gösterilerek hastalığın oluşumuna engel olunabilir. Bunu sağlamak için; solunabilir tozların örneklerinin alınması ve mineralojik özelliklerinin incelenmesi konuları büyük önem kazanmaktadır. Tarım, madencilik ve madencilikle ilgili sektörler, taş ocağı ve kum ocağı işletmeleri, inşaat sektörü, çimento ve cam endüstrisi, demir ve çelik endüstrisi, döküm sanayisi, lastik ve plastik imalathaneleri, kuyumculuk atölyeleri, diş laboratuarları silikoz riski taşıyan sektörlerdir. Amerikan Ulusal İş Güvenliği ve Sağlığı Enstitüsü (National Institute for Occupational Safety and Health-NIOSH) tarafından yürütülen bir araştırmada 1,7 milyon Amerikan işçisinin potansiyel olarak silikoz riski taşıyan iş kollarında çalıştığı belirtilmektedir.<br />
TOZ TÜRLERİ<br />
Tozlar, kimyasal kökenlerine ve biyolojik etkilerine göre sınıflandırılabilir. Mesleki sağlık açısından ise tozlar üç gurupta incelenmektedir:<br />
(i) Solunabilir tozlar: %50’sinin aerodinamik çapı 80 – 100 µm’nin altında kalan, trokal ve alveollere ulaşan tozları da içeren, maruz kalındığında ise tüm solunum sistemini etkileyen tozlardır. Ağız ve burun yoluyla alınan, havada asılı kalan tüm parçacıkların kütlesi şeklinde de tanımlanmaktadır,<br />
(ii) Trokal tozlar: %50’sinin aerodinamik çapı 10 µm’nin altında kalan, alveollere ulaşan tozları da içeren, maruz kalındığında alt solunum yollarını etkileyen ve akciğere kadar ulaşabilen tozlardır,<br />
(iii) Alveollere ulaşan tozlar: %50’sinin aerodinamik çapı 4 µm’nin altında kalan ve maruz kalındığında alveollere kadar ulaşabilen tozlardır.<br />
Pnömokonyoz, 0,2–5 µm boyutlarındaki alveollere ulaşan tozların orada birikmesi sonucu oluşmaktadır. Bu nedenle, akciğer toz yükünün belirlenmesi, aslında, onun mineral içeriğinin belirlenmesi demektir. Akciğerde 10–30 gram toz birikmiş olan bir işçinin hiçbir şikâyeti olmayabileceği gibi, 3 gram kristal yapıda SiO2 tozu birikmesi ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Kural olarak solunabilir tozlar, kristal yapıda SiO2 bakımından ne kadar zengin ise, hastalık yaratma riski de o denli fazla olarak kabul edilmektedir.<br />
TOZ ÖRNEKLEME YÖNTEMLERİ<br />
Çalışanların maruz kaldığı alveollere ulaşan tozların miktarını ölçmek üzere ISO (1991) standardına uygun, gravimetrik temelli, siklonlu kişisel örnekleyiciler kullanılmaktadır. Toz örnekleme işlemi, siklon ve filtre ile ilişkilendirilmiş olan bir hava pompası vasıtasıyla yapılmaktadır. Toz konsantrasyonunun ölçümü (mg/m3), pompanın belirli bir süre içinde çektiği hava miktarı (m3) ile filtre üzerinde tutulan kirleticilerin ağırlığının (mg) belirlenmesi ile hesaplanabilmektedir. Akış debileri 1,7 L/dakika olan Dorr-Oliver ve 2,2 L/dakika debili Higgins-Dewell siklonları en az hata ile örnekleme yapabilen siklon türleridirler. Dorr-Oliver 10–mm siklonu Amerikan Maden Güvenliği ve Sağlığı Kurumu (Mine Safety and Health Administration – MSHA) tarafından yaygın olarak kullanılırken, İngiltere’de Higgins–Dewell siklonu tercih edilmektedir. İş maruziyet sınır değerleri için farklı ifadeler kullanılabilmektedir;<br />
• İş Güvenliği ve Sağlığı İdaresi (Occupational Safety and Health Administration – OSHA) tarafından Permissible Exposure Limit (PEL),<br />
• Amerikan Ulusal İş Güvenliği ve Sağlığı Enstitüsü (National Institute for Occupational Safety and Health &#8211; NIOSH) tarafından Recommended Exposure Limit (REL),<br />
• American Conference of Governmental Industrial Hygienists (ACGIH) tarafından Threshold Limit Value (TLV),<br />
• Fransa’da Valeur Moyenne d’Exposition (VME) ve Valeur Limite d’Exposition (VLE),<br />
• Almanya’da Maximale Arbeitsplatz-Konzentration (MAK),<br />
• Hollanda’da Maximaal Aanvaarde Concentratie,<br />
• İngiltere’de Sağlık ve Güvenlik Komisyonu (Healty and Safety Commission) onaylanan İşyeri Maruziyet Sınır Değerleri (Workplace Exposure Limits – WEL) ve<br />
• Türkiye’de de Eşik Sınır Değer (ESD) ifadeler kullanılmaktadır.</p>
<p>Maruziyet Sınır Değerlerini belirlemek üzere uzun ve kısa vadeli ölçümler yapılmaktadır;<br />
(i) Zaman Ağırlıklı Ortalama (Time Weighted Average–TWA): En az 8 saat ve olağan çalışma koşullarında, işçinin maruz kaldığı toz konsantrasyonunu ifade eder.<br />
(ii) Kısa Dönem Maruziyet Sınır Değeri (Short term exposure limits–STEL): 15 dakika süreyle maruziyet konsantrasyonunu belirlemek üzere yapılan ölçümlerde kullanılır.</p>
