İş Sağlığı ve Güvenliğinin Temel Prensipleri

Main principles of occupational health and safety
Harun ATILGAN
Maden Mühendisi-İş Müfettişi-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-
İş Teftiş Adana Grup Başkanlığı
ÖZET: Bu çalışmada iş kazalarının ortaya çıkış nedenleri, bu konuda alınabilecek önlemler ile iş sağlığı ve güvenliğinin ana prensipleri gibi konular incelenmektedir.
ABSTRACT; In this study the causes of work accidents, precautions that can be taken and labour health [...]

Main principles of occupational health and safety
Harun ATILGAN
Maden Mühendisi-İş Müfettişi-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-
İş Teftiş Adana Grup Başkanlığı

ÖZET: Bu çalışmada iş kazalarının ortaya çıkış nedenleri, bu konuda alınabilecek önlemler ile iş sağlığı ve güvenliğinin ana prensipleri gibi konular incelenmektedir.

ABSTRACT; In this study the causes of work accidents, precautions that can be taken and labour health and security principles will be examined.

1. GİRİŞ
İş kazası hem maddi ve hem de manevi olarak büyük kayıplara yol açan olumsuz bir durumdur. Hem, yetişmiş iş gücünü ve hem de tazminatlar vs nedeniyle ekonomik kaynaklarımızı kaybetmekteyiz. Bir ülkenin en önemli kaynağı insan potansiyelidir ve iyi değerlendirildiği takdirde birçok örnekte görülebileceği üzere birçok yeraltı ve yerüstü kaynaklardan daha fazla üretim ve kazanç sağlar. İşsizlik oranının yüksek olduğu fakat yetişmiş ve kalifiye eleman açığının fazla olduğu göz önüne alındığında kayıpların daha da fazla olduğu ortaya çıkar. Buna karşın iş kazalarının büyük çoğunluğunun önlenebilir türden olduğu göz önüne alındığında ne derece basit nedenlerden dolayı önemli miktarda insan, zaman ve kaynak israf ettiğimizi anlarız.

2. İŞ KAZALARININ NEDENLERİ
Tehlikeli Durum X Tehlikeli Hareket = İş Kazası
Formülü ile ifade edilen iş kazasını oluşturan iki temel eleman mevcuttur. Bunlardan her hangi birinin sıfır olması, sonucun da sıfır olması sonucunu ortaya çıkarır. Bu “Tehlikeli Durum” veya “Tehlikeli Hareket” elemanlarından birinin ortadan kaldırılması ile iş kazası riskinin ortadan kalkacağı anlamına gelir. Yani işyerindeki tehlikeli durumların tamamen ortadan kaldırılması ile tehlikeli hareketler önlenmemiş olsa bile iş kazaları tamamen ortadan kalkar. Aynı şekilde tehlikeli hareketin de tamamen önlenmesi ile tehlikeli durum devam etse bile iş kazası riski bütünüyle ortadan kalkar.


Ancak bu pratikte pek mümkün değildir. Hiçbir zaman tehlikeli durumların yüzde yüz ortadan kaldırılması ve sıfır riskli işyeri ortamı yaratılması imkânsızdır. Son derece basit işlerin yapıldığı ve risksiz gibi görülen büro işlerinde bile az da olsa bir risk söz konusudur. Yine aynı şekilde insan faktörü ve insanın psikolojik, sosyolojik ve kültürel durumu göz önüne alındığında tehlikeli hareketlerin tamamen önlenmesi hemen, hemen imkânsızdır.
İş kazaları ile mücadelede ilk aşama olarak işyeri genelinde kapsamlı ve ayrıntılı bir Risk Analizi yapılması gerekir. İşyeri ortamındaki tüm tehlike ve riskler tespit edilmeli ve buna göre gerekli tedbirlerin nasıl alınacağı araştırılmalıdır. Şimdi iş kazalarını oluşturan iki temel nedeni ayrı, ayrı inceleyelim.
2.1. Tehlikeli Durum:
İşyerlerinde yapılan işin özelliklerinden ve çalışma şartlarından dolayı doğal olarak işyeri ortamında fiziksel veya kimyasal birçok risk ortaya çıkacaktır. Kazı yapılacak, malzeme taşınacak, bir şeyler kesilecek, kaynak yapılacak veya en azından bu işlerin yapılması için enerji kullanılacaktır. Bu ve bunun gibi yüzlerce risk karmaşık bir örgü halinde işyeri ortamını saracaktır. Bütün bu risklerin ortadan kaldırılmaya çalışılması bazen işi durma noktasına kadar götürebilirken ortaya çıkan maliyetler ve zaman kaybı da çalışmanın yapılamaması sonucunu doğurabilir.
İşyerindeki tehlikeli durumlara bir göz atacak olursak kaynağın türüne göre çok değişik faktörler karşımıza çıkar. Bunların her biri ayrı, ayrı özellikte olmakla birlikte alınacak önlemler de farklılıklar gösterir. İşyerinde tehlike kaynaklarını kaynağın türüne göre sınıflandırdığımızda nelerin kontrol edilmesi gerektiği aşağıda görülmektedir.
1. Makine ve Teçhizatın Hareketli Kısımlarını Kontrol Altına Al: Makinaların açıkta dönen tambur, volan, mil, şaft, kayış, kasnak, kablin tüm aksamları ile ezen, delen, öğüten veya kesen operasyon noktaları mümkün olduğu kadar koruyucularla kontrol altına alınmalıdır.
2. Tehlikeli Bölgeleri Kontrol Altına Al: Düşme, malzeme düşmesi veya parça fırlama tehlikesi olan yerler ile içine düşülmesi tehlikesi olan büyük karıştırıcı kazanlar, silolar, çukurlar, geçitler, merdiven ve sahanlıklar mümkün olduğunca ızgara, parmaklık, korkuluk, bariyerle veya koruganlarla korunmalı ve/veya tamamen kapatılmalıdır.
3. Enerjiyi Kontrol Altına Al: İşyerinde kullanılan tüm enerji kaynakları, elektrik, buhar, basınçlı hava veya sıvı vs için tedbir alınmalıdır.
4. İşyerinde Depolanan ve/veya Kullanılan Tehlikeli ve Zararlı Maddeleri Kontrol Altına Al: İşyerinde depolanan ve/veya kullanılan bütün tehlikeli ve zararlı maddeler göz önüne alınarak bunların çevreye veya insanlara karşı etkileri ve çevreden bu maddelere karşı yapılacak zararlı etkiler gözden geçirilmelidir.
5. Nakliyat veya Sevkıyatı Kontrol Altına Al: İşyerindeki tüm malzeme akışı ve taşıma işlerinde büyük tehlikeler ve riskler vardır ve kontrol altına alınmalıdır.
Ayrıca işyerinde ortaya çıkan tehlikeli durumlar ortaya çıkış nedenlerine göre bir sınıflamaya tabi tutulduğunda ise aşağıdaki faktörlere bağlı olduğu ortaya çıkar.
2.1.1. İşyeri Organizasyonu:
İşyerindeki iş organizasyonu da çalışmaları ve kişileri etkileyen bir faktör olarak kışrımıza çıkar. Biri birinden bağımsız birçok ekibin birlikte çalışmak zorunda olduğu büyük çaplı işyerleri ve özellikle inşaat işlerinde bu ekiplerin çalışmalarının bir birini etkilememesi için çok iyi bir organizasyon gereklidir. Her ekip kendi güvenliğini sağlasa bile kullanım alanı kesişen ortak noktaların güvenliği konusunda zaaflar ortaya çıkabilir. Buralarda ya en üst birim tarafından işyeri bir bütün olarak ele alınarak güvenlik önlemleri gözden geçirilmeli ve hangi ekibin hangi noktalardan sorumlu olduğu kesin olarak belirlenmelidir. Ayrıca her ekibin çevreye verebileceği etki hesaba katılarak organizasyon sağlanmalı ve mutlaka bir koordinatör görevlendirilmelidir.

2.1.2. Makine-Ekipman-Teçhizat-Malzeme Seçimi:
Yapılan işin niteliğin göre doğru donanımın, malzemenin ve/veya teçhizatın seçilmiş olması son derece önemlidir. İşe uygun olmayan malzeme, teçhizat ve donanımla yapılan işlerin hem başarı şansı azdır birçok aksaklık ortaya çıkar, hem de ortaya çıkan bir takım zorlamalar sonucunda iş kazası ortaya çıkabilir. Her makine yapabilecekleri sınırlı bir takım işler için tasarlanmıştır. Bir makinayı tasarımı dışında bir işte kullanmak hem verim kaybına yol açar ve hem de makine bu iş için yeterli koruma düzeneğine sahip olmadığı için kazaya karşı korunmasızdır. Örneğin Lastik tekerlekli veya paletli yükleyiciler yığın haldeki malzemenin kamyon veya araçlara yüklenmesi için tasarlanmıştır. Bu yükleyicinin dozer yerine kazı işlerinde kullanılması denge açısından tehlikelidir. Yine aynı şekilde inşaatlarda yük asansörü olmadığı için bütün malzeme gırgır vinç ile katlara taşınmaya çalışılmakta ve bundan dolayı birçok kaza meydana gelmektedir. İşleri kolaylaştıran bir takım küçük araçlar, küçük aletler, takımlar bile en azından zaman kazanmak için son derece yararlıdır. Bu nedenle yapılan işin türüne göre gerekli olan tüm makine, teçhizat, donanım işin başında planlanmalı ve doğru makine-ekipman ve doğru malzeme ve teçhizat seçilmelidir.

2.1.3. Personel ve Ekip Seçimi:
Bir işin nasıl ve ne şekilde yapılacağı planlandıktan sonra sıra bu işi bu şartlarda yapabilecek olan ekiplerin ve personelin seçimine gelmiştir. İşi iyi bilen profesyonel ekiplerle çalışmak birçok avantajı beraberinde getirirken aynı zamanda iş kazaları açısından da olumlu bir durum ortaya çıkarır. Neyi ne zaman ve ne için yapacağını bilen, iş tecrübesi son derece yüksek kişilerin işyerindeki riskleri ve tehlikeleri daha iyi algılayacakları ve iş güvenliği kurallarına daha sadık kalacakları ve koruma düzeneklerini daha iyi muhafaza edecekleri unutulmamalıdır. Yeterli bilgi, tecrübe ve donanımdan yoksun ekiplerin işyerinde birçok tehlikeli durum ve risk ortaya çıkarabilecekleri ortadadır. Örneğin bir açık işletmede delme patlatma işi son derece önemlidir ve çok fazla bilgi, beceri, tecrübe ve yeterli donanım gerektirir. Bunlara sahip bir ekip işyerindeki diğer çalışan ekiplerin güvenliğini tehlikeye düşürmeden çok kısa zamanda, çok az malzemeyle işini yapıp ocağı terk etmelidir. Bu olanaklara sahip olmayan ekipler tecrübesizlik, bilgi, beceri ve donanım eksikliği nedeniyle birçok aksaklık yaşayacak, diğer ekiplerin güvenliğini tehlikeye atacak, kendi çalışmaları aksadığı gibi diğer ekiplerin de çalışmasını aksatacak, gereğinden fazla zaman ve malzeme kullanacaktır.

2.1.4. İşyerinin Psikolojik Durumu:
İşyerinde yapılan işin niteliğinden kaynaklanan bir takım nedenlerden dolayı işyerinde stres, kargaşa ve acelecilik bir takım psikolojik baskılar ortaya çıkabilir. Normal koşullarda her hangi bir tehlike söz konusu olmaz iken, sıkışık bir zamanda ve acil durumlarda birçok tehlike ortaya çıkabilir. Psikolojik faktörler hem tehlikeli ortam ve hem de tehlikeli hareketleri etkileyen önemli bir faktördür ve tedbirler düşünülürken en fazla dikkat edilmesi gereken konuların başında gelir.

“bu kadar aksilik nasıl bir araya geldi?” sorusu yerine “bu kadar aksiliğin bir araya gelmesini önleyecek ne gibi bir önlem aldık?” sorusunu sormamız gerekir.
Zira iş kazaları normal koşularda meydana gelmez, mutlaka bir veya birkaç faktörün bir araya gelmesi ile birlikte olağan dışı durumlarda ortaya çıkar. İşyerinde risk analizi yapılırken normal koşullar değil, olağanüstü durumlar öncelikle dikkate alınmalıdır. Çünkü bu durumlar işyerinde nadiren yapılan işlerdendir ve göz ardı edilmesi muhtemeldir. İşyerinde bazen birden fazla olumsuz durum bir araya gelerek işletmeyi zor durumda bırakır ve bu gibi durumlar iş kazaları açısından en hassas zamanlardır. Bu durumda “bu kadar aksilik nasıl bir araya geldi?” sorusu yerine “bu kadar aksiliğin bir araya gelmesini önleyecek ne gibi bir önlem aldık?” sorusunu sormamız gerekir. Zamanında yetişmesi gereken bir sipariş nedeniyle çalışmalar sırasında birçok güvenlik kuralı göz ardı edilebilir. Aniden ortaya çıkan bir arızanın giderilmesi için yapılan çalışmalarda iş güvenliğinin hiçe sayıldığı durumlar oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Örneğin yüksek gerilim hattında yapılacak bir çalışma sırasında gerilim kontrolü ve hat topraklaması yapılmadan hattın enerjisinin kesildiği düşünülerek direğe çıkılmış ve ters besleme nedeniyle hat tamamen enerjisiz hale getirilmediğinden kaza meydana gelmesi gibi olaylar çok sık karşılaşılan bir durumdur.

2.1.5. Çevresel Faktörler:
Ayrıca çevresel faktörler de tehlikeli durum içinde mütalaa edilebilir. İşyeri ortamının atmosferik yapısı, aydınlatma durumu, çalışma sırasında ortaya çıkan tehlikeli ve zararlı atıklar, gürültü, titreşim gibi faktörler çalışan kişileri etkiledikleri gibi iş kazalarına veya meslek hastalıklarına yol açma tehlikeleri vardır.