<p>İşyeri Maruziyet Sınır Değerleri, en az 8 saat ve olağan çalışma koşullarında, sağlık açısından herhangi bir sorun oluşturmayan günlük aşılmaması gereken değerdir. Her ülke kendi koşullarını dikkate alarak İşyeri Maruziyet Sınır Değerleri geliştirmekte ve bu sınır değerleri uygulamaya koyarken, gerekli yasal düzenlemeleri de yapmaktadır.<br />
Amerika Birleşik Devletleri (OSHA), Belçika, Danimarka, Finlandiya, Norveç, Portekiz, İsveç, Yunanistan, İspanya ve Fransa’da solunabilir tozlardaki kristalin yapıda SiO2 miktarının sınır değeri Kuvars, Tridimit ve Kristobalit için ayrı ayrı belirlenmiştir. Maruziyet sınır değeri Amerika Birleşik Devletleri (OSHA), Yunanistan, Danimarka, Belçika, Norveç, Portekiz, İsveç ve Fransa’da Kuvars için 0,1 mg/cm3, Tridimit ve Kristobalit için 0,05 mg/cm3 olarak belirlenmiştir.<br />
İngiltere, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Avusturya, İsviçre ve Avustralya’da ise kristalin yapıda SiO2 miktarı için Kuvars, Tridimit ve Kristobalit minerallerinin solunabilir tozlardaki toplamı dikkate alınmaktadır. İngiltere’de WEL 0,1 mg/m3, İrlanda ve İtalya’da 0,05 mg/m3, Lüksemburg, Avusturya ve İsviçre’de 0,15 mg/m3, Hollanda’da 0,075 mg/m3 ve Avustralya’da 0,1 mg/m3’dür.<br />
NIOSH ise solunabilir tozlardaki kristalin SiO2 miktarı için REL değerini 0,05 mg/m3 olarak önermektedir. Kuruluş, önerdikleri REL konsantrasyonun pnömokonyoz riskini tam olarak önleyemediğini, ancak, halen toz örnekleme ve kristalin yapıda SiO2 miktarını belirlemek üzere kullanılmakta olan yöntemlerin de, REL’in 0,05 mg/m3 değerinden daha aşağıya çekilmesine olanak vermediğini belirtmektedir.</p>
<p>Ülkemizde, Maden ve Taşocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Tozla Mücadeleyle İlgili Yönetmelik kapsamına giren işyerlerinde, ortam havasında kristal yapıda SiO2 içeriği %5’ten az olduğu takdirde Eşik Sınır Değerleri (ESD; TWA), 5 mg/m3 olarak kabul edilmektedir. Ortam havasında kristal yapıda SiO2 içeriği %5’ten fazla olan işyerlerinde ise Eşik Sınır Değer (ESD = 25 / %SiO2) eşitliği yardımıyla bulunmaktadır. Bu durumda, yönetmelik kapsamındaki işyerlerinde, tamamen kristal yapıda SiO2 içeren solunabilir tozlarda uzun süre ve olağan çalışma koşullarında sağlık açısından herhangi bir sorun oluşturmayacağı öngörülen ESD 0,25 mg/m3 olmaktadır.<br />
SERBEST KUVARS MİKTARININ BELİRLENMESİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER<br />
Toz örneklerinin kristalin yapıda SiO2 miktarının belirlenmesi için üç temel yöntemden yararlanılmaktadır. Bunlar;<br />
(i) Toz numunelerine uygulanan bir dizi çözünürlük işleminin ardından arta kalan serbest silisin belirlenmesini esas alan kimyasal yöntemler,<br />
(ii) Kırılma indisi bilinen silisin immersiyonla renklendirme yöntemiyle tanınmasını esas alan mineralojik yöntemler ve<br />
(iii) Isı farkı analizi, X-ışınları kırınımı (XRD) ve furier dönüşümlü kırmızı ötesi spektroskopisi (FTIR) olmak üzere 3 farklı tekniğin geliştirildiği fiziksel yöntemler olarak sınıflandırılmaktadır.<br />
Bunlardan kırmızı ötesi spektroskopisi ve X-ışınları kırınımı teknikleri yaygın olarak kullanılmaktadır. FTIR tekniği, XRD tekniği kadar kesin sonuçlar vermemesine rağmen, maliyetinin daha düşük olması nedeniyle, özellikle, iyi tanımlanmış örnek matrislerinde kullanılabilmektedir. Ancak, toz numunesinin kaolin benzeri silikatlar ve amorf silika içermesi veya kristal yapıda SiO2 miktarının çok düşük olması durumunda, FTIR tekniğinin hata oranı yükselmektedir.<br />
NIOSH Method 7500, OSHA Method ID–142, MSHA Method P–2 ve HSE Method MDHS 101, solunabilir tozlardaki kristalin yapıda SiO2 miktarını belirlemek üzere kullanılan en yaygın XRD yöntemleridir. XRD, kristal yapıda SiO2 içeren alfa kuvars, beta kuvars, tridimit ve kristobalit minerallerini tanımlayabilmekte ve örnek matrisinde yer alabilecek diğer mineralleri de analiz edebilmektedir. Türkiye’de, ortam havasındaki kristal yapıda SiO2 analizi, TC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezi Müdürlüğünün (İSGÜM) Ankara’daki laboratuarında ve FTIR tekniği ile yapılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.riskanaliz.net/solunabilir-tozlar-ve-silikoz-silikosis-riski/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