2.2. Tehlikeli Hareket:
İnsan yaradılış itibariyle son derece güçlü ve şartlara kolay uyum sağlayan mükemmel yapısına rağmen, unutkanlık, dalgınlık veya algılama yetersizliği gibi bir takım olumsuz zaafları da vardır. İnsanın bu zaafından dolayı işyeri ortamında çalışacak kişiler ne kadar eğitim görürlerse görsünler, ne kadar ikaz edilirlerse edilsinler tehlikeli hareketlerin önüne geçilemez.
İşyerindeki çalışmalar sadece ve sadece insanın dikkatine ve becerisine terk edilemez.
Bu nedenle işyerindeki çalışmalar sadece ve sadece insanın dikkatine ve becerisine terk edilemez. İşyerindeki güvenlik önlemlerinin en zayıf halkası ve en az güvenilir olanı insan faktörüdür.
İşyerindeki güvenlik önlemlerinin en zayıf halkası ve en az güvenilir olanı insan faktörüdür.
Tehlikeli hareketlerin ortaya çıkış nedenlerine gelince yine karmaşık bir yapı kışrımıza çıkar. Bu faktörleri aşağıdaki gibi gruplandırabiliriz.

2.2.1. Tehlikenin Algılanması:
Tehlikenin algılanması kişinin sosyolojik ve psikolojik yapısı ile birlikte eğitim durumu, bilgi ve tecrübe seviyesine göre değişiklik gösterir. İşyerine henüz yeni girmiş ve işyerindeki tehlikelerden habersiz olan tecrübesiz bir işçi kazaya en açık kişi olurken, tecrübesi ve eğitim düzeyi yüksek bir işçinin tehlikeli durum karşısında aşırı güven nedeniyle aymaz bir tutum içine girmesi ve iş güvenliği tedbirlerini savsaması sonucu kazaya maruz kalması sık karşılaşılan bir durumdur. Burada en önemli nokta tehlikenin algılanıp algılanmadığından ziyade tehlike karşısında sergilenen tutum ve davranışların daha önemli olmasıdır.

2.2.2. Sağlık Durumu ve Fiziksel Yapı:
İşçinin fiziki yapısının ve sağlık durunun yapacağı işe uygun olması yasa gereğidir. Bünye olarak zayıf bir kişiye ağır bir işi yaptırılmaya çalışılması elbette kaza riskini artırır. Yine sağlık durumu yaptığı işe uygun olmayan bir işçinin yapmakta olduğu işin sonucu olarak ortaya çıkan bir takım olumsuzlukları sindirmede zorluklarla karşılaşabilir. Örneğin sara hastalığı olan bir kişinin her hangi bir makinada operatörlük yapması, yüksekte çalışması her an kaza riski ile karşı karşıya gelmesi demektir. Yine aynı şekilde tansiyon veya kalp rahatsızlığı olan kişilerin bu durumları hesaba katılarak bünyelerine uygun işlerde çalıştırılması gerekir.

2.2.3. Eğitim Durumu ve Kültür Düzeyi:
Kişinin eğitim ve kültürel düzeyi yaptığı işteki tutum ve davranışlarla bire bir ilişkilidir. Eğitim ve kültür düzeyinin en az olduğu inşaat sektöründe emniyet kemeri ve baret gibi iş güvenliği malzemelerinin kullanımında çok büyük güçlükler yaşanmaktadır. Emniyet kemeri ile hayvan yuları arasında benzerlik kuranlar bile görülmüştür. Eğitim ve kültür düzeyi tehlikenin algılanmasından, emir ve talimatlara uyma gibi birçok faktöre etki eder. Çalışma ve iş disiplini tamamen eğitimle ilgilidir. Çocukluk ve gençlik yıllarında iyi bir çalışma ve iş disiplini kazanmamış kişiler ileriki yaşlarda iş hayatında sıkıntılarla karşılaşacaklardır. Eğitim ve kültürden kasıt okul bitirmek veya bilgili olmak değil, şartlara uyum sağlamaya çalışmak, disiplinli olmak ve bilgi ve becerisini işine yansıtmaktır. Ailesinde veya yaşam tarzında düzensizlikler olan kişilerin de iş kazalarına daha yatkın oldukları bir gerçektir. Aile içi geçimsizlikler sonucu ortaya çıkan moral durum iş kazasını tetikleyebilir. Örneğin gece vardiyasında çalışan bir işçinin yeterince dinlenmeden vaktinin çoğunu kahvehanede geçirmesi sonucu uykusuzluk nedeniyle kazaya maruz kaldığı görülmüştür. Bu nedenlerle işçilerin işe alınırken ailevi durumları, yaşam tarzları, zararı alışkanlıklarının olup olmadığı soruşturulmalı, hatta izlenmelidir. Şantiyelerde işçiler arasında kumar nedeniyle bir takım olayların olması, hatta kasten kaza süsü verilen olaylar meydana gelmesi bile muhtemeldir.

2.2.4. Psikoloji
Her alanda karşımıza çıkan psikoloji davranışlarımıza müspet veya menfi etkisi nedeniyle iş hayatında önemli bir yere sahiptir. Bir işçinin stres altında nasıl tepki vereceği bilinmelidir. Panikleme, korkarak kaçma veya tehlikenin üzerine gitmesi kişinin psikolojik yapısına bağlıdır. Yapılan işin özellikleri dikkate alınarak işçi seçilmelidir. Bazı kişiler işin fiziki zorluklarına karşı direnç gösterebilirken en küçük bir stresi kaldıramayabilirler. Yükseklik korkusu, kapalı mekânlarda korkuya kapılma toplumda sık karşılaşılan durumlardandır. Bu tür kişiler işsizlik veya zorunluluk nedeniyle bu türden işlerde çalışmak isteyebilirler.

2.2.5. Uyum Sağlama ve Alışkanlıklar:
İşçilerin çalışma ortamı, araç-gereçlerle ve koruyucu donanımlara uyum sağlaması son derece önemlidir. Bu biraz ergonomi ile ilişkili bir konu olmakla birlikte aslen insan doğduğu günden itibaren bir takım araç ve donanımlara uyum sağlama çabasına girer. Hiçbir araç ve donanım insan doğasına tam olarak uygun değildir. Ancak insan zamanla bu donanımlara uyum sağlar ve bunlar insan uzuvlarının bir parçası olur. Örneğin yeni gözlük takmaya başlayan veya yeni takma diş yaptıran bir kişi mutlaka bir-iki hafta kadar sıkıntı çeker. Ancak alıştıktan sonra bunlar olmadan çalışma yapamayacak veya yemek yiyemeyecek kadar benimser ve adeta vazgeçilmez bir ihtiyaç haline gelir. Bunun gibi işyerinde kullanılan araç-gereç, alet-takım ve koruyucu donanımın ilk günlerde sıkıntı ve rahatsızlık vermesi normaldir. Bu alışma devresinde çeşitli teknikler kullanılarak bu uyum devresi sonunda tam benimseme ve uyum sağlanabilir. Örneğin bir kulak tıkacı ilk takıl-dığında insanın kulaklarında bir basınç hissi uyandırır. İlk zamanlarda kısa sürelerle alışmaya çalışılmalıdır, daha sonra bu süre artırılarak işçilere tam çalışma süresinde kulak tıkacı kullanma alışkanlığı kazandırılabilir.
Kişisel koruyucu donanımların yapılan işe uygun olması ve işçinin yaptığı işe engel ve zorluk teşkil etmemesi için doğru bir seçim yapılması kaliteli ve etkili malzemelerin kullanılması gerekir. Örneğin baretin başa iyi oturması, sıcak ortamlarda iyi havalandırma sağlaması bunun kullanılabilirliğini arttırır. Aksi halde kalitesiz ve özensiz yapılmış ve bu nedenle işçiyi rahatsız eden bir koruyucunun kullanılmasını beklemek fazla iyimserlik olur.
Her hangi bir makinada operatör olarak çalışan kişi bu makinayı kendi uzuvları gibi hissetmedikçe ona hâkim olması mümkün değildir. Bu ise belirli bir süre alışma devresinden sonra meydana gelir. Yine aynı şekilde bir tezgâhta çalışmakta olan bir işçinin işini doğru bir teknikle öğrenmesi çok önemlidir. İşe yeni başladığında edindiği bir takım yanlış teknikler ileriki aşamalarda değiştirilmesi çok zor bir hal alır ve işçinin iş yaşamı boyunca onu her an bir iş kazası ile tehdit eder. Bu nedenle işçilere doğru hareketlerin ve doğru tekniklerin daha ilk aşamada verilmesi hedeflenmelidir. Bunun içinde ilk aşamada çok sıkı bir kontrol ve izleme mekanizması kurulmalıdır. Aslında bu konular meslek liselerinde veya çıraklık okullarında kazandırılmalı ve işçi iş yaşamına daha hazır ve işe yatkın olarak gelmelidir.

3. İŞ KAZALARININ ÖNLENMESİ
İş kazalarının önlenmesinde izlenecek yol yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü daha istikrarlı ve güvenilir olan tehlikeli durumların önlenmesi temel alınarak oluşturulur ve bu çatının oluşturul-masındaki en önemli ve güvenilebilir elemandır. Çünkü insan davranışlarına güvenilemez, çünkü insan davranışları standart veya durağan değildir. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliğinin temel kuralı öncelikle tedbir almaktır. Tedbir alınmayan bir işte iş güvenliğinden söz edilemez. İş kazalarının % 70’i yüksekten düşme ve makine ve teçhizattan kaynaklanan kazalardır. Bu da göstermektedir ki, iş kazalarının çoğunluğu tehlikeli durumlardan kaynaklanmakta ve aslen önlenebilir kazalar olduğu görülmektedir. İş güvenliği tedbirleri ve güvenlik önlemleri ise sadece tek aşamadan ibaret olmamalıdır. Bunun ikinci ve hatta üçüncü derece güvenlik tedbirleri ile desteklenmesi gerekir. Bu sağlandıktan sonra artık iş sağlığı ve güvenliği için sağlam bir zemin ve temel elde edilmiş olur. Ancak bu da yeterli değildir. Bu güvenlik tedbirlerinin mutlaka belirli sürelerde kontrol ve/veya test edilmesi yerinde ve sağlam olup olmadığı ve koruma düzeneklerinin yeterli seviyede koruma sağlayıp sağlamadığının test ve kontrol edilmesi gereklidir. Kontrol edilmeyen güvenlik önlemlerinin zaman içinde erozyona uğrayabileceği, güvenlik zafiyetlerinin ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Bunlar da sağlandıktan sonra artık insan faktörüne ve dolayısıyla tehlikeli hareketlerin önlenmesi çalışmalarına geçilebilir.
İşyeri ortamında ne tür risklerin bulunduğu ve ne tür tehlikeli durumlara maruz kalınabileceği gibi çeşitli senaryolar üretip bunlara karşı ne tür tedbirler ve çalışma şekillerinin oluşturulacağını inceleyen ve değerlendiren Risk Analizi yöntemi artık belirli büyüklükteki işyerlerinden risk durumuna göre zorunlu olarak istenmektedir. Plan ve Proje aşamasında dahi başlayabilecek olan bu çalışma sonucu bir takım riskler ve tehlikeli durumlar önceden öngörülüp daha plan ve proje safhasında ortadan kaldırılabilir. Örneğin bir akaryakıt tankının işyeri ortamında nereye konulacağı, hangi kritik veya tehlikeli bölgelerden ne kadar uzaklıkta olacağı, tankın çevreye etkisi, çevrenin tanka etkisi gibi birçok sorunun cevaplanması gerekmektedir.
Yine bir kalite standardı olarak karşımıza çıkan ISO–9000 ve işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği standardı olarak düzenlenen ISO–18001 ve diğer sürümlerinin de işyeri organizasyonu ve verimliliğine olumlu etkisi ve dolayısıyla iş sağlığını ve güvenliğini olumlu yönde etkilediği görülmektedir. Zira kalite çalışmaları çerçevesinde bir işin en ekonomik, en az maliyetle ve en az riskle nasıl yapılacağı detaylı bir şekilde araştırılmakta ve buna göre bir sistem kurulmaktadır. Bu şekilde yapılacak işin niteliği kesin olarak ortaya çıktıktan sonra işe uygun eleman seçimi veya bu aşamaları sağlayacak eğitim programları düzenlemek daha verimli olmaktadır.
Şekil-1’deki şemada iş sağlığı ve güvenliğinin aşamaları şematik olarak gösterilmiştir.

Şekil-1: İş sağlığı ve güvenliğinin aşamaları

Şekil-1: İş sağlığı ve güvenliğinin aşamaları 

Bu sıralama iş güvenliğini sağlama ve iş kazalarını önlemede temel kılavuzdur.Bu sıralama iş güvenliğini sağlama ve iş kazalarını önlemede temel kılavuzdur. Bu sıralamanın bozulması iş güvenliğini zafiyete uğratır. Örneğin birçok işyerinde yeterli tedbir alınmadan uyarı ve ikazlarla iş güvenliği sağlanmaya çalışılmakta ancak iş kazalarını önlemede etkisiz olduğu görülmektedir. Yeterli güvelik önlemi almadan uyarı ve ikazın hiçbir etkisi yoktur. İşyerinde yeterli bir güvenlik ve kontrol ağı kurmadan işçilere eğitim verilemez. İş kazalarını incelemede de bu sıralama dikkate alınarak inceleme yapılmalıdır. Alınmayan bir tedbirin kontrolünden de söz edilemez.
İş kazaların önlenmesi için ilk olarak yapılması gereken ne kadar zor, pahalı veya zaman alıcı olsa da tehlikeli durumların ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesidir.
Özetleyecek olursak iş kazaların önlenmesi için ilk olarak yapılması gereken şey ne kadar zor, pahalı veya zaman alıcı olsa da tehlikeli durumların ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesidir. Daha sonra ise bu güvenlik önlemlerinin yerinde ve yeterli koruma sağlayıp sağlamadığı test edilmesi ve belirli sürelerle kontrol edilmelidir. Daha sonra ise eğitim, uyarı ve ikazlar gelir.
Son yıllarda etkin bir şekilde iş kazalarının önlenmesinde uygulanan Risk Analizi ve kalite standartları ile ilgili ISO 9000, ayrıca iş sağlığı ve güvenliği standardı olan ISO 18001 gibi kalite standardize çalışmalar iş kazalarının önlenmesi açısında çok iyi bir alt yapı oluştururlar.

3.1. Tehlikeli Durumların Önlenmesi:
3.1.1. Güvenlik Önlemleri:
Tehlikeli bölümlerin girişlerinin kapatılması veya kilitlenmesi, düşme tehlikesi olan platform boşluklarında korkuluk yapılması, makinaların hareketli kısımlarının koruyucu içine alınması, elektrikle çalışan makinaların topraklanması gibi tedbirler birinci derece güvenlik önlemleridir. Birinci derece güvenlik önlemi kazanın ve dolayısıyla tehlikeli hareketin sıfıra yakın bir seviyeye indirilmesi için en önemli ve etkili yoldur. Yukarıda da belirtildiği gibi işyerinde öncelikle iyi bir Risk Analizi yapılması ve buna göre tehlikeli durumların neler olduğunun tespit edilmesi ve bu doğrultuda gerekli tedbirlerin alınması son derece faydalıdır. İyi bir Risk Analizi ile işyeri ortamında ilk bakışta görülemeyen birçok tehlikeli durum ve risk önceden tespit edilebilir. Risk Analizi yapılırken en kötü senaryoya göre düzenleme yapılması ve hatta sondan başa doğru düşünülerek bu işyerinde örneğin “bu bölümde yangın tehlikesi nasıl ortaya çıkabilir” şeklinde düşünülmelidir. Görüldüğü gibi hem risk analizi ve hem de kalite standartları çalışmaları iş sağlığı ve güvenliği için son derece faydalıdır.
Ancak birinci derece güvenlik önlemleri iş kazalarını önlemede tek başına yeterli ve etkili bir çözüm yolu değildir. Bu birinci derece önlemler, ikinci, hatta üçüncü derece önlemlerle desteklenmelidir. Koruyucu içine alınan bir makinanın tehlikeli kısmına sadece kapak yapılması yeterli olmaz. Eğer makine çalışır vaziyette kapağın açılması ve kontrol yapılması gerekiyorsa kapağın altına ızgara konmalı veya kapak açıldığında makinanın çalışmasını durduran siviç tertibatı yapılması ikinci derece güvenlik önlemi olarak mutlaka gereklidir. Çünkü her ne kadar makinanın tehlikeli bölümleri kapakla koruyucu içine alınmış olsa da işçinin talimatlara aykırı olarak kapağı açarak kontrol yapma veya makinaya müdahale etme tehlikesi her zaman vardır. Izgara konulması veya kapağa siviç takılması ile makine daha güvenli bir hale gelir ve işçinin tehlikeli hareketi büyük oranda önlenmiş olur.
İkinci derece güvenlik önlemlerinin ön önemli özelliği istisnalar dışında birinci derece güvenlik önlemlerine bağlı olarak görev yapmalarıdır. Daha açık bir ifadeyle tek başlarına güvenli ve etkili bir koruma sağlayamazlar. Örneğin kişisel koruyucu malzemeler güvenlik önlemlerinin en son halkasını teşkil eder. Yukarıdan malzeme düşme tehlikesi bulunan bir işyerinde işçilere sadece baret verilmesi tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Öncelikle malzeme düşme tehlikesine karşı önlem alınmalı, buna rağmen malzeme düşme tehlikesine karşı koruganlar veya bariyerler yapılmalı ve ayrıca da her ihtimale karşı diğer önlemlerin sekteye uğrayabileceği hesap edilerek işçilere baret verilmeli ve işçilerin de bunu kullanmaları sağlanmalıdır. Görüldüğü üzere tehlikeli durumların önlenmesi açısından yapılacak en önemli iş mümkün olduğu kadar güvenlik önlemlerini arttırmaktır. Güvenlik önlemleri ne kadar çok arttırılırsa ileride görüleceği üzere işçilerin tehlikeli hareket kabiliyetlerini önemli ölçüde azaltır. Tehlikeli durumların ortadan kaldırılması aşağıdaki etkenlere bağlıdır.

Makine-Ekipman-Malzeme Seçimi
Birinci, ikinci ve üçüncü derece güvenlik önlemleri bir noktada seçilmiş olan makine donanım modeline veya tipine bağlı olabilir. İyi yapılmış bir seçim işleri son derece kolaylaştırırken kötü seçimler güvenlik önlemlerinin alınmasını imkânsız hale getirebilir. Örneğin iyi tasarlanmış ve koruyucuları mükemmel durumda olan bir makine elbette ki pahalıdır ve maliyeti arttırır, ancak iş kazalarından doğacak maliyetleri de hesaba katmak gerekir. Koruyucusuz bir makine ile koruyucusu bulunan güvenli bir makine arasındaki maliyet farkının kat, kat üzerinde tazminatlara maruz kalınabilir.
İşyeri Organizasyonu
İşyeri organizasyonu da önemlidir. Hangi ekibin ne şekilde çalışacağı ve bu ekiplerin bir birlerine etkileri iyi hesap edilerek iyi bir şekilde planlandığı bir işyeri organizasyonu büyük faydalar ve kontrol kolaylığı sağlar. Ekipler arasında mutlaka koordinasyon sağlayacak sistemler kurulmalıdır. İletişim kopukluğu nedeniyle meydana gelmiş birçok kaza bulunmaktadır. Örneğin bir açık iletmelerde veya taş ocaklarında lağım delen ekipler, hafriyat yapan iş makineleri ve kamyonlar, patlatma ekipleri ile iyi bir iletişim sağlamalıdır. Bunun için iyi bir işyeri organizasyonu gereklidir. Hangi ekibin nerede ve ne zaman çalışma yapacağı, çalışma sırasında alacağı emniyet tedbirleri ve uyarı araçları işe başlarken tüm ekiplere açık bir şekilde anlatılmalı ve uygulanması mutlaka takip edilmelidir.
İşyeri Çalışma Şartları
İşyerinin termal konfor, havalandırma, aydınlatma durumu, tehlikeli ve zararlı gaz ve toz durumu iş kazalarını önleme açısından önemle dikkate alınmalıdır. İşyeri ısısının aşırı düşük veya aşırı yüksek olduğu ortamlarda çalışan işçilerin rahat bir çalışma yapmaları imkânsızdır. Yeterince aydınlatılmamış bir ortamda çalışan kişiler de göremedikleri tehlikeli durumlara karşı savunmasızdırlar. İşyeri ortamındaki tehlikeli ve zararlı gaz ve tozlar da işçinin fonksiyonlarını tam olarak kullanmasını engeller ve uzun vadede işçinin sağlık durumunu bozarak kazaya neden olabilir. Her ne kadar bunlara karşı tedbir alınmaya çalışılsa da etkilerini sıfıra indirmek mümkün değildir. Örneğin soğuk bir ortamda çalışan bir işçiye kalın giysiler ve başlık giydirilmesi hareket kabiliyetini ve görüşünü sınırlar. Yine aynı şekilde tozlu veya zararlı gaz tehlikesi olan bir ortamda çalışan işçiyle gaz veya toz maskesi işçinin rahat nefes almasını ve görüşünü engeller. Koruyucu malzeme verilmesi çözümü yerine öncelikle bu etkilerin azaltılması yoluna gidilmeli ve mümkün olduğu kadar işçilerin bedensel fonksiyonlarını tam olarak kullanmaları sağlanmalıdır.
3.1.2. Periyodik Kontroller:
Bu temeller sağlandıktan sonra ise sıra bu önlemlerin güvenilirliğinin devam edip etmediğinin test edilmesi ve belirli aralıklarla kontrollerin yapılması gerekir. Kontrol listeleri veya kontrol formları kullanılarak önlemlerin yerinde ve güvenilir olup olmadığı sürekli olarak izlenmelidir. Kontrol listeleri ve kontrol formları kontrollerin ve denetimlerin sağlıklı ve herhangi bir atlama veya unutma gibi durumların önlenmesi açısından önemlidir.
Örneğin kaldırma araçları belirli aralıklarla (halat, kanca fren vb.) bütünüyle test edilir, hatalı veya arızalı olan kısım değiştirilir veya tamir edilerek yeniden teste tabi tutulur. Yine aynı şekilde basınçlı kaplar belirli aralıklarla basınç ve emniyet cihazları yönünden teste tabi tutularak güvenli olup olmadığı kontrol edilir. Elektrik tesisatında da koruma düzeneklerinin ve topraklamaların düzenli olarak test edilmelidir.
Bütün bunlara karşın güvenlik önlemlerinin en önemli dezavantajı maliyeti artırması, zaman ve üretim kaybına yol açması hatta aşırı güvenlik tedbirleri nedeniyle çalışmanın durmasına yol açabilmesidir. Bu olumsuzluklar nedeniyle güvenlik önlemlerinin pratikte uygulanabilirliği azalır. Bu nedenle işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasında tehlikeli hareketlerin önlenmesi yolundan başka bir seçenek kalmaz.
3.2. Tehlikeli Hareketlerin Önlenmesi:
Tehlikeli hareketlerin önlenmesinde hedef kitle tabi ki görevli ve çalışan kişilerdir. Tehlikeli hareketi yapacak olan onlar olduğuna göre bunların özelliklerini iyi bilmemiz gerekir. Burada hedef kitle insan olduğuna göre insanın bazı özellikleri, güçlü ve zayıf yanlarını iyi bilmemiz gerekir. Toplumsal ve kültürel yapı, psikolojik ve sosyolojik durum, ergonomi gibi unsurların çok iyi etüt edilmesi gerekmektedir. Çünkü tehlikeli hareketin önlenmesi birçok etkenin bir arada bulunduğu girift ve çok bilinmeyenli bir denklemdir ve bu nedenle çözümü de kolay değildir. Burada dikkat edilecek en önemli husus en zayıf halkanın tespit edilmesi ve eylem planının ve güvenlik önlemlerinin buna göre düzenlenmesidir. İş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasındaki üçüncü adım eğitim ve bilgilendirmedir.

3.2.1. İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi:
Tehlikeli hareketlerin önlenmesinde en kestirme yol tehlikeli hareketi yapacak olan kişileri seçmemektir. Bu da daha planlama aşamasında veya iş başında işe uygun kişilerin seçilmesi anlamına gelir. İşi bilen tecrübeli kalifiye elemanların seçilmesi ile birçok zahmetli eğitim süreci en aza indirilebilir. Eleman alınması sırasında aşağıdaki sorgulamaların yapılması faydalı olacaktır.
1. Eğitim Durumu: İlkokul, ortaokul, lise, meslek lisesi, Çıraklık Ok, Mes.Yük.Ok, Ön Lisans, Lisans veya Yüksek Lisans vs. işçinin bilinç ve algılama düzeyi ile ilgili fikir vermesi bakımından önemlidir.
2. Mesleki Eğitim Durumu: İşçinin yaptığı işi nerede ve nasıl öğrendiği sorgulanmalıdır. Çıraklıktan yetişme, Çıraklık Okulu, Teknik-Meslek Lisesi, Meslek Yüksek Okulu, Üniversite veya Özel Kurs, Öz.Öğr.Kur.’da kurs ile vs kazalının yapmakta olduğu işi iyi öğrenip öğrenmediğini, işyerinde işe başladığında iş konusundaki bilgi seviyesi bilinmelidir.
3. Aynı ve/veya Farklı Türden İşlerde Hangi Konumda Ne Kadar Çalıştığı: İşçinin iş tecrübesinin ortaya konulması açısından mutlaka öğrenilmelidir.
4. Çalıştığı Diğer İş Kolları ve Yaptığı İşler ve Çalışma Süreleri: İşçinin iş yaşamında çeşitli işlerde çalışmış olması bilgi ve görgüsünün artması ve değişik işlere adaptasyon sağlayabilirlik ölçüsü hakkında bilgi verir. Ayrıca işçinin hangi işlerde ne adar süre çalıştığı çalışma hayatındaki istikrarlı bir işçi olup olmadığını ortaya koyar. Zira sık, sık ve kısa sürelerle iş ve/veya işyeri değiştiren işçilerin iş kazasına daha yatkın olabilecekleri unutulmamalıdır.
5. İşçinin Fiziki ve Sağlık Durumu: İşçilerin bu türden işlerde çalışabileceklerini belgeleyen “Ağır ve Tehlikeli İşlerde Çalışacaklara Ait Sağlık Raporu” işyerindeki özellikler dikkate alınarak ve hatta çalışabileceği iş kolu ve işlerin belirtilip belirtilmediği araştırılmalıdır. Kazalının kazadan önceki dönemlerde her hangi bir rahatsızlığı bulunup bulunmadığı, daha önce her hangi bir kaza ve/veya önemli bir ameliyat geçirip geçirmediği de incelenmelidir. Özellikle tehlikeli işlerde çalıştırılacak işçilerin kalp, tansiyon ve hatta sara hastası olup olmadığı sorgulanmalı ve işçinin yazılı beyanı alınmalıdır
6. Yaşam Tarzı: İşçinin yaşam tarzı işe olan bağımlılığı ve sadakati ve iş disiplini açısından önemlidir. Zira özel yaşamına dikkat etmeyen, yeterince dinlenmeden ve hatta yeterli şekilde beslenmeden işe giden kişilerin iş kazasına daha meyilli olduğu görülmüştür. Hatta ailevi durumu dahi önemli olabilir.
7. İşçinin Kişiliği ve Özellikleri: İşçinin işyerinde diğer çalışanlara uyum sağlayıp sağlayamayacağı, talimat ve emirlere uyup uyamayacağı, iş disiplini, amirlerine ve iş arkadaşlarına karşı tutumu önemlidir.
Buna karşın her zaman istenilen özelliklerde işçi bulunması hele, hele işsizlik oranının çok olduğu ancak yetişmiş kalifiye elemanın az olduğu ülkemizde bu son derece zordur. Bu nedenle geriye kendi elemanını yetiştirmekten başka çare kalmamaktadır ve birçok işletme de birçok zorluklarına rağmen bu yolu seçmektedir. En önemli sorun yetiştirilen elemanın verim alınacağı seviyeye geldiğinde işyerinden ayrılmasıdır. Yine de bu yolu denemekten başka çare yoktur.
İş eğitimi ve iş sağlığı ve güvenliği eğitimi bir arada verilmelidir. Bu eğitim sırasında da aşağıdaki konuların seçilmesinde fayda vardır.
1. İşyerini Tanıtma
2. İşyerindeki Tehlike ve Riskleri Tanıtma
3. İşyerindeki Genel Güvenlik Kuralları
4. Yapılan iş sırasında Alınması Gerekli Tedbirler
5. Acil Durumlarda Hareket Tarzı
Bu eğitimlerin verilmesi işçinin bunları hemen uygulayacağı veya uyacağı anlamına gelmez. Mutlaka belirli bir süre hareket tarzı izlenmeli, gerekirse ikaz edilmeli, gerekirse yeniden eğitime tabi tutulmalıdır.
İşçiler, her söyleneni anlayan, her talimatı uygulayan kişiler olarak kabul edilemez.
İşçileri her söyleneni anlayan, her talimatı uygulayan kişiler olarak görmemeliyiz. Anlamamış olabileceğini, anladığı halde uygulamayabileceğini bilmemiz gerekir. İşçilerin bu konuda hareket tarzları birçok faktöre bağlıdır.
Tehlikenin Algılanması:
Tehlikenin algılanması kişiden kişi değişen bir özelliktir. Bazı kişiler tehlikeler karşısında cesaretli bir duruş sergilerken bir diğeri tehlikeli durumda sinebilir veya kaçınabilir. Burada hedef kitle tehlikeli durum karşısında cesaret sergilemekten kaçınmayan gruptur, çünkü tehlikeye maruz kalacak kişiler bunlardır. İşçinin işyerinde sahip olduğu tecrübe ve bilgi birikimi bazen aşırı güven ve cesaret göstermesine neden olabilir veya işçi bu nedenle tehlike karşısında aymazlık içinde bulunabilir. Çok tecrübeli ve usta işçilerin çok basit kural ihlali sonucu kazaya maruz kaldıkları birçok kaza meydana gelmiştir. İşte bunun nedeni işçinin tehlikeyi bildiği ve gördüğü halde, aşırı güven duygusu, sahip olduğu bilgi ve tecrübe nedeniyle algılama düzeyinin değişmiş olmasıdır. Burada cesaret veya korkudan başka bir de tehlikeli durumun algılanamaması da söz konusu olabilir. İşyerine yeni girmiş ve henüz işyerini yeterince tanıyamamış olan bir işçi tehlikeli durumları ve zararlı şeyleri algılayamaz.

İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili düzenleme yapılırken algı düzeyi en az olan kişilere göre düzenleme yapılmalıdır.
İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili düzenleme yapılırken algı düzeyi en az olan kişilere göre düzenleme yapılmalıdır.

Uyum:
Emir ve talimatlar işyerindeki en alt düzeydeki kişinin anlayabileceği düzeyde olmalıdır.
Çalışanlar amirleri ve üstleri tarafından verilen talimatlara uyma ve uymama kişiden kişiye değişen bir özellik olup, kişinin psikolojik kültürel ve sosyolojik yapısıyla sıkı sıkıya bağlantılıdır. Buna karşın verilecek eğitimlerle olumsuz durumlar değiştirilebilir ancak, bunun zor olduğunu da peşinen kabul etmemiz gerekir. İşyerindeki disiplin, üst yönetimin kararlılığı, işyerindeki kontrol mekanizması buna etki eden en önemli unsurlardır. Eğitimle ilgili çalışmaların da en önemli hedeflerinden biri bu olmalıdır. Emir ve talimatlara uyulmaması veya aykırı hareket edilmesi iyi etüt edilmesi gereken bir konudur. Verilen talimatlara uyulup uyulmaması bunun iyi algılanıp algılanmadığı ile ilgili olabilir. Bu nedenle emir ve talimatların çok açık ve basit şekilde ifade edilmesi ve işçinin algılayabileceği şekilde olması gerekir. Hatta emir ve talimatlar işyerindeki en alt düzeydeki kişinin anlayabileceği düzeyde olmalıdır.
Uyarı ve ikazlar yaptığı görev bakımından önemsenmeli ancak asla tam olarak güvenilmemelidir.
Talimatlara ve emirlere uyulmaması ergonomi ile ilgili olabilir. Ergonomik olmaya ve işçiyi rahatsız eden kalitesiz koruyucu malzemeler işçiler tarafından kullanılmak istenmeyebilir. Koruyucu malzeme seçiminde bu hususlara dikkat etmek, işçinin çalışmasını aksatıp aksatmadığını, görüşünü engelleyip engellemediği veya yeteneğini kullanmasını önleyip önlemediği iyice araştırılmalı ve test edilmelidir.
Alışkanlık ve Refleks
İş kazalarının önlenmesindeki en önemli unsurlardan birisi de doğru çalışma biçimlerinin alışkanlık ve hatta refleks hale getirilmesidir. Bir işin nasıl ve ne şekilde yapılacağı hangi araçların ve aletlerin hangi sırayla kullanılacağı planlanmalı ve buna göre en güvenli ve mantıklı iş organizasyonu düşünülmelidir. Daha sonra bu eylem planı uygulamaya konularak aksayan yanları tespit edilmeli ve gerekli düzeltmelerden sonra bu işin nasıl yapılacağı işçiye öğretilmeli ve belirli bir süre işçi bunu alışkanlık hatta refleks haline getirinceye kadar izlenmeli ve kontrol edilmelidir. Örneğin preste çalışacak bir işçi iş parçasını hangi taraftan alacağı, hangi eliyle kalıba koyacağı pedala veya kumanda koluna nasıl basacağı ve parça çıktıktan sonra nasıl alınacağı, parça alınırken pedala basan ayağının konumunun ne olacağı gibi birçok hareket önceden düşünülmeli ve işçinin bunları doğru yapıp yapmadığı takip edilmeli, alışkanlık hatta refleks haline getirinceye kadar izlenmeli ve kontrol edilmelidir. Doğru refleks insan için kazaların önlenmesindeki en etkili yoldur. Özellikle koruyucu önlemlerin alınamadığı veya koruyucu yapılamayan makinalarla yapılan çalışmalarda doğru çalışma tekniğinin öğretilmesi ve çalışma şeklinin alışkanlık haline getirilmesi önemlidir. Örneğin bir marangoz planya tezgâhında yapılan çalışmada işçinin işlem yapmakta olduğu parçayı iterken elini bıçakların üzerinden geçirmesi büyük bir tehlikedir. Parçanın kayması durumunda işçinin eli bıçakların üzerine düşerek kazaya neden olabilir. Bu nedenle işçiye parçayı nasıl tutacağı, elini bıçakların üzerinden geçirmeden diğer taraftan çekme tekniği iyi bir şekilde öğretilmeli ve bu teknik refleks hale getirilinceye kadar işçi kontrol altında tutulmalıdır.
3.2.2. Uyarı-İkaz:
İş sağlığı ve güvenliğinin son halkasını teşkil eden uyarı ve ikazlar aslında çok önemli bir role sahip olabilir. Her şeyin bittiği anda tutunacak tek dal olarak karşımıza çıkabilir. Bu nedenle uyarı ve ikazlara gerekin önemin verilmesi ve göz ardı edilmemesi gerekir. Ancak uygulamalarda görüldüğü üzere bütün iş sağlığının uyarı ve ikazlar üzerine kurulması gibi bir durum da kabul edilemez. Yaptığı görev bakımından önemsenmeli ancak asla tam olarak güvenilmemelidir.
Uyarı ve ikazlar sadece uyarı levhası olarak düşünülmemelidir. Örneğin bir gezer vincin hareketi sırasında veya bir iş makinasının geri manevra yaptığı sırada sesli olarak ikaz veremsi önemli bir husustur ve iş makinasının kontrolsüz ve görüş alanı kısıtlı bir şekilde hareket ettiğini ikaz etmektedir. Ancak uygulamalarda uyarı ve ikaz sistemlerinin belirli bir süreden sonra etkisi azalmakta ve işler tarafından algılanamaya-bilmektedirler. İşte ikaz ve uyarıların güvenilmez olmasının nedenlerinden biri budur. Yine aynı şekilde başka bir örnek olarak stok tanklarının üzerinde veya kimyasal maddelerin ambalajlarının dışında bu maddenin adının ve tehlike sınıfının yazılması son derece önemlidir.
İşyerinde çalışanlar ve yöneticiler işyerinin tüm kontrolünün kendilerinde olduğunu, riskleri bildiklerini ve kontrol ettiklerini zannederler. Oysa kendileri bilmiş olsalar da, bilmeyen birileri olabilir ve hiçbir zaman işyerinde yüzde yüz kontrol sağlayamazlar. Örneğin işyeri dışındaki işler için veya kişisel nedenlerle ayrılmak zorunda kalabilirler ve böyle durumlarda olumsuz bir durum ortaya çıktığından kontrol kaybolmuştur. Oysa işyerindeki iş ve çalışma düzeninin kişilere bağımlı olması yerine sistematik işyeri organizasyonuna bağımlı olması gerekir. Daha açık bir ifadeyle kişiler yerinde olmasa bile güvenlik zafiyeti ortaya çıkmamalıdır.

Bu noktadan hareketle işyerindeki bütün tehlikeler ve riskler açık bir şekilde işaretlenmeli ve uyarıcı levhalarla çalışanların hatta dışarıdan gelen misafirlerin dikkati çekilmelidir. Örneğin acil çıkış kapıları mutlaka işaretlenmeli hatta karanlık ortamlar için ışıklı ve kendinden yedek enerji ile çalışan ışıklı levhalar kullanılmalıdır. İşçilerin büyük çoğunluğu çıkış yerini elbette biliyorlardır. Ancak işe yeni girmiş bir işçi, yangın nedeniyle elektriği kesilmiş olan işyerinde karanlıkta ve duman altında çıkışı nasıl bulabilir? İşyerinde çalışanların hangi tankta ne bulunduğunu bilmeleri normaldir. Ancak, işyeri yetkililerinden bir kaçının birden her hangi bir nedenle işyeri dışında bulunduğu bir sırada işyerinde ortaya çıkan yangın durumunda, işyerine gelen itfaiye ekipleri hangi tankta ne bulunduğunu nasıl bilebilir?
İşte uyarı ve ikaz levhaları işyerinde bizim bildiğimiz ancak başkalarının da bilmesi gereken tehlikeleri ve riskleri haber vermesi açısından son derece yararlıdır.
İkaz levhalarının en olumsuz yanı ise belirli bir süreden sonra çalışanlar tarafından normal bir durum gibi algılanmaya başlamasıdır. Buna karşı levhaların yerleri, modelleri veya cinsleri değiştirilebilir.
İkaz levhalarının aşırı ölçüde fazla olması da etkisini azaltır. Zira birçok levhanın hepsini birden algılamak zordur. Önemli hususlar arada kaynayabilir. Bu nedenle ikaz levhalarının yeterli sayıda ve sadece gerekli yerlere konulması ile yetinilmeli asla gereğinden fazla konulmamalıdır.

4. DEĞERLENDİRME
Çalışanlar yaptıkları işten zevk almalı ve gurur duymalı ve hatta yaptıkları işin tehlikesini ve riskini bir miktar hissetmelidirler.
İş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasında kullandığımız bu teorik bilgilerin pratik olarak işyerinde uygulanması zor olabilir. Birçok işyerinde bu temeli sağlamak oldukça güçtür ve mutlaka çalışmaları etkiler. Yine birçok iş sırasında güvenlik önlemi almak çok zor ve hatta imkânsızdır. Diğer yandan işyerinde son derece güvenli ve risksiz bir ortam yaratmaya çalışmak hem pahalı ve zor ve hem de böyle bir durum işyerinde çalışanların motivasyonu ve kişisel tatmini açısından olumsuz etki yapabilir. Çünkü çalışanlar yaptıkları işten zevk almalı ve gurur duymalı ve hatta yaptıkları işin tehlikesini ve riskini bir miktar hissetmelidirler. Çalışanlara yaptıkları işin tehlikesinin ve riskinin bir kısmını yansıtmak onları daha dikkatli olmaya itebilir. Çok güvenli işyerinde çalışan işçilerin zamanla dikkatlerinin azalması söz konusu olabilir. Bunları göz önüne alarak işyerinde bir denge oluşturmamız gerekir. Tehlikeli hareketler ve Tehlikeli durumlar açısından mantıklı ve uygulanabilir bir oran belirlemek zorunludur. Zaten hiçbir önlem % 100 koruma sağlayamaz, mutlaka hata payı vardır. Bu nedenle işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili düzenleme yapılırken daha planlama ve proje safhasında ne gibi bir durumla karşı karşıya kalınacağı hesaplanmalı ve ona göre eylem planı oluşturulmalıdır.
Özet olarak iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasındaki uygulanabilir en uygun çözüm;
• Güvenlik Önlemleri en az % 40,
• Kontroller en az % 30,
• Eğitim en az % 20
• Uyarı-İkaz en az %10
koruma sağlamalıdır.
Hatta işyerindeki eğitim, uyarı ve ikazların % 30’dan aşağıya düşmemesi hedeflenmelidir. Daha yüksek olması ise işyerinde güvenliği attırmamıza yardımcı olur.
Bir önlemin etkinliğinin azalması bir sonrakinin etkinliğinin arttırılmasını gerekli kılar. Zira, güvenlik önlemi alınamayan veya alınası çok zor olan durumlarda açığı kapatmak için kontrollere ve işçilerin eğitimine ağırlık verilmesi gerekir.

5. SONUÇ
Sonuç olarak iş kazalarını önlemek için iş sağlığı ve güvenliğinin en önemli adımı güvenlik önlemleridir. Daha sonra güvenlik önlemlerinin kontrol ve test edilmesi gelir. Çünkü insan davranışlarına güvenilemez. Son aşama ise eğitim, uyarı ve ikazlardır. İş kazalarını önlemenin ve işyerinde güvenli bir çalışma ortamı sağlamanın en güvenli ve insancıl yolu budur.

Related Posts


Fatal error: Call to undefined function yarpp_sql() in /home/onuralpn/riskanaliz.net/wp-content/themes/convergence/single.php on line 58